Bölüm 4
Toplumumuz kural odaklı değil, duygu odaklı bir toplumdur. Sözgelimi bir eş, iş eve geldiğinde o an içinden gelirse canımdır, içinden gelmezse Ahmet der. Duygu odaklılık sürekli duyguları besler. Zira her duygu sebep olduğu sonuçtan beslenir. İstek duygusu bir sonuç yaratırsa yarattığı sonuç aynı zamanda bu duyguyu besler. Böylece duyguları çok güçlü, sürekli duygu baskısı ve basıncı altında iş yapıp eylem üretmek zorunda kalan insanlar meydana gelir. Bu ise duygularla daha fazla boğuş Mak zorunda kalmak demektir. Ünlü bir psikolog, kanalında konuşuyor ve gençleri önerilerde bulunuyor. Arkadaşım, ders çalışırken sıkıldın mı, hemen ara ver diyor. Böylece duygu odaklı olmayı öğretiyor. Ve duygulara karşı iradeleri kırılgan hale getiriyor. Bir çocuk Sıkıldım dedi ve bıraktı, istemiyorum dedi ve bıraktı diyelim. Böyle yapa yapa duygular ve zorlanmalar karşısında pes etmeyi Öğrenir, bir süre sonra ruhsal açıdan kırılgan hale gelir. Duygu odaklı değil, kural odaklı bir toplum olmak zorundayız. En azından ben olmalıyım.
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Prof Nemur amaliyyat işe yararsa ve kalıcı olursa ozaman benim gibi başka insanlarıda akıllı yapacaklarını söyledi. Belkide bütün dünyadaki insanları. Ve bu benim bilim için büyük bi katkı yaptığım anlamına geliyomuş meşşur olucakmışım ve adım kitablara geçicekmiş. Benim meşşur olmak gibi bir derdim yok. Ben sadece diyer insanlar gibi akıllı olmak ve beni seven bisürü arkadaşım olsun istiyorum.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Benim meşhur olmak gibi bir derdim yok. Ben sadece diğer insanlar gibi olmak ve beni seven bir sürü arkadaşım olsun istiyorum.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Alıntı
Ey saf, hayalperest arkadaşım, bütün hayat koca bir panayır tiyatrosudur. Burada her şey sahtedir.
Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
"Demek ki nefret elle tutulur, gözle görülürdü, ben bunu fark ediyordum."
1000Kitap
"İnsan bu dünyada henüz yeni olduğunda, felaket duygusunun kaynağında hangi felaketlerin var olduğunu anlaması zor oluyor; belki bunu anlama gerekliliği bile duymuyor. Yarın beklentisi içinde olan yetişkinler arkasında dün, bir önceki gün, en fazla bir önceki hafta olan bir şimdi içinde hareket ediyorlar: gerisini düşünmek istemiyorlar. Küçükler ise dünün, önceki günün, hatta yarının anlamını bilemiyorlar; onlar için her şey bu, şimdi oluyor; sokak bu, kapı bu, merdivenler bunlar, bu anne, bu baba, bu gün, bu gece."
1000Kitap