5/10
·632 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:26
Merhabalar bu kitabı arkadaşım sayesinde okudum beğendiğim bir kitap oldu aşk ve gurur kitabını okuduysanız birazcık ona benzer lakin betimlemeleri daha fazla karakterin iç konuşmaları ve düşünceleri kesin bir dille anlatılmış ve anlaşılması kolay bir şekilde yazılmış. Şimdiden iyi okumalar dilerim :)
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202142,3bin okunma
5/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:54
Sarah ve Şemsi, arkadaşımın beğendiği için ödünç verdiği bir kitaptı. Fakat ben arkadaşım kadar zevk alarak ya da beğenerek okumadım. Kitapta 1800’lü yıllarda yaşamış olan ve ilk uluslararası tiyatro yıldızı sayılan Sarah Bernhardt’ın İstanbul turnesine geldiği bir hafta anlatılıyor. Yazar, büyük büyükbabası Molla Şemsi’nin Sarah Bernhardt ile geçmişte bir ilişki yaşadığını hayal etmiş ve bunu roman şeklinde kaleme almış. Fakat kitapta ne bir olay var ne de gerçekten hissedebileceğim bir aşk hikayesi mevcut. Karakterlerin ağzından sürekli olarak seviyorum, aşığım tarzında konuşmalar duysak da ben o hissiyatı alamadım.  Aslında konu güzel işlenebilse ilgi çekici bir kitap ortaya çıkabilirmiş. Fakat her şey çok yüzeysel; sürekli olarak bir kırılma noktası bekledim, ama yoktu. Her şey oldukça durağandı ve kitap neredeyse elle tutulur bir mevzu olmadan bitti. Sanki yazar Sarah Bernhardt için bir biyografi yazmak istemiş ama çok da derine inmek istemediği için bir roman olarak kurgulamış. Zaten kitabın sonundaki yazıda da araştırmalarını çok derin tutmadığından ve ne kadar yararlanabileceği biyografik kaynak olsa da iki üç tanesini referans aldığından, neredeyse tamamen kurmaca bir metin yazdığından bahsetmiş. Sürekli olarak sanki bir biyografi kitabıymış gibi Sarah Bernhardt ile ilgili bilgiler okuyoruz.  Molla Şemsi aslında ilgi çekici bir karakter olabilirmiş; ama kitap boyunca o kadar tuhaf yansıtılıyor ki kendimi karakteri hiç sevmemiş bir vaziyette buldum. Kitap üzerinden konuşursak Sarah Bernhardt’ı sahiden seven bir karakter mi derseniz bence hayır, saplantı olduğunu düşünüyorum. Bir hafta boyunca gizli aşıklar gibi Sarah ile buluşup gezen Şemsi, karımı da seviyorum diyip akşamları eşi Saide’nin yanında ona sarılarak uyuyor. Sarah’ın kendisini öpmesine izin
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024527 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yanlış Zamanda Kaleme Alınmış Öykülerden Oluşan Bir Kitap: Kağnı
5/10
·132 syf.··
2026 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:41
Sabahattin Ali'den okuduğum ikinci kitap bu oldu. Kürk Mantolu Madonna beni çok etkileyince ve çok sevdiğim bir arkadaşım da kitabı öve öve bitiremeyince kitabı kalitesinden hiç şüphe etmeyerek okumaya koyuldum. Fakat kitabın kapağını kapattığımda içerisindeki neredeyse hiçbir öyküyü beğenmemiştim. Bunun sebebini beklentimin yüksek olmasına, 1930-1940'lar Türkiye'sinde geçen öykülere karşı olan genel beğenmeyişime ve öykülerin hapishanede yazılmasına bağlıyorum. Öykülerin hepsinde ya bir ölüm, ayrılık, ağır bir ceza gibi şeyler var. Ama kısa öyküleri böyle bitirmeyi doğru bulamadım; bence okur henüz birkaç sayfa tanıdığı bir karakterin başına gelen en acayip hadiselere karşı bile çok tepki gösteremez. Ama sizlere benim olumsuz tonda seyreden eleştirilerimden etkilenmeden kitabı okumanızı öneririm. Çünkü eseri beğenmememin ardında daha çok kişisel sebepler yatıyor. Sonuç olarak, başlıkta da belirttiğim üzere bu öyküler başka bir zaman yazılsaydı çok daha iyi olurdu görüşündeyim. Bu görüşte olduğum için de Sabahattin Ali'ye olan sevgim ve eserlerine karşı olan okuma isteğim hiç zedelenmedi. Kendisiyle olan yolculuğumu İçimizdeki Şeytan kitabı ile sürdürmeyi planlıyorum.
KağnıSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,6bin okunma
1/10
Herkese merhabalar, Bu kitap hakkında bazı yorumlarım olacak ya da yazarı hakkında mi desem bilemedim. Çok kıymet verdiğim bir arkadaşım bu kitaba bir inceleme yazısı yazmış. Kendisinin bilgisine güvenirim. Begenmediyse orada bir şeyler sıkıntılı demektir. Fakat yazarından aldığımız geri dönüş epey kaba ve bir ogretmene yakışmayacak tarzda. Kendisine öncelikle eleştiriye açık bir insan olmasını tavsiye edeceğim zira her olumsuz eleştiri “saldırıya” geçmeyi gerektirecek durumda degildir. Bir şeylere halka mal edeceksek, halka bir ürün sunacaksak buna pek ala olumlu veya olumsuz eleştiriler geleceğini önceden tahmin etmek pek de zor olmasa gerek. Taze mezun bir öğretmen ve hali hazırda bir psikoloji öğrencisi olarak herkese kalbi kadar güzel bir hayat diliyorum. İyi günler.
Çocuklardan Büyüklere MektuplarMuhammed Dönmez · Yargı Yayınevi · 20263 okunma
Kuzu Postuna Bürünmüş Kurt?...
10/10
·456 syf.·
2026 48. kitabı
Kitabın kim tarafından yazıldığını bilmesem, görmesem, bir Agatha Christie veya Stephen King karışığı klasik bir dedektif- polisiye romanı okuduğumu zannederdim. Öncelikle mükemmel ötesi bir beyin egzersizi yaşadığımı belirtmem gerekir. Sanki Labirent: Ölümcül Kaçış'dan bir türlü çıkamıyordum, insanı içine çeken bir konusu var çünkü ve inanın hiç çıkmak istemiyorsunuz. Roman şu şekilde başlıyor; Hafıza kaybı yaşayan bir adam ormanda uyanır ve Anna adında birini çağırır. Kendi adını dahi hatırlamayan kahramanımız önceki hiçbir şeyi hatırlamaz haldedir. Bir malikaneye ulaşır ve oradaki tanıdıkları ona Blackheath Malikanesi'nin sahibi Hardcastle ailesinin verdiği bir partiye katılan Sebastian Bell adında bir doktor olduğunu söylerler. Uyuduktan sonranın sabahı kendini bir uşağın bedeninde bulan ana karakter, artık önceki günün sabahında kendini bulur. Kendisinin gerçek adının Aiden Bishop olduğunu ve Evelyn Hardcastle cinayetini çözmek için sekiz gün boyunca sekiz farklı parti konuğunun, yani "ev sahibinin" bedenine girmesi gerektiğini öğrenir. Eğer sekiz gün içinde bu gizemi çözemezse, süreç yeniden başlayacak ve hafızası silinmiş olarak Sebastian Bell'in bedeninde tekrar uyanacaktır. İşin ilginç yanı, katilin kimliğini ortaya çıkarmak için yarışan iki kişi daha olduğunu ve sadece bir kişinin Blackheath'ten ayrılmasına izin verileceğini de hesaba katmıştır artık. Katilin kim olduğunu son âna kadar karakterle birlikte bulmaya çalıştım ve ne yalan söyleyeyim hiç beklemediğim sonuçla karşılaştım diyebilirim. Hani derler; "Kuzu postuna yatan kurd" misali tamda o katil için söylenebilirdi. Bu sürükleyici ve eğlenceli bir deneyimi bana yaşattığı için öncelikle canım arkadaşım Demet'e çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir deneyimdi benim için. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız
Düşünce
Evelyn Hardcastle’ın Yedi ÖlümüStuart Turton · İthaki Yayınları · 20201,493 okunma
Puan vermedi·%53 (95/176 syf.)··
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:17
Faydalı ama fazla iddialı bir söylem. Bir arkadaşım bana dedi ki, hocam tam sana göre bir çalışma var, ben faydalanamadım ama senin faydalanacağını biliyorum. Önce anlam veremedim ama okudukça ne demek istediğini anladım. Ben tefsir ya daha hadis çalışırken de bir kere kelimenin kökünü bulmadan ve eğer o kelime Türkçede kullanılıyorsa onu da söylemeden geçmiyordum ders çalışırken. Çoğu zaman arkadaşlara bu kelimeyi biliyoruz dediğim zaman şaşırıyorlardı, tabi ki şudur diyene kadar. Hoş çoğu uzun zaman yok duymadık demeleri çoğunluktaydı çünkü yine Allah razı olsun diyeceğim benim Risale i nur gibi bir gerçeğim var. Bu çalışma işte o minvalde bir şey. Türkçe dediği eski Türkçede kullanılan zaten Arapça köklü kelimeler ya da çok kişinin günlük hayatta kullanmadığı kelimeler. Bu bir eksiklik ya da değil. Fazla iddialı ama yanlış değil. Şu kadarını söyleyim ki ben örnekleri çok yavan buldum. Aklıma bu köklerle ilgili tonla Türkçe kelime geldi. Bazı yerleri fazla zorlama buldum, çok daha kolay kelimeler var günlük hayatta, ama olabilir, Arapçaya hakim olsa insan Türkçeye hakim olmayabilir. Türkçe'ye hakimdir, Arapçaya hakim olmayabilir, dil böyle bir şey. O yüzden yorumum bu oldu. Doğru ama iddialı. Benim için hiç katma değeri olmadı demeyeceğim ama bu benim zaten normal tarzımdı. Bu kadarını kitaptan alırsın gerisini tamamlarsın. İyidir. Daha fazla yazabilirim ama yazmak istemiyorum çok sıkılıyorum. İçimde bir his; bir yerlerde duymak istemediğin bir şeyler yaşanıyor. Böyle bir sıkıntı. Hayrolsun.
Edebiyat
Kur’an’ın Merkezindeki Türkçe KelimelerFatma Serap Karamollaoğlu · Albaraka Yayınları · 20243 okunma