Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...
Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda-gene hoş şeydir.
Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.
Bunu söylemeye cesaretiniz var mı ?.
En azından kendi kendinizi
Kandırmaktan vazgeçin, evin
Reisinden korktuğunuzu açıkça
Söyleyin, bunu
Anlayışla karşılarım ....
Arşivlerle aran nasıldır, arşivin var mı?
Arşivci bir ruha sahip olanlara hayranlık duyarım ama bende o ruh yok, eksik gedik bir arşivim var. Çok istisnai şeyler dışında, bana gelen metinleri, mektupları saklamam. Hikayeler, romanlar için notlar aldığım pek çok defterim var, bir tek onları saklıyorum. Saklamak da değil,atmıyorum diyelim, bir kenarda duruyorlar, arada bir bakıyorum. Benim için değer nesnede değil kafada olan bir şey. Nesnelere anı değeri vermek için de kendimi zorlarım. Yazarken kendi hayatımızla da bir anlamda hesaplaşma yaşıyoruz. Hele acı çektiysek onun belgelerini saklamak istemeyebiliriz. Öte yandan çok mektup yazan bir insan olmadım. Öyle kutular dolusu mektubum yok. Zamanında mektup yazarken de kendimi rahat hissetmezdim, ilkgençlik yıllarında arkadaşlarla mektuplaşmak dışında, severek yazdığım bir mektup hatırlamıyorum. Belirli bir kişiye yazmak zor. O mektubu yazmaya neden olan duyguları, düşünceleri hepsini çok ince tartmak, karşı tarafın anlayışını zorlamayacak şeyler yazmak gerek. Yazı, niyetini aşan bir şey olma tehlikesini her zaman taşır çünkü. Ama anonim okura sayısız mektup yazabilirim.
Hayır, hayır, senin aradığın şey kitaplar değil kesinlikle! Eski gramofon plaklarında, eski filmlerde ve eski arkadaşlarda bulabildiğin kadarını al; onu doğada ara ve kendi içinde ara. Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca.