Puan vermedi·99 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:56
Musa Anter, Hatıralarında Birîna Reş(Kara Yara) piyesinden aşağıdaki gibi bahseder. Benim yapacağım bir incelemeden çok dahasını içerdiğinden tüm pasajı alıyorum: "Birîna Reş’, 1950’lerde DP’nin sahte partizanlığını simgeleyen ve Kürtlere o ana kadar empoze edilen, ‘Kürt adam olmaz, aydın olmaz!’ düşman sloganlarına karşı yazılmıştı. Piyes, tüm sefalet, horlama ve Kürt düşmanlığına karşı bir reaksiyondu. Bu düşün­cemi anlamak için, piyesi okumak ve anlamak lazımdır. Oyu­numda, bir de o dönemin “DP’nin Kürtleri” imajı vardı. Tüm Güneydoğu’da buğday Ekim ayında ekilir. Ama Nisan ayında, en şiddetli zehirlere bulanmış yüzbinlerce ton buğday, DP’li yöre ağa ve şeyhlerine tohumluk diye dağıtılıyordu. Tabii dağıtılan bu yüzbinlerce ton buğday, toprak ağaları tarafından fakir fukara Kürt halkına arpadan ucuz bir fiyatla satılıyordu. Bu buğdaylar, bilinçsiz Kürt halkı tarafından öğütülerek un yapılıyor ve daha sonra da bu undan ekmek pişiriliyordu. Ama gel gör ki, bu güya haşere için kullanılması gereken buğday, bilinçli bir şekilde Kürt halkını mahvetmeye yönelik olarak kullanılıyordu. Kısa bir za­manda bu, en çok da çocuklar üzerinde tesirini gösterdi. Bu zehirin çocukların vücutlarında açtığı yaraya, halk arasında ‘birîna reş’, yani kara yara dendi. Ben o vakit Diyarbekir’de İleri Yurd ga­zetesinde çalışıyordum. Bu realiteyi çokça dile getirdim. Ama ca­navarlar Kürdistan suyunu kurutmak için planlarını uygulamak­tan vazgeçmediler. Bu ara Diyarbekir havalisinde bir gezinti yap­mış; Çüngüş, Dicle, Hazro, Lice, Hilvan, Çınar ve Bismil’i gez­miştim. Bu ilçelerde çoğu doktorsuz olan sağlık ocaklarına uğra­dım. Buralarda maymun yavrularına dönüşmüş yüzlerce yara be­re içinde çocuk gördüm. Çocukların tüm yüzleri kara kara ve bir karış boyunda kıllarla kaplıydı. Yüzleri ve
Tarih
Birîna ReşMusa Anter · Avesta Basın Yayın · 1995267 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 11:30
Aşaği yukarı Türkler de Anadolu coğrafyasında 1000 küsür yıl yaşamıştır Hititler de Millattan önce 1000 yıl kadar Anadolu da yaşamış köklü,merak uyandıran bir toplumdur. Hititlerin siyasi tarihi hakkında tam bilgi edinemesem de yaşayış biçimleri , ekonomileri ve dini inançları hakkında kapsamlı bilgiler edindim diyebilirim. Hititler kadim bir halktır , dini hoşgörüye sahip olmaları ile ünlüdürler . Etkileşim içinde oldukları dönemin devletlerinin de Tanrılarını kendi panteonlarına dahil ederek din bakımından ne kadar hoşgörülü olduklarını öğrenmiş oldum. Tanrıları için bayramlar yapan ve dualar eden bir halk. Yılın nerdeyse yarısı halkın bayram kutlamalarıyla geçmiştir. İhtiyarlar Bayramı ve Yatağa dönüş bayramı, bağbozumu bayramı ve niceleri... İhtiyarlar bayramı özellikle ilgimi çekti çünkü bu bayram ile Hititler ihtiyarlığın insan hayatında bilgelikle eşdeğer olduğu için hakkının teslim ve takdir edilmesini ifade eder. Büyücülük ve fal aynı zamanda kahinlik yaygındır ve hayatlarında geleceği tahmin etmeye yönelik kullandıları araçlardır. Tarihte ilk kez bugünkü anlamda uluslar arası hukukun ilk temsili sayılabilecek yazılı anlaşmayı Suriye için edilen mücadele neticesinde Mısırlılar ile imzalayan Hititler -Kadeş anlaşması ile tarihe damgalarını vurmuşlardır.Hitit kraliçelerine ‘tavananna ‘ denirdi ve Kadeş anlaşmasında Kralın yanısıra Kraliçe-Tavananna nın da imzasının bulunması dikkat çekicidir. Fırtına Tanrıları meşhurdur ve mitolojileri oldukça karışık geldi bana. Dini bakımdan Tanrılara hesap vermeleri yaşamın şeffaf ve dürüst yaşanmasına neden olmuştur. Öte dünyaya inandıklarını söyleyebiliriz ,ölü gömme merasimleri ve ölü yakma merasimleri olduğunu öğrendim. Kral önemli konumdadır çünkü Tanrı tarafından görevlendirildiğine inanılır ve tanrılara hesap verme
HititlerTuran Tektaş · Parola Yayınları · 202011 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
Robinson crusie; orta halli bir ailenin çocuğu olarak ingilitere de dünyaya gelir. Genç yaşta denize açılmak ister. Babası orta standarta bir yasam sunabileceglnl fakat denize açılmasına karşı çıkar .Babasıni dinlemez .ilk gemi yolculuğunda türk korsanlar tarafından esir alinir. Brezilyalı kaptan kurtarır.onla ortak gemi şirketi kurarlar. Ilk iş olrak köle ticeretl yapmak isterken gemi batar. Bir adaya sürüklenir. Tek kendi kurtulmustur. Önce ölmek ister başaramaz. Sonra tanrının isareti olarak yorumlar. Keci ve kaplumbağa ile baslayan yemek arpa bugday ekimi ile tarıma gecer. Bir papağanı yakalayıp fil öğretir. Enbyakin arkadaşı papağan olur. 28 yıl adada yaşar .Bu sürede insan yiyen kabileler dâhil çok olaya tanıklık eder. Adaya gelen ingiliz gemisi ile kurtulurl ingiltereye gider. Lakin 2 kiz kardesi dışında herkes ölmüş başka bir dünyaya gelmiştir .evlenir 3 çocuğu olur. Yıllar sonra adayi tekrar ziyaret eder.
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Bilim ve Teknik - Eylül 2025
Puan vermedi·96 syf.·
2025 70. kitabı
694. Sayının kapağı Glüten proteinin hamurun kabarmasının ardındaki moleküler hikâyesine ayrılmış. Dergide yeralan diğer konular; ● Bir Proteinden Fazlası: Glüten Glüten; buğday, arpa ve çavdarda bulunan, hamura esneklik ve kabarma gücü kazandıran bir protein. Ancak bazı insanlar için sağlık sorunlarının da tetikleyicisi... ● Teknofest 2025 Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, sekizinci yılında... ● AlphaGenome DeepMind'dan genomun "karanlık maddesi"ni aydınlatmayı amaçlayan yapay zekâ.. ● Çip Tasarımı Teknolojik cihazların çalışmasını mümkün kılan çiplerin ne işe yaradığı ve teknolojiyi nasıl şekillendirdiği inceleniyor. ● Biyokütle Uydusundan İlk Görüntüler Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilen Biyokütle uydusundan elde edilen ilk görüntüler yayınlandı. ● Formula 1'in Pilotları ve Pistleri Formula 1 araçlarının ruhu ● En büyük Kütleli Kara Delik Birleşmesi Astrofizikçiler kütle çekim dalgalarını gözlemleyerek şimdiye kadarki en büyük kütleli kara delik birleşmesini tespit etti. Keyifli okumalar.
Bilim
Bilim ve Teknik - Sayı 694 (Eylül 2025)Bilim ve Teknik Dergisi · Tübitak Yayınları · 202545 okunma
Coğrafya kaderdir
10/10
·664 syf.··
2025 82. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 22:51
ilk yayın tarihi 1997 olan bu kitapta jared diamond'ın coğrafya, tarih, biyoloji, antropoloji ve birçok disiplini birleştirerek insanlık tarihinin ve insanlar arası farkların biyolojik farklardan değil, çevresel şartlardan dolayı oluştuğunu ve bu farkların günümüze kadar nasıl ulaştığını açıkladığı, bilimsel verilere ve akıl yürütmelere dayanarak oluşturduğu düşüncelerinin kapsamlı bir analizini okuyoruz. kitap toplamda 20 bölüme ayrılmış ve bu bölümler de 4 kısımda incelenmiş. bölümlere başlamadan önce "dünya'nın türkiye'ye borcu" ve "yali'nin sorusu" başlıklı iki giriş metnini görüyoruz. farklı ülkeler için özel olarak oluşturulan ve bizim ülkemiz için de kısa bir tarihsel değerlendirme niteliğinde olan bu giriş metninde türkiye’nin coğrafi konumunun insanlık tarihindeki tarımsal devrimin beşiği olarak öne çıktığını; yani bugünkü uygarlıkların temelinde anadolu’nun sunduğu çevresel avantajların payı olduğunu görüyoruz. sonraki "yali'nin sorusu" adlı giriş metninde ise yeni gine'li yerli siyasetçi yali'nin "neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var, bunları yeni gine'ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?" (sf.3) sorusuna kapsamlı bir yanıt verebilmek için bu kitabı yazdığını söyler. bu sorunun cevabının temelinde yatan nedenlerin ırksal ya da zeka farklılıklarından değil, coğrafi ve çevresel koşullardan kaynakladığını ilerleyen bölümlerde detaylıca anlatır. birinci kısmın "başlangıç çizgisine kadar" adlı ilk bölümünde homo sapiens'in australopithecus'tan evrimleşip bilinç kazanmaya başladığı dönemle başlayıp afrika'dan çıkıp tüm kıtalara yayılarak gittiği her kıtada büyük çevresel değişiklikler yapmasıyla (örneğin avustralya ve amerika'nın doğal mega-faunasının büyük kısmını yok etmesi) devam ettiği ve insan topluluklarının
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma
Puan vermedi·662 syf.··
2025 22. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 14:08
Tüfek, Mikrop ve Çelik - İnsanlık Tarihinin Büyük Sorusuna Cevap Arayışı Jared Diamond'ın Pulitzer ödüllü eseri Tüfek, Mikrop ve Çelik, sıradan bir tarih kitabı değil; adeta bir "tarihsel dedektiflik" hikayesidir. Yazar, kitabın çıkış noktasını oluşturan, Yeni Gine'li politikacı Yali'nin sorusuyla yola çıkar: "Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var, ama biz siyahların bu kadar az?" Bu basit ama son derece derin soru, Diamond'ı 13.000 yıllık insanlık tarihini yeniden yorumlamaya iter. Amacı, ırkçı ve Avrupa-merkezci tarih anlayışlarını reddederek, modern dünyadaki eşitsizliklerin kökenlerini coğrafya ve çevresel faktörler üzerinden açıklamaktır. Kitabın Ana Tezi: Coğrafya Kaderdir (Ama Irk Değil) Diamond'ın tüm kitap boyunca savunduğu temel argüman şudur: Bazı toplumların diğerlerine göre daha hızlı gelişmesinin ve onları fethetmesinin nedeni, zekâ veya genetik üstünlük değil, tamamen coğrafi şanslarıdır. İşte bu şansı yaratan ana faktörler: Evcilleştirilebilir Bitki ve Hayvan Varlığı: Bereketli Hilal, Çin ve Mezoamerika gibi bölgeler, buğday, arpa, mısır, pirinç gibi yüksek verimli tahılların ve inek, domuz, koyun, keçi, at gibi güç ve protein kaynağı hayvanların anavatanıydı. Avustralya, Afrika veya Amerika'nın belirli bölgelerinde ise bu tür bitki ve hayvanlar ya yoktu ya da evcilleştirmeye uygun değildi. Tarım Devrimi ve Yerleşik Hayat: Bu bitki ve hayvanların varlığı, avcı-toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişi (Neolitik Devrim) hızlandırdı. Tarım, nüfus patlamasını, yiyecek fazlasını ve iş bölümünü beraberinde getirdi. Artık herkes yiyecek peşinde koşmak zorunda değildi; yöneticiler, askerler, din adamları, zanaatkârlar ortaya çıktı. Eksen Yönü ve Fikirlerin Yayılması: Avrasya kıtası doğu-batı (enlemsel) eksenine yayıldığı için benzer iklim ve gün
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma