Kızım altı yaşına basmıştı. Tam da kazanın olduğu gün hem de. Akşam yatağına yatırırken kulağıma fısıldamıştı: "Baba, ben yaşamak istiyorum, daha çok küçüğüm."
Oysa ben onun hiçbir şey anlamadığını sanıyordum...
Bir başka seferinde Billy Rosewater'in bir psikiyatra şöyle dediğini duydu: "Beyler galiba bir sürü harika yeni yalanlar uydurmak zorunda kalacaksınız yoksa millet artık yaşamaya devam etmek istemeyecek."
Ömrümde kan kaybından ölüm -ki o da çok fena değildir- dışında gördüğüm tek doğal ölüm, İspanyol gribindendi. Bu hastalıkta sümüğe bulanır, boğulursun ve hastanın öldüğünü de şuradan anlarsın: En sonunda kişi tüm gücüne rağmen tekrar küçücük bir çocuk oluverir ve çarşafları, bir bezi doldururcasına öldükten sonra bile akmaya ve damlamaya devam eden koca, nihai, sarı bir çağlayana bular.