Kazanana Ödül Yok (Bütün Eserleri 10)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1279
Gösterim
Adı:
Kazanana Ödül Yok
Alt başlık:
Bütün Eserleri 10
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752206373
Kitabın türü:
Çeviri:
F. Aylin Sağtür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ernest Hemingway, Kazanana Ödül Yok'taki öykülerini, yaratıcılığının doruğundayken kaleme aldı.

Avcılar, eşler, bilge yaşlı adamlar, garsonlar, boğa güreşçileri, sevilen kadınlar, kaybedilen kadınlar; hepsi burada, uçlarda yaşıyorlar, sevişiyorlar, ölümün kaçınılmaz gerçekliğiyle yüzleşiyorlar.

Böylesi karakterler, diyaloglar, zaman ve mekân, olağanüstü içgörü yalnızca Hemingway'in hayal gücünden doğabilirdi.

Her biri yazarın eşsiz yeteneğiyle bezenmiş öykülerden oluşan Kazanana Ödül Yok, Hemingway'in eserlerine bir başlangıç yapmak ya da romanlarında derinlemesine ele aldığı temalara genel bir bakış için çok başarılı bir derleme.
160 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Toplam 19 öykünün yer aldığı eser, genellikle ruhsal buhranlar geçiren ‘şanssız’ karakterlerin kendini bir meyhanede bulmasıyla başlıyor; viski ve bira servislerinin kendisine yapıldığı bir tipleme ile garson bir kadının arasında geçen diyaloglar büyük bölümünü oluşturuyor eserin. Kumarbaz bir karakterin garsonla tanışma mecrasını okurken zihnime bir Bukowski, bir Teoman portresi oturuverdi ve kitap boyunca da zihnimdeki yerini sürdürdü. Hiçbir yere vardırmayan cümlelerin, Türk dizilerindeki klişeliği fazlasıyla andırdığını söyleyebilirim.


İlk hikayede, sanki başka bir bağlaç yokmuşçasına defalarca “ve” bağlacı kullanılmış olması oldukça tuhaf bir durum. Bağlaç kullanmadan cümleyi bağlayamıyorsa bir çevirmen, ne demeli acaba? Orijinal metinde bu kadar fazla ‘ve’nin yazar tarafından kaleme alındığını bekleyemeyiz, Ki öyle olsa bile aynı kelimenin çok sık kullanımı okuru boğar, metinden çabuk kopmayı sağlar. Nereye baksak çevirmenin zaafını görmemiz mümkün.

Fransızca ve İspanyolcanın diyaloglarda fazla yer tutması, sürekli dipnot kısmına dikkat çekmemi sağladı ve yine bir soğukluk havası estirdi. Kayda değer bir diyalogdan yoksun metnin direkt Türkçe olarak yer bulmaması karmaşaya karmaşa katan bir durumdan başka bir şey değil. Hizasız harfler, imla hataları ve büyük puntoların belirginliği yüzünden esere nüfuz edilemiyor ne yazık ki. Hem çeviri, hem matbaacılık yönüyle çok zayıf bir işe imza atılmış, Dünyaca tanınan ve büyük bir öykücü olarak kabul edilen Ernest Hemingway gibi bir yazarı tanıtmayla hem de.


Son kısımlardaki iki öykü dışında diğer öykülerin içine kendimi zorlasam da girmem mümkün olmadı, öykülerde vurucu yan hep eksikti; iki insanın arasında geçen düz diyalogların nereye götüreceğini beklemeyle öykünün bitmesi aynı anda son buldu. Yaratıcılık döneminin en verimli zamanında Kazanana Ödül Yok’u kaleme alan Hemingway’i okurken Cortazar’ın şu cümlesi hep aklımdaydı. “Roman puanla kazanılır, Öykü nakavtla.” Merak ve heyecan gibi önemli öğelerin eksikliğini yaratıcı cümle ve aforizma heybelerinin dolduramadığını bir kez daha hatırlamış oldum böylelikle...

Söyleyebileceğim iyi bir şey var ise, matematiksel oynamaların varlığını hissetmemem oldu. Sanki süzgeçten geçirilmeden tek seferde kaleme alınmış izlenimi verdi hikayelerin tamamı. Bilinçli veya bilinçsiz bırakılan bu sadeliği seviyorum. Birçok kez ‘yeniden’ kaleme alınıp yazar tarafından ezberlenilen metinler yerine iyi bir kurgu ile donatılıp çok da güçlü olmayan cümleleri daha samimi buluyorum oldum olası. R. Rilke’nin cümleleri ve şiirleri bunun en güzel örneği olabilir. Cümlelerin cımbızla çekilircesine yeniden ele alınmasının mümkün olmadığı, tüm doğallığını kaybedeceğini düşündüğüm yazarlardan biri. Türkiye’de ise C. Zarifoğlu’nu aynı düzleme koyabiliriz. Bir yazarın senarist kimliğine bürünmeden “ezber” metodunu okura hissettirmeyecek bir biçimde ele almış olması, kendi adıma dikkat ettiğim bir husus. Hemingway’ın öyküleri ise tamamen bunun dışındaydı, öyküler beğenimi kazanmasa da bu yönüyle beğendiğimi söyleyebilirim.



Hemingway yolculuğuna, etkinlik vesilesiyle Silahlara Veda ile devam edip, Afrika'nın Yeşil Tepeleri ile sürdürmeyi planlıyorum.
154 syf.
·1 günde·7/10
Kazanana Ödül Yok /Ernest Hemingway
Hemingway in 19 adet öykülerinden oluşuyor.
Kitapta Hemingway'in kendi yaşamından izler barındıran konulardan oluşmuş (av,savaş,yazarlık,kadınlar,içki,deniz,tekne,ölüm)kısa öyküler.Çok övülen yazardan beklentim yüksek olmuştu ama hikayede aradığımı bulamadım.Yine de anlatım ve tasvirler değişik hayatları anlamak açısından okunabilir.
160 syf.
·3 günde·5/10
Yazarın toplamda 14 öyküsünün oldugu bu kitabı okurken - içinde bulunan 4 öyküsü bir başka öykü kitabının icinde de olduğu için ( o kitaptaki 10 öykünün de 4'ü) - pek keyif alamadım.
Öykülerden bazısını beğensem de, bu memnuniyet kitabın tümüne yansımadı. Hele òykünün bir tanesinde, yazım dilinden farklı bir dilde - Fransizca- yazılmiş ve tercümesi dipnot olarak verilmiş o kadar çok cümle varki, öyküyü okumanızı güçleştiriyor. ( nerdeyse her sayfanın yarısı dipnot olarak tercümeye ayrılmış.
Dolayısıyla sevemedim bu kitabı, önermiyorum.
160 syf.
·Puan vermedi
Hemingway diline alışınca bütün kitapları güzel geliyor. Güneş de doğar’ı herkss sevmese bile ben bayılmıştım. Yazardan okuduğum ilk öykü kitabındı başkarda ne oluyor sevmeyecek miyim? Dediysem de nihayet yarıya gelmeden kitabı kavradım. Her ayın 1inde bir hemingway kitabı okuyorum mayıs kitabı da buydu. Çok sevdim.
160 syf.
·10/10
Sert akıcı etkili bir dili var.Bir ara edebiyatın içinde boğuluyorum sandım.Nobel ödülünü boşuna vermemişler her satırında bunu ispatlıyor.Ernest Hemingway'in bu kitabı on dokuz kısa hikayeden oluşmaktadır. Hikayelerin içeriğine baktığımızda Hemingway klasikleri olarak adlandırabileceğimiz konuları, avcılığı, boğa güreşini ve savaş yıllarındaki farklı şehirleri görmemiz mümkündür.
160 syf.
·Puan vermedi
Edebî acıdan aradığımız her şey bu kitapta mevcut fakat insanlık arıyorsanız başka kitaplara gitsin hemingnvay dünyasında sahteliklere yer yok o yüzden ınsanoğlunun saf kötü olduğu gerçeği her kelime de anlatılmaktadır bu kitap ile dünya üzerindeki virüsler olduğumuza dair düşüncem kesinleşti yaşayan ve tüketen virüsler
160 syf.
·Beğendi·10/10
Bu ay ki okumamız olan "Kazanana Ödül Yok" önce ki üç ay okumalarımız gibi roman değil 17 adet öyküden oluşuyordu. Romanların da ki üslup aynen öykülerinde de devam ediyor. Yaşamın içinden seçtiği konular üzerine bol diyaloglu ve duyguyu bizlere aktaran durum öyküleri okudum. Her öykü de farklı olaylara ve duygulara konuk oldum. Şu öykü daha iyiydi diyemiyorum. Hepsi birbirinden özeldi. Tasvirleri o kadar muhteşem ki sanki o anı yaşayan ben oldum.İyi ki diyorum bu okuma grubuna katılmışım Ernest Hemingway'in muhteşem kalemiyle tanışmışım... Mutlaka okuyun tavsiyemdir.
Duygusal insanların hepsi hayatları boyunca birçok kez ihanete uğrar.
Ernest Hemingway
Sayfa 145 - Bilgi Yayınevi, 2016, 2. basım. Türkçesi: Fatma Aylin Sağtür
(...) Bu korku ya da hoşnutsuzluk değildi. Bu, o çok iyi bildiği hiçlikti. Bu hiçbir şeydi ve adamın kendisi de hiç kimseydi.
Ernest Hemingway
Sayfa 18 - Bilgi Yayınevi, 2016, 2. basım. Türkçesi: Fatma Aylin Sağtür
"Neden insanların afyon olarak kullandığı hiçbir şey yararlı değil? İnsanlara ne yapmak istiyorsunuz?"
"Cehaletin içinden çekilip kurtarılmalılar."
"Saçma sapan konuşma. Eğitim insanların afyonudur. Bunu biliyor olman gerek. Sen de biraz eğitim aldın."
"Eğitime inanıyor musunuz?
"Hayır" dedi Bay Frazer. "Ama bilgiye inanıyorum."
"Anlayamadım."
"Ben de çoğu kez, zevkle, kendimi anlayamıyorum."
Ernest Hemingway
Sayfa 142 - Bilgi Yayınevi, 2016, 2. basım. Türkçesi: Fatma Aylin Sağtür
Eğer yazsaydı, bu anılardan kurtulabilirdi. Birçok şeyden, onları yazarak kurtulmuştu. Ama bunları yazabilmesi için hâlâ çok erkendi. Hâlâ birçok insan vardı.
Ernest Hemingway
Sayfa 147 - Bilgi Yayınevi, 2016, 2. basım. Türkçesi: Fatma Aylin Sağtür
Şu kadınların siniri yok mu, hiçbir neden olması gerekmez. Her şey onları sinirlendirebilir.
Ernest Hemingway
Sayfa 10 - Bilgi yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazanana Ödül Yok
Alt başlık:
Bütün Eserleri 10
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752206373
Kitabın türü:
Çeviri:
F. Aylin Sağtür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ernest Hemingway, Kazanana Ödül Yok'taki öykülerini, yaratıcılığının doruğundayken kaleme aldı.

Avcılar, eşler, bilge yaşlı adamlar, garsonlar, boğa güreşçileri, sevilen kadınlar, kaybedilen kadınlar; hepsi burada, uçlarda yaşıyorlar, sevişiyorlar, ölümün kaçınılmaz gerçekliğiyle yüzleşiyorlar.

Böylesi karakterler, diyaloglar, zaman ve mekân, olağanüstü içgörü yalnızca Hemingway'in hayal gücünden doğabilirdi.

Her biri yazarın eşsiz yeteneğiyle bezenmiş öykülerden oluşan Kazanana Ödül Yok, Hemingway'in eserlerine bir başlangıç yapmak ya da romanlarında derinlemesine ele aldığı temalara genel bir bakış için çok başarılı bir derleme.

Kitabı okuyanlar 98 okur

  • Eda baskın
  • DrKitapsever
  • Ferhat Gökhan Danabaş
  • Kereviz
  • Gümüşservi
  • Hacer Öcal
  • Dede
  • Melis Akbulut
  • Ayhan Görgü
  • Burhan Erdemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (3)
9
%4.2 (1)
8
%12.5 (3)
7
%20.8 (5)
6
%20.8 (5)
5
%20.8 (5)
4
%0
3
%8.3 (2)
2
%0
1
%0