Yaşadığımı İtiraf Ediyorum

9,4/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
5 beğeni  · 
1.062 gösterim
Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, serüvenlerle dolu bir yaşam kitabıdır. Kimi zaman ısırıcı, kimi zaman şiir dolu. Bir haber verme, bir hesaplaşma, lirik bir atılım, dostlara sesleniş, geçmişe ve yarınlara bir and içmedir onun anıları. Bu anılarda şairin yaşamının bütün duraklarını, şiirlerini yaratış sürecini, başta Lorca, Alberti, Hernandez, Eluard, Aragon, Nazım Hikmet olmak üzere şair dostlarıyla ilişkilerini, Şili'nin Cunta tarafından öldürülen lideri Allende'yi buluruz. "Benim anılarım hayaletlerle dolu bir galeridir" der Neruda: "Belki ben kendi hayatımı değil de, başkalarının hayatını yaşadım... Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır; bir şair hayatıdır."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    394
  • ISBN:
    9789758745234
  • Orijinal Adı:
    Confieso Que He Vivido
  • Çeviri:
    Ahmet Arpad
  • Yayınevi:
    Evrensel Basım Yayın
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 13 Alıntı

Ne çok kitap, ne çok kitapçık... Kim okuyabilir ki bütün bunları? Onları yiyebilseydik! Şu açlık dünyasında onlardan salata yapabilseydik. Onları küçük küçük doğrayıp yemek yapabilseydik.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo NerudaYaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda

ÖLMEYİN
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
Müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler,
İzzeti nefislerini yıkanlar
Hiçbir zaman yardım
İstemeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,
Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
Görmek istemekten kaçınanlar
Yavaş yavaş ölürler.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
Dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler...

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (ÖLMEYİN)Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (ÖLMEYİN)
Hogír 
14 Eyl 11:20 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Şiir, her zaman için barışın bir parçası olmuştur. Şair, barıştan doğar. Tıpkı ekmeğin undan doğması gibi. Kundakçılar, savaşçılar ve kurtlar, onu yakmak, öldürmek ve parçalamak için şairi arar. Hüzünlü bir parkın ağaçları arasında, bir bıçak ustası, Puşkin'i yaralayarak ölümüne sebep olmuştu. Çılgın atlılar, Petöfi'nin cesedini çiğneyerek geçmişti. İspanya'da faşistler, ülkedeki savaşlarına, en ünlü şairlerini öldürerek başlamışlardı.
...
Fakat kim öldürebilir ki şiiri! Şiir, kedi gibi yedi canlıdır. İşkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar, fakat o bunları yaşar, sonunda tertemiz bir yüzle ve gülümseyerek yeniden ortaya çıkar.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 142)Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 142)
Hogír 
15 Eyl 09:37 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Moskova'da ve taşrada başka büyük bir şairle de sık sık buluştum: Türk Nâzım Hikmet'le. Ülkesinin o tuhaf yöneticileri yüzünden yaşamının on sekiz yılını hapishanelerde geçirmek zorunda kalan o efsane şair...

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 202)Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 202)

Miguel Hernández Gilabert
“…Miguel Hernandez, Şili elçiliğine sığınmak istemişti.
Savaş sırasında sayısız Franco tarafları kabul etmiş olan elçi Carlos Morla,
şiirlerinin hayranı olmasına rağmen, Hernandez’i geri çevirmişti.
Birkaç gün sonra tutuklanan şair hapse atılmıştı.
Üç yıl sonra hapiste öldü. Veremden.
Bülbül, tutukluluğa dayanamadı…”

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo NerudaYaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda

Ağır Ölüm
Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar,
her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler,
giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler,
tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar,
beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi
gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış
yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine
nokta koymayı yeğleyenler.

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım
edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan
yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan
o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar,
bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman:
yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo NerudaYaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda

elveda
Elveda zaman lekeli sokaklar,
Elveda, elveda yitik aşk
Dönüyorum evimin şarabına,
Dönüyorum sevdiğimin aşkına,
Ne idiysem, neysem ona,
Suya ve güneşe, elmalı topraklara,
Dudakları, adları olan aylara,
Geri dönüyorum dönmemeye,
İstemiyorum artık kendimi yanıltmak
Tehlikelidir geriye doğru yolculuk
Çünkü birden, bir hapishane olur geçmiş.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo NerudaYaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda
Hogír 
15 Eyl 09:52 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nâzım cehennemin bütün cezalarını çekmeye mahkum edilmişti. Mahkemesi bir savaş gemisine görülmüştü. Bana anlatılanlara göre, önce gemi güvertesinde neredeyse kendinden geçene kadar bir aşağı bir yukarı yürütülmüş, sonra da içi yarım metre yüksekliğinde insan dışkısı dolu bir hela çukuruna sokulmuştu. Benim şair dostum neredeyse bayılmak üzereydi. O dayanılmaz koku bütün duygularını yok etmişti. Fakat sonra kendi kendine demişti ki: " Tepemde bir yerde cellatlarım beni seyrediyor, kendimden geçip bu pisliğin içinde yok olmamı bekliyorlar, benim sonum onlar için büyük bir sevinç olacak." Ve bütün gururuyla yeniden gücüne kavuşmuştu. Şarkı söylemeye başlamıştı. Önce yavaş yavaş, alçak sesle, sonra yüksek sesle, haykıra haykıra. O anda aklına gelen bütün şarkıları, bütün aşk şiirlerini, kendi şiirlerini, köylülerin güzellemelerini, halkının savaş marşlarını, her şeyin şarkısını... Böylece dışkıya ve o dayanılmaz ıstıraba karşı zafer elde etmişti.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 203)Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Sayfa 203)

Acı Aşk
Aşkım, ben ölürsem sen ölmezsen,
Aşkım, sen ölürsen ben ölmezsem,
Sakın yüz vermeyelim acıya,
Hiçbir şey yaşamımızdan daha değerli değil.

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Confieso Que He Vivido)Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Pablo Neruda (Confieso Que He Vivido)
2 /