"Gerçek olan tek şey, gerçekten gerçek olan ya da bu hikayede gerçek olmayı hak eden tek şey, çünkü bir hikayede gerçek bir şeyler gerekir, yoksa onu anlatmak için didinmenin ne yararı var, tek gerçek şey, yani gerçekten gerçek olan tek şey, var olmayan küçük bir kızın sevgi yüzünden ya da umutsuzluktan bir yük treninin penceresinden atılması, altın gümüş saçaklı ve işlemeli bir şala, var olmayan bir dua şalına sarınmış bir halde, karların içine, sevip okşayacak bir evladı olmayan yoksul bir oduncu kadının ayaklarının dibine atılması ve var olmayan bu yoksul oduncu kadının onu yerden alıp, besleyip, okşayıp her şeyden çok sevmesiymiş. Hatta kendi hayatından bile fazla. İşte böyle. İşte gerçek hayattaki gibi hikayelerde de var olmayı hak eden tek şey: Sevgi, çocuklara, kendi çocukların kadar başkalarının çocuklarına da adanan sevgi. Sevgi, var olan ve var olmayan her şeye rağmen hayatın devam etmesini sağlayan sevgi."