Ömer

Ömer
@arvazkamir
sonsuz bir kış gelecek göremeyeceğim baharı bir daha. mors principium est. - ama nesciri.
"Yapmamayı tercih ederim." - Babil Kitaplığı Seçkisi #2
9/10
·79 syf.·
2026 3. kitabı
Bir cümlenin etrafında şekillenmiş bir kapitalist modernite eleştirisi. Herman Melville 1853 yılında yayımladığı bu kitap günümüzde birçok patronu öfkelendirme potansiyeline sahip. Zira kitabımızın başkahramanı Katip Bartleby bir edilgen direnişçi. Konuya giriş yapmadan önce bahsetmem gereken başka şeyler var. Öykü temelde 19. yüzyıl ortasında Amerika'nın kapitalist dönüşümü, bürokrasisi ve kentsel yabancılaşma (bir ölçüde izolasyon ve bireyselleşme) konularına eleştiri yaparken özne ve eylem arasındaki ilişkiyi de farklı bir biçimde yorumluyor. Anlatıcımız Wall Street'te çalışan "ekmek elden su gölden bir yaşamın en iyisi olduğuna" inanan ve kendisini "hırs nedir bilmeyen" (dönemin burjuvazisinin kendini algılama biçimi) biri olarak yorumlayan bir avukat. Kendisini başta ihtiyatlı, hırsları olmayan ve ayakları yere basan biri olarak sunan Bartleby, kararsızlığı, çelişkili duygu durumları -merhametli davranması gerektiğini düşünüp öyle davranırken bir anda öfke krizleri geçirmesi gibi- günün sonunda çok da rasyonel birisi olmadığını ortaya çıkarıyor. Kitapta 5 ana karakter var. Avukat, Katip Bartleby ve Hindi, Cımbız ve Zencefil lakaplı üç büro çalışanı. Avukatın çalışanları olan Hindi ve Cımbız lakaplı kişilere karşı olan paternalist tavrı ve onların bireyselliklerini iş performansına indirgemesi, kapitalist bir işverenin özneleri nasıl kategorize ettiğini ve nesneleştirdiğini gösteriyor. Asıl meselemize gelelim. "Yapmamayı tercih ederim" cümlesi. Bartleby'ın meşhur formülü. Modern edebiyatın en güçlü dilsel ve semantik bir icat. Bu formülün gramatik yapısı kadar belirsizliği de derin bir felsefe taşıyor. Bartleby kendisinden yapılması istenen şeyleri ne açıkça reddeder ne de doğrudan isyan eder. Tercih kelimesi, liberal özne kavramının temel varsayımı olan
Babil Kitaplığı
Kâtip BartlebyHerman Melville · Dost Kitabevi Yayınları · 200115,5bin okunma
Reklam
Babil Kitaplığı Seçkisi #1
8/10
·93 syf.·
2025 37. kitabı
“Her büyük yazar işe iyi bir okur olmakla başlar ve yıllar geçtikçe, tercih ettiği ya da dışladığı okumalarıyla kişisel bir kitaplık yaratır.” Öncelikle kısaca Jorge Luis Borges’in Babil Kitaplığı adlı 30 kitaplık seçkisinden biraz bahsetmek istiyorum. Bu dizini hazırlama fikri yayıncı Franco Maria Ricci’den çıkmış ve dizinin ismi yine kendisi tarafından konulmuştur. Babil Kitaplığı, Borges’in en güzel öykülerinden birisidir. Borges için kitaplık evrenin bir izdüşümüdür: sonsuz, kaotik, hem kurmacanın hem de hakikatin yuvasıdır. Babil Kitaplığı ise onun hem bir okur hem bir yazar olarak oluşturduğu kozmik bir bellektir. Bu kitapta yayımlanan öykülerin çoğu P'u Sung-Ling'in Liao-Chai adlı kitabından seçilmiştir. Pu Songling (1640–1715), Qing Hanedanlığı döneminde yaşamış Çinli yazar ve öğretmendir. Zengin olmayan bir aileye doğan Pu, geleneksel devlet sınavlarından başarılı olamamış ve bu sebeple resmi bir öğretmenlik unvanı alamamıştır ancak özel öğretmenlik yapmıştır. Ayrıca girdiği edebiyat uzmanlık sınavında da başarılı olamamıştır. Bu başarısızlıklar, Borges’in deyişiyle Çin’in Binbir Gece Masalları olarak anılan Liao-Chai’yi yazmasına olanak sağlamıştır. Pu Songling, hikâyelerinde -bu kitaptaki hikâyelerde de görüldüğü gibi- toplumsal adaletsizlik, bürokratik yozlaşma ve insan doğasının karmaşıklığını eleştirmiştir. Temelde bu öykülerin her biri birer toplumsal ahlak anlatısıdır. Konfüçyüsçülüğün ahlaki normları, Taoist ve Budist düşüncenin harmanlandığı bir anlatılar bütününü oluşturuyor. Ana-babaya bağlılık, erdemli davranış ve hiyerarşik saygı gibi normlar sıkça ele alınmış yazar tarafından. Eser bir anlamda korku hikayeleri de içermekte. Zira bolca vahşet, uzuv kopması, işkenceler ve hatta insanların hayvanlar tarafından yenmesine kadar her şey açıkça -belgesel
Babil Kitaplığı
Konuk KaplanP'u Sung-Ling · Dost Kitabevi · 19985 okunma
her şeye rağmen hayatın devam etmesini sağlayan sevgi.
10/10
·64 syf.·
2024 48. kitabı
"Gerçek olan tek şey, gerçekten gerçek olan ya da bu hikayede gerçek olmayı hak eden tek şey, çünkü bir hikayede gerçek bir şeyler gerekir, yoksa onu anlatmak için didinmenin ne yararı var, tek gerçek şey, yani gerçekten gerçek olan tek şey, var olmayan küçük bir kızın sevgi yüzünden ya da umutsuzluktan bir yük treninin penceresinden atılması, altın gümüş saçaklı ve işlemeli bir şala, var olmayan bir dua şalına sarınmış bir halde, karların içine, sevip okşayacak bir evladı olmayan yoksul bir oduncu kadının ayaklarının dibine atılması ve var olmayan bu yoksul oduncu kadının onu yerden alıp, besleyip, okşayıp her şeyden çok sevmesiymiş. Hatta kendi hayatından bile fazla. İşte böyle. İşte gerçek hayattaki gibi hikayelerde de var olmayı hak eden tek şey: Sevgi, çocuklara, kendi çocukların kadar başkalarının çocuklarına da adanan sevgi. Sevgi, var olan ve var olmayan her şeye rağmen hayatın devam etmesini sağlayan sevgi."
Yüklerin En DeğerlisiJean Claude Grumberg · Yapı Kredi Yayınları · 2020310 okunma
Ne yaşamaya ne de ölmeye acelem var dediğim bir yer.
9/10
·368 syf.·
2024 6. kitabı
Mostar dilinde iki zaman var: "Savaştan önce." "Savaştan sonra." Savaşın adı yok. Osmanlı'yla Müslümanlaşıp, İstanbullu padişahlarla dört yüz küsur yılın ardından yeni ev sahibi Avusturya-Macaristan'ın Viyana'dan yönetimi ile tanışma, Arşidük Ferdinand'ın Saraybosna'da vurulmasıyla başlayan I. Dünya Savaşı'nın bitiminde Yugoslavya Krallığı, II. Dünya Savaşı'yla gelen Nazi işgali, Tito'nun partizanlarıyla kurduğu sosyalist Yugoslavya'nın etnik kimlikli ulus devlet bayraklarıyla parçalattırılmasına "aktif seyirci" Batı'nın Balkanlarda vahşete vicdansız tanıklığını sineye çekme, 39 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde, 20 metre yükseklikte 471 yaşında Mostar Köprüsü'nün 1993 yılında bombalanarak yıkılması... Tarih, isteyenin istediği elbiseyi astığı askı.
Edebiyat
MostariGündüz Vassaf · Yapı Kredi Yayınları · 2013186 okunma
"Ben bir Türk’üm; dinim, cinsim uludur."
10/10
·534 syf.·
2023 31. kitabı
"Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı, Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce tac giyen, Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen! Tanrı senin alnına bir kara baht yazmadı!.." Mehmed Emin Yurdakul, Türk milliyetçiliği ve kültürü konusundaki fikirleriyle ünlü bir şairdir. Bu kitap, şairin tüm şiirlerini, bazı şiirlerin birden çok versiyonunu ve bu şiirlerin analizlerini içeriyor. Kitabın analiz bölümü, ustaca hazırlanmış yaklaşık 90 sayfalık bir çalışmadan oluşuyor. Bu bölümde Yurdakul'un hayatı, şiirlerinin derinliği, anlamı ve estetiği hakkında kapsamlı bilgiler veriliyor. Bu sayede şiirleri okumadan önce #y:62873 ve şiiri hakkında birçok şeyi öğrenebilir ve şiirleri daha iyi anlayabilirsiniz. Şiirler genellikle Türk milliyetçiliği, Türk kültürü, Türk ordusu ve Türk halkı üzerine yazılmış. Türk kültür ve tarihine merakı olan herkesin keyifle okuyacağını ve şiirlerde bahsi geçen dönemlere dair farklı bir bakış açısı kazanacağını düşünüyorum.
Şiir
Mehmed Emin Yurdakul'un Bütün ŞiirleriAbdullah Uçman · Ötüken Neşriyat · 20231 okunma
Reklam