Mostari

7,5/10  (4 Oy) · 
8 okunma  · 
4 beğeni  · 
799 gösterim
Gündüz Vassaf'tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel.

"Mostar'da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü'yü bekledim. Ben Köprü'yü sahiplendim, o beni zapt etti. Bana neler yaşattıysa ben de dünyamı, duygularımı, düşünce ve hezeyanlarımı onunla paylaştım. Taa ki bir gün beni azad edene kadar."

Yazar ve psikolog Gündüz Vassaf'ın Mostari - Bir Köprü Bekçisinin Günlüğü kitabının macerası, Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde çalışırken Bosna'da yaşayan kuzeninin Mostar'daki evinde kalabileceğini söylemesiyle başlar. Mostar'a varışının ertesi günü, dünyanın dört tarafından gelen herkes gibi Vassaf da evrensel ününe savaş acıları eklenmiş Mostar Köprüsü'nün yolunu tutar, yanında taşıdığı küçük defterini çıkarıp bir kaç gözlemini yazar. Hava kararmaya başladığında, elinde kalemi, Köprü duvarının üstünde defteri, kendini de dönüştürecek bir alemin beklenmedik yolculuğuna çıkar. Anı olarak yazmaya başladığı notların bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüşür.

"Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü'yü bekledim. Ben Köprü'yü sahiplendim, o beni zapt etti. Bana neler yaşattıysa ben de dünyamı, duygularımı, düşünce ve hezeyanlarımı onunla paylaştım. Taa ki bir gün beni azat edene kadar." Ve... Tam da Köprü yolculuğu bitmek üzereyken savaşın çıkmaz sokağından bir sesleniş... Mostar Manifestosu!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9789750824586
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
17 Şub 23:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel bir deneme. Çok çok çok güzel. Yazar yürümeye bile kıyamamış o şaheserin üzerinde. Oralara hiç gidemedim fakat Gündüz Vassaf sayesinde gitmiş kadar oldum. Yazar köprünün üstünden geçen insanların ırklarını yürüyüşlerinden, selfie çekmelerinden anlıyor. Kitapta sizi gülümseten çok sayıda detay var. Dememiş mi Gündüz Bey : "Ne yaşamaya ne de ölmeye acelenizin olacağı yerlerde olun." E siz de öyle yapın o zaman!