Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
İnsanlar bana gelip diyor ki: ‘Çok fazla dua ediyorum ama Allah dualarıma cevap vermiyor!’ Her şeyden önce, şunu kabullenin, Allah sadece size değil, tüm âleme veriyor. Hem iman edenlere hem de iman etmeyenlere veriyor. Onların da işleri, çocukları, mutluluğu, sofrada yemekleri, terfileri oluyor; onlar da hastalanıyorlar ve şifa buluyorlar. Yani, dua eden de etmeyen de bu dünyada sıkıntı ve zorluk çekiyor. Allah ikramını ve ihsanını sadece inananlara da inanmayanlara da veriyor. Hiç durmadan ihsanda bulunuyor ve ne zaman vereceğine de o karar veriyor. ​"Aşikar ki, insanlar cennet için yaratılmışlar. İlk mekanımız cennetti, bizler oradan buraya, yeryüzüne getirildik." ​"Bağırmaya başladıysanız bu kaybettiğinizin ve söyleyecek sağlam bir sözünüz olmadığının kanıtıdır." Birinin yardıma ihtiyacı olduğunda, geçinebildiğiniz insanlara yardım etmeyi düşünür, anlaşamadıklarınızı bir kenara koyarsınız. Onları atlarız. "O amcam mı? Yok, yok. Ona bir şey düşmüyor. Zekat mı? Başka bir yere veririm. Halama biraz sadaka vereceğim, ama amcama?! Hayatta olmaz. Gıcık oluyorum ona." ​Eğer yardıma ihtiyaçları varsa ister onları sevin ister sevmeyin ister kavgalı olun ister olmayın, eğer yardımı hak ediyorlarsa onlara el uzatmak mecburiyetindesiniz. Ve Allah bu inanılmaz ayette "Ve âti ze'l kurbâ" buyurduktan sonra "emvâlek"5 yahut "mâlek"6 buyurmuyor; diyor ki "hakkahû", "hakları olanı verin". O kişinin kendi hakkını verin! Kendilerinin kız evlada sahip olmasının bir aşağılama olduğunu düşünürlerdi, fakat kızları Allah'a isnat etmekte hiçbir sorun görmezlerdi. ​"Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi?" Kimsenin vergi vermeyi sevmemesi ve herkesin elinden geldiği kadar az vergi vererek paçayı yırtmayı tercih etmesine benziyor bu
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma
10/10
·424 syf.··
2025 14. kitabı
Spoiler içerir) Uçurtma avcısı çok küçükken evde görüp okumak istedim ve askerlerin hasanın annesinden bahsettiği kısımda afallayıp bırakmıştım. Yolumuzun bu kadar geç kesişmesini ben de asla istemezdim. Ne hissedeceğimi bilmiyorum. 4 gün oldu başlayalı ama sanki 40 yıldır ben Afganistandayım gibi yoruldum. Sanki Hasanmışım gibi dışlandım, ihanete uğradım, katledildim. Emir gibi suçlandım, vicdan azabından ben kahroldum, çaresiz kaldım, tükendim. Baba gibi arada kaldım, Ali gibi ezildim, Afganistan gibi yıkılıp bittim. Çok yoruldum, çok üzüldüm. En çok da kitabın, yazıldığı günden önce de düpedüz yaşanmış olması ve hala da yaşanıyor olması beni üzdü. Yeri geliyor haberleri izleyemiyoruz, gözümüzü çeviriyoruz, zulme bakamıyoruz. Maalesef bu zulmü yaşayan ne Aliler, Hasanlar, Sohrablar var. Kitabın başında Afganistanın gül gibi zamanlarındayız. Yine ırkçılık var, yine aşağılama, etnik üstünlük, hiyerarşi, varlık, yokluk, yoksulluk, sınıf farkı, vicdan, vicdansızlık… yine var hepsi. Ama en azından herkes bir noktada huzuru yakalayabiliyor. Akşam eve geliyorlar, duydukları tek büyük ses ramazandaki top sesi. Bu dönemde Emir ve Hasanın dostluklarını görüyoruz. Hatta daha da ötesi süt kardeş onlar. Emir zengin bir Afganın oğluyken, Hasan bir Hazaranın oğlu. - Hazara Afganistandaki azınlık bir etnik grup. Etnik, fiziksel, mezhep olarak farklılar. Farklı olan yüzyıllardır sevilmedi saf değil diye. Zamanında afganistandan hazaralar kovulmuş öldürülmüş ve kalan da hizmetçi vs olmuş şu anki hazaraya bakış taaa 19. Yüzyıldan geliyor yani. - Emir ve Hasan birlikte oyunlar oynuyor, geziyor tozuyor, dağlara tırmanıyor, uçurtma uçuruyor. İkisinin de annesi yok. Hasan ve babası Ali, Emir ve babasının hizmetçileri. Gündüzleri Hasan ütü yapıyor, ortalığı toparlıyorken Emir okula gidip
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6.5'tan 7
7/10
·384 syf.··
2025 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 00:19
Puanımı direkt başlıkta belirttim 6.5'tan 7 o da bazı diyaloglara ve ironik durumlara gerçekten güldüğüm veya gülmekle ağlamak arasında bocaladığım için, Kitty'nin bir karakter gelişimi olduğunu düşündüğüm için vs.. Yoksa kitabı okuyun veya okumayın arada hiç bir fark yok gerçekten.. Kitabın kapağında zaten yazan şeylerden bahsetmeyip kısa bir değineceğim sadece; influcer zengin kızımız Kitty birgün barda tanıştığı bir hödük kendisini takip edip t*ciz ederken onu 'yanlışlıkla' öldürür ve sonra dönüp der ki 'Neden bu pis sapıkları Dextervari bir şekilde öldürüp sokakları onlardan tenizlemiyorum ki? Hatta liste bile yapıyor dlsbsls Beyninizi bir köşeye bırakıp absürd komedi olarak okursanız oldukça eğlenceli bir kitap aslında. Ama tabi bu sizin komedi anlayışınızla alakalı, Kittyciğimiz kendi de dahil olmak üzere herkese karşı yargılama ve aşağılama karışımı bir iğneleme girişimi içerisinde ve oldukça öfkeli bir karakter, kendisinden şu tarz bir kaç alıntı bırakıyorum; Ne çayı? Yüzümdeki kafa karışıklığını fark etti ki yaptırdığım onca botokstan sonra bunu becerebilmiş olması başarıydı. “Sizin kadar genç kızlar için uygun değil. Ayrıca TANRIM zaten inceciksin, nerenden iki kilo vereceksin?” Kirpiklerinden muhtemelen. Tor yine gözlerini devirdi. Böyle yapmaya devam ederse vertigo kapıdaydı. Geceye, birinin gözüne kokteyl karıştırıcısı saplamak istemeden katlanabildiğim nadir birkaç yerden biri olan Callooh Callay’den başladık. Bir iki tanesi benim makyaj videolarımı izleyip birkaç bir şey öğrense iyi olacaktı. Alıntılardan az çok fikir sahibi olmuşsunuzdur, bu tarz bir uslüp hoşunuza gitmiyorsa kitabı eğlenceli de bulmazsınız, ben arada derede kalmış bir durumdayım çünkü gerçekten hak eden kişilere yapıldığında bu tarz iğnelemeleri okumak
Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın YollarıKaty Brent · İndigo Kitap · 2024234 okunma
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 00:00
Herkese selamlar @author_rina evrenine kaldigim yerden devam dedim ve bir diğer duetinin #liestruthsduet in ilk kitabi #allthelies yorumu ile geldim. Gizemi yüksek bir kitaptı merak unsurunu diri tuttu ama eksik kalan bir yan vardı kitapta. Belki kısa olmasından kaynakliydi. Çünkü bana kalırsa hikaye cok dağınık ve kopuk ilerledi. Derinlemesine ele alınsaydı bir sansi olabilirdi. Sonuc olarak ben pek begenemedim Yazar hafıza kaybı olayını sevmiş olmaliki bunu sık sık kullanmış. Nitekim bu onun kitaplarında okuduğum 3.hafiza kaybı konulu kurguydu. Hatta bence bunun konusu daha iyiydi ama islenemedigi için havada kalmıştu ve aralarında en vasati olmuştu. Hatta bana biraz Elsa ve Aiden King hikayesine anımsattı ki ana erkek karakter Asher Aiden'in kankası çıktı. İşte ya huyundan ya suyundan Karakterler demisken aralarindaki bağı pek hissedemedim. Niye kısa tutmuş emin değilim. Koştur koştur "karakterleri mi anlatayım, gizemi mi anlatayım, çekimi mi göstereyim?" ikileminde kalmış sanki ve hepsinden bir tadımlık verip "eee hani devamı?" dedirtmis resmen. Bir kere ikilinin etkileşimi cok azdı Ne ara konuştular ne ara birbirlerinin içine düştüler bilmiyorum ama olmamıştı. Mecburen bıçak sırtı bir son ile bittiğinden devamını da okumaya başladım. Bakalım ikinci kitap beni tatmin edecek mi? Reina bir kaza sonrası gözünü hastanede açar ve neler oldugunu, kim olduğunu hatırlamaz. Doktor bu durumun geçici olduğunu söylese de Reina bir çıkmazın icindedir. Cunku vasisi olduğunu söyleyen Alex ismindeki bir adam babasinin dostu olduğunu ve onun kaybı sonrasi ailelerinde birlikte yaşadığını ve oğlu Asher ile nisanli olduğunu ona söyler. Asher ise ona sürekli "Canavar" diye hitap edip bu hayatı ona zindan edeceğini belirtir. Fakat nicin boyle adlandirildigini bilemez, zira hafıza
All The LiesRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 202275 okunma
Puan vermedi
Ayşe Kulin’in LGBT içerikli romanı. Kitaba başladığımda da içeriğini biliyordum. Bir Türk yazarın eşcinselliği nasıl irdelediğini merak ederek başladım kitaba. Ayşe Kulin’in dili o kadar akıcı ki çok yoğun bir dönemde olmama rağmen 3 günde bitirdim kitabı. Pek çok soru işareti bıraktı kitap kafamda. Bir çeşit tatminsizlik hissediyorum. Kitabı okurken bana farklı farklı duygular tattırıp bir çok yerin altını çizdiren kitap sonu ile beni tatmin edemedi sanırım. Yeteri kadar hissedemedim. Devamı niteliğinde iki kitabı daha varmış, bu kitabın. Herhangi bir soru işaretim cevap bulur umuduyla kalanını da okuyacak gibiyim. -Spoiler- Kitap daha en başından aslında bize kimin öldüğünü söyleyerek başlıyor. Biz henüz karakterleri tanımadığımızdan anlamasak da okurken ölenin Bora olduğunu bariz bir şekilde anlıyoruz. Bunu söylemek için kitabın sonuna gelmeye gerek kalmıyor. Bu merak duygusunu azaltıyor mu derseniz, hiç azaltmıyor. Bora ve İlhami arasındaki aşk beni ciddi anlamda çok etkiledi. Özellikle ilk kısımlarda. Aralarındaki diyaloglar kitaptan en çok keyif aldığım şeylerden biri olabilir. Bora’nın gençliğinin getirdiği enerji, hafif alaycılık… mest oldum. İlişkilerinin ilerleyen kısımlarında pahalı hediyelerin gündeme gelmesi beni biraz huzursuz etti, dürüst olmak gerekirse. İlhami başından beri maddi durumu yerinde bir karakter, evet. Sevdiği adama hediyeler alması kadar da doğal bir şey olamaz ama her ufak sorunda ilk başvurduğu şeyin para olması ve zaman zaman sadece kafasının içinde de olsa maddi durumlarındaki farklılığın bir acıma veya aşağılama maddesi olması ürpetiyor beni, insan sevdiği kişi kim olursa olsun nasıl böyle bir şey düşünebilir dedirtiyor, İlhami’nin bazı düşünceleri bana. Ve artık son kısımlara doğru iyiden iyiye artan paranoyalar… Her şey bir yana
Aşk
Gizli Anların YolcusuAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20199,3bin okunma
8/10
·412 syf.··
2025 48. kitabı
-15.07.2025- Reread incelemem; Herkese merhaba :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım : @bookswithemir Elfhame serisinin yan kitaplarını okumak istediğim ve seriyi gerçekten sevip karakterlerin komple kim olduğunu, olayları falan hatırlayarak yan seriye geçmek istediğim için seriye reread yapma kararı aldım. Zaten çok hızlı okunuyorlar. Saat bazlı bakıldığında yaklaşık 1 günde kitabı bitirdim. Ve ilk incelememe baktığımda fikirlerimin çok değişmediğini fark ettim. Birkaç sahne dışında savaş tarzı sahne vardı onun dışında hiç yoktu ki o da savaş sayılmazdı. Ama gerçekten asla savaş aratan bir seri değil, serinin o koşuşturmacası, periler diyarının güzelliğinin ardında insanlara olan yaklaşımların korkunçluğu ve bir insanın periler diyarında mertebe sahibi olmak için çabalaması okurken özellikle keyif aldığım unsurlardı. Puanımı değiştireceğim (ilk okumamda bütün seriye toplam 8/10 vermişim) nedeni de ilk okurken gözüme batmasa da Taryn'in tripleri beni o kadar sinirlendirdi ki. Yani Cardan'ın ekibinden ziyade gerçekten Taryn'in tripleri beni çok sinirlendirdi. Gerçekten artık bir dur diye hayıflandım yani. Ama şu anda yalnızca ilk kitabın incelemesini girdiğimden dolayı yalnızca onu puanlayacağım ve baktığımda sadece Taryn'in tripleri beni sinirlendirdiği için puan kıracağım. Gerek Vivienne'nin kitap boyunca sürekli insanlar dünyasına dönme isteği gerekse diğer perilerin insanlara karşı olan zulmü ve aşağılama çabası çok anlaşılabilirdi diye onlardan puan kırmayıp sadece gerçekten Taryn'in hainliğinden kıracağım. Okumanızı hâlâ tavsiye ettiğim bir seri umarım okuyup keyif alırsınız :) -20.03.2024- incelemem; Selaamm nasılsınızzz? Direkt Peri Halkı Serisinin incelemesini yapmaya geldiimm. Açıkçası başlarken ön yargılıydım çünkü savaş
İnceleme
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,339 okunma