“Sence bize mutlu son yakışır mı?”
“Evet, en güzel bize mutlu son yakışır. ”
“Ya ayrılırsak?”
“Seni hiç bırakmam. ”
“Ya beni unutursan?”
“Hiçbir şey seni bana unutturamaz. ”
"Soz mü?"
“Söz veriyorum, Acıbal. Seni hiç unutmayacağım. ”
Ukde en çok unutulmaktan korkardı.
Ve Eflah onu unuttu.
Ukde en çok o kitabı okumayı istedi.
Ve onun dışında herkes o kitabı okudu.
"Yine bir kalp için öldüm ama bu kalp yetmezliğinden olmadı ve yetmeyen de hiçbir zaman benim kalbim değildi. Bir kalp hiç yetmedi, ve o kalp sana aitti; beni sevmek nasıl bir kalp isterdi, bilmiyorum ama sen beni hiç sevmedin. Çünkü benim bozuk kalbimle hissettiğim, senin hissettiğinle aynı olamaz. Buna kimse beni inandıramaz. Dinle, Minel; sarılmadın bile bana, senden öğrendim sarılmayı ama sen bana bir kez daha sarılmadın. Seven insan sarılmaz mı? Ben o kadar şeye rağmen...
𝙃𝙚𝙧 𝙣𝙚𝙮𝙨𝙚.
Ne kadar kolay aşıyor? Nasıl aşabiliyor? Ben niye aşamıyorum?
Çünkü hayat ona değiyor, benim içimden geçiyor, beni çalkalıyor, iç duvarlarıma çarpıyor, hayat bana beni unutturmuyor.