Özge

Eyleme baş döndürücü büyüleyiciliğini veren kötülüğü­nün kendisidir. Yasağı kaldırın, çekicilik biler. Üniversite günlerimde, bir öğrenci kendini yurt binalarından birinin yüksek giriş penceresinden atmış ve neredeyse ölüyordu. Arkadaşım olan başka bir öğrenci her gün odasına girip çıkarken o pencerenin önünden geçmek durumundaydı ve o hareketi taklit etmek gibi korkunç bir istek duyuyordu. Katolik olduğundan bu konuyu müdürüne açtı, mü­dürü de “Pekala! Yapmak zorundaysan yapmak zorunda­sın,” dedi ve ekledi “Git ve yap.” Böylece anında arzusunu dindirdi. Bu müdür, hastalıklı bir zihne nasıl yardım edileceğini biliyordu.
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yunanlıların uygarlık olarak böylesine üstün bir düzeye yükselmelerinin ana nedenlerinden birinin, daimonikle yüzleşme cesaretleri ve açıklıkları olduğunu öne sürme cü­retini gösteriyorum. Tutkuyla, erosla ve kaçınılmaz bir bi­çimde bunlara bağlı olan daimonikle övünüyorlardı. Ke­yifle ağlıyorlardı,sevişiyorlardı ve öldürüyorlardı. Şimdi­lerde terapideki hastalar sık sık Eski Yunandaki tuhaf manzaraya, ağlayanın Odysseus veya Prometheus gibi güçlü adam olduğuna değiniyorlar. Fakat modern insanın kendi­ni iğdiş eden diamoniği yadsıma ve bastırma savunmasın­dan çok, daimonikle doğrudan yüzleşebilme yetenekleri sayesinde Yunanlılar insan erdeminin özünün (arête) tutkularca seçilmek yerine, tutkularını sorumluca seçmek ol­duğu inanıcını gerçekleştirebildiler.
Sayfa 185·Kitabı okuyor
Psikoloji

Özge

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
29 saatte okudu
·
2025 7. kitabı
Harun Kaban
10/10 · 10 okunma
"Türkiye'de 20 yıldır itiraz ettiğim şeylere hâlâ itiraz etmekten yorgunum." diyordu Fikri Hoca. Bu ülkenin "dertlenen" insanlarının kaderi, gençliğinde bir heyecana kapılıp Türkiye'nin genel geçmez sorunlarını çözebileceği yanılsamasına girmeleridir. Gençliğini bu uğurda harcadıktan sonra benim yaşlarıma gelince her şeyin başa sardığını görür ve artık gözü dışarıya bakar bu ülke aydınının. Yirmi yılda bir başa saran meselelere baktıkça bu his, insanın içine gelip oturuyor. Bir akşam üzeri kapıya kilidi vurup çıkıp gitme hissi insanın zihnini giderek bulandırıyor. Gençlikteki cesaretle ancak yapılabilecek bu gidiş bir de sanırım "Artık kaybedecek neyin kaldı ki?" hissiyle, yaşlanmaya başlayınca geliyor insana. Hayattan beklentileri azalınca hayata dair cesur kararlar alabiliyor insan.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Bazen kaçtığınız şeyler anılar olur ve anılardan aynı şehirde kalarak kaçamazsınız. Yeterince uzağa giderseniz anılar peşinizi bırakır, bunun için de bazen şehir bazen de ülke değiştirmek gerekir. Dünya değiştirseniz bile peşinizi bırakmayacak anılar da vardır, onlar için şimdilik çözüm yok fakat en azından şehir değiştirmeyi deneyebilirdim.
Sayfa 77·Kitabı okudu