Özge

Ölürken mutsuzdum ama dönsem de başka türlü çevire­meyeceğim bir kör topaçtı bu. Dönerdim, hem de hemen ama değil mi ki ben benim, yine yapacağım, olacağım bun­dan fazla olmazdı. Rüşveti elbet almazdım da, şimdi söyleye­meyeceğim, yakalanmadan, yüzüme vurulmadan yaptığım pek çok şey bunun yerine geçer, ben gene olacağımı olur­dum; kusurlu insan.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Konuşurken ve yazar­ken hep kesinliği ve netliği öne aldım. Ama bu kesinlik be­ni hiç kuşatmadı. Öyle yapılması ve davranılması gerektiği­ni, insanlara bunun gerektiğini biliyordum. İşlerden ve her şeyden emin olamayınca inanamayan, yaşayamayan, sevemeyen, katlanamayan, fedakarlık yapamayanlara net bilgi­ler, net imanlar, net kurallar sunulmalıydı; sunduk. Sonra da bunlara tabi olanları övdük. Bu övgüler ne kadar sami­mi olabilirdi? Bunlarla övülen insan, bunlarsız dağılan ve her yola çıkmaya hazır hâle gelen insan, taşı eline alan in­san, insanların muhakkak en zayıfıydı, en tembeli ve en ra­hat arayanı, ötekini en beğenmeyeni de oydu.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Böy­le dinlenenin gün gelip yorulacağı da belliydi, ama nihai bir dinlenme değil. Çünkü biliyordum ki çabam nihai dinlen­menin yorgunluğu değildi. Ama işte yaşamak da biraz böy­leydi. Bizim gibilere bakıp, hayatı sonsuz saydığımızı düşünmeleri de safçaydı. Sonsuz değildi, ne o ne ben. Sonsuz olan başkaydı, ama ben Francis Bacon bir sonlunun sonsuz ahmaklığını, sonsuz yanılmalarını, sonsuz aşağılanmalarını, sonsuz hırslarını, sonsuz isteklerini şehvetle, sanki sonsuza kadar benimle olacaklarmış gibi yaşamayı bir sonsuzluk ala­meti sayarak yaşadım. İşte bu duygum sonsuzluk alametiy­di ve ben bir ona hayrandım. Karlar da yağdı, hayallerim de altüst oldu, kendi toprağım da kurudu, ufaldım da, yürek­siz de kaldım. Ne hapse girerken, ne aşağılanırken, ne o za­man, ne bu zaman, derim ki: Tanrı'dan çok ama çok utan­dım ama yapıp ettikten sonra hiç ama hiç korkmadım. Bu­nun sonsuzluğa ait olduğunu bildim.
Sayfa 93·Kitabı okudu
İnsan kendine çepçevre aşina iken yandan, bir anlık, bir zaman, bir ömür süresince bir kez bakanın gözü­ne, değerlendirişine kendini nasıl teslim edebilir ki? Benim bundan evvel binlerce başka hâllerim oldu, onları kim gör­dü?
Sayfa 92·Kitabı okudu
Ama hani insan kendini, başkasını şaşırttığı kadar ve ani de şa­şırtamaz.
Sayfa 92·Kitabı okudu