Gerçi hayat belki, kendiminki bile sanki bir tahminden, vehimden ibaret. Şöyle böyle biri olduğumu tahmin ettim, değilmiş, yatkın olduğumu tahmin ettim, değilmiş, dayanıklı olduğumu tahmin ettim, değilmiş, anlayabildiklerimi kaldırabilirim zannettim, hiç değilmiş, başkalarını idare edebileceğimi kendime bakınca tahmin ettim, bu da değilmiş. İstememek zordur dedim, istemek de değilmiş, durmak da, kalmak da, hareket etmek de tahminlerim gibi değilmiş. "Zan gerçekten bir şey ifade etmez," diyorlar. Evet, etmiyor ama zannetmemek de etmiyor; sadece kötü zanla günaha girilmiyor, kendini de başkalarını da aldatmıyorsun, tamam, bu da bu hâle göre iyi de, insana düşen bu kadar mı, ben neyi bilebilirim, neyi, tahmin edebilirim, ne zannedebilirim, bütün bunların yanlış çıkması beni karaya çıkarmıyor da hangi denizin ortasına atıyor? "Cehalet denizi engindir ama cahil de bir türlü boğulmaz," diyorlar. Ne diyeyim, iyi diyorlar da biraz da başka taraftan konuşsalar. Yani bu diyenlerin korosuna dahil olsam, ben de böyle suzinaktan bağırır, söylerim ama tüm sesler bu kadar mı?