Özge

Şunu anladım, yemin ederim ki anladım, aklı başında insan ömrü boyunca hiç­bir şekilde, hiçbir konuda ne talebe olmuştur, ne hoca. Akıl, edep, kendine aitlik, başka sulara karışmama, olduğun hâle benzeme ve o olma sadece bu şekilde insana geliyor. Ho­casının da talebesinin de soyu kurumadıkça bu kuruluk yeşermez. Bakın bu kadar gübre, bu her yeri saran gübre, bir çiçek açtırmıyor.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ha­fif bir cesaret için içeceğim bir iki bir şeyden sonra kendimi asacak hâlim yok artık ya da kendimi bir yerden boşluğa bı­rakacak. Yok artık. Allah'tan bekliyorum. Kendimi zaten ha­yatta olduğum müddetçe öldürdüm, bedenimi de hallediversinler. Allah korusun, kendimi atamam artık. Yetmiş ye­di yaşında intihar eden Zweig mı olayım? O işler yirmi-yirmi beş yaşın, bilemedin otuz yaşın işleri. Bu rezilliği çek çek, at­la, olur şey değil. Adama demezler mi "Yahu ne atladın ben de tam sana geliyordum." diye.
Sayfa 50·Kitabı okudu
İçimde eskiden duvara bakarken bile hissettiğim boşluk ve kayıp duygusu yer değiştirmeyle uyuşmaya baş­ladı. Belki çok zaman sonra yine kendimi gizleyerek bura­nın mavası ile kabarıp şeklini almadan başka çeşit bir acıy­la bir insana benzeyebilirim. Şimdi sadece bir aptalım. He­zeyan ya da kıvranmayı özlüyor değilim ama sanki o zaman hayattaydım gibi geliyor. Şimdi seyirci oldum. Bu uzaklaştı­ğım, uzaklaştırıldığım şeyler hayal ve fısıltı mıydı, Felâk ve Nâs ile helak oldu. Öyle bakan ve öyle gören gözlerim, öy­le duyan ve alınan kulaklarım, durmadan kopan bir şeyle­rim, sabah kalktığımda hissettiğim yanma hissi neydi, ne ol­du, beni bırakıp nereye gittiler? Beni perişan eden, bütün o eski hâllerim, duygularım, anlayış ve her şeyi öyle görüp öy­le duyuşlarım bana ait değil miydi, duygularım bana ait de­ğil idiyse ben kimin hayatını yaşadım? İnsan hayatına bir hatıra imiş gibi bakabilir mi? Şimdi kimin neyini elde etme­ye, giymeye çalışıyorum o zaman? Hem de söylemek kolay değil ama kendimi daha da yadırgıyorum. Ömrüm boyunca ruhum içine girip rahat edebileceği bir beden, bir kalıp, bir çevre bulamadı. Beraber bulamadık.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Hani insan ne olursa olsun bir işi kendini unutarak, esirgeme­yerek yapan görünce o işe başka türlü bakar.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Ah yuvarlak toplulukların yuvarlana yuvarlana aldıkla­rı yol, ah yuvarlacıklığın içinde hiç kenarı köşesi acımayan, kopmayan, vura vura helak olmayanlar, ah kendi sağı, solu­na batmayanlar, kendi gözü kendini oymayanlar, ah yuvar­lacıklar, en fazla bir tümseğe gelince hafiften sekenler, bu­yurun, dünya sizin.
Sayfa 47·Kitabı okudu