Özge

Onlar ney üflerken benim gözlerimden yaşlar akıyor, duy­gulanımdan sanıp böbürleniyorlar, ses edemiyorum, etsem ne ki, neye edebildim ki, ses ne ki? İçimden bir şeyler akıp gidiyor nereye, bilemiyorum, nereye gidiyorlar? Hey nere­ye? Bakakalıyorum. Mesnevi, Divan-ı Kebir, çeşitli sohbet­ler falan okuyorlar. Ben bunları dinlerken bunların tam zıd­dı hayatım bana teessüfle bakıyor, dinliyorum. Hep teslimi­yetten bahsediliyor, teslimiyet, teslimiyet. Ne acı, her şey ne acı, dünyaya kollarını kaldırarak gelmiş olmak gerekliymiş, "teslimim" diye.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben bunların yanına gire çıka bir sanatoryumdaymışçası­na hâl ve tedavilerine tabi oldum. Dahası hangi bağla oldu­ğunu bilemeden bağlı bulunduğum, beraber olduğum, haya­tı oluşturan şeylerden ayrıldım, ayrılmak zorunda kaldım ve ayıranların hayatına dahil olmaya başladım. Dünyamın en acı günlerindendi o günler. Başka müzikler çalarken kıpırtı­sız durmak, yalnızlık isterken hep kalabalıkta kalmak, sus­mak isterken konuşmak, eskinin değil şimdiki hâlin güzel ve doğru olduğu ifade edilirken sisler, buğular içinde kal­mak, içimin tam anlamıyla çatırdadığını, belki benliğimin göç ettiğini yer ve kılık değiştirdiğini sezmek ama onu da bir daha ayrılmadan önceki hâliyle asla bulamamak, ne önceki ne sonraki gibi olabilmek, kendi içinden göç etmek ve elbette kaybolmak, kendini kaybetmek. Benim şimdiki hâlim böyle.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Hani insan kendine, ailesine en uzak yaşayışa imrenir, onun için her şeyi yapar, kendine en uzak insana meyleder, her kılığa girer ama olmaz. Olmayışına dair binbir anı ile es­ki yaşantısına döner. Eski yaşantının sakinleri bunu burnu sürtülme, işin aslını sezme, nihayet yola gelme, kan çekme­si vs. her tür yanlış anlama ile anlar adlandırır, tanımlar, ta­nımayana tanıtır, sündürürler. İnsan da dönüp bir şey diye­mez. Çünkü bin başka hâlden, bin başka olma umudundan bir tanesinin gerçekleşmemesi hâli ile bir ölü olarak döndü­ğü yerde ona diri muamelesi yapılmasını bile anlayamaz. As­lında başkalarına bunca seyahatten, bu her şeye razı ama eli boş dönüşünün hakaret olduğunu bilir ama toprak sahipleri bunu mesele yapmaz: "Döndün, sonunda kıymetimizi anla­dın, yolu buldun ya," derler. Bunun gibi işte insan yine kar­nını doyurur ama tat yoktur, güler gibi yapar, neşe yoktur, var gibi yapar, yoktur, herkese haklılarmış gibi yapar çünkü güler, yer ve vardır. Nasıl ki bunlar yoktur, haklılık da zaten hiç yoktur. Bir şair demiş gerçi "Eve dönmek kendine sar­kıntılık etmekten başka nedir ki?" diye.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Böyle adamların yanın­da hep derin nefesler alırdım; derin derin, çıkınca biliyorum ki kendi yanık kokumla baş başayım. Bu rahatlık nerden ge­liyor, nerden alınıyor, çok pahalı mı... diye elbet çok düşün­düm. Herhâlde kendilerine yabancı olmayan bir yerde, kü­çük düşme, yadırganma, yanlış ve eksik anlamalarla dolu ol­madığı, kolay kabul görür bir hâlde oluşlarındandır diyebiliyorum. İnsan ailesinin yanında havalı değildir ama rahattır. Demek ki mesele havalı olmadan da yaşayabilmeyi, olduğun gibi, pek de matah olmadığını bilenlerle bir arada olabilme­yi içine sindirebilmekte. Bu tip bir rahatlık, evet bu bir ra­hatlıksa insana ait değil gibi geliyor bana. Ben de senin ka­dar ışıksızım, bilgisizim, vasatiyim... diyebilmek, bu hâli ser­gileyebilmek bana en zoru geliyor. İşin tuhafı öyle de deği­lim, sadece olamamışım, olamıyorum da ama onlardan da hamurlarından da değilim.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Gözlerime yaşlar hücum ediyor, onların her birinden ayrı ayrı utanıyo­rum. Hani bazen insanın başına bir dert, bir tatsızlık gelir. Ama bu neredendir diye düşününce yaktığı bir can, incittiği bir şeyler, sebep olduğu bir kötülük kolaylıkla görür. Sonra bu yaptıklarıma karşılık ben kendime bir şeyler, bir dert, bir ceza verecek olsam evet, en az bu kadar ama en az bu ka­dar verirdim, der. Fazlası olmaz, ama hep bir indirim, hep bir kesinti vardır. İşte ben bu ödemeleri aslında çok seve­rim. Ama hayatımı, bir gece yarısı bütün gözlerden gizlediğimden ayrı, çıplak, önüme kendi boşluğuna bir boşluk ola­rak uzanmış görünce, kendimi yaratıkların arasında yaratıl­mamış duyuyorum.
Sayfa 32·Kitabı okudu