Hakkârili Pertev Bey Divân'ı
10/10
·414 syf.·
2025 33. kitabı
بسم الله الرحمن الرحيم، Es-Selâmün aleyküm, Bugün Hakkârili Pertev Bey ( Pertew Begê Hekkarî)' nin divanını dilim döndüğünce anlatacağım. Ama öncelikle şunu demek istiyorum; daha önce pdf olarak Mellê Cizîrî'nin divanını bulmuştum. Matbu olarak bulur muyum? diye halk kütüphanesine gitmiştim onu ararken birçok kitaba gözüm ilişiyordu içimden "hakkıyla yazılmış ve okunması gereken kaç kitap vardır acaba şu kütüphanede " dedim. Çünkü gerçekten kağıt israfı olarak gördüğüm bir sürü matbu kitap, edebiyattan yoksun nice kitap vardı. Bunları düşünürken raflara göz gezdiyordum. Yabancı dil raflarına baktım gezdim gezdim. İkindi namazından sonra girdiğim kütüphanede akşam olmuştu. Ümidim kırılmıştı artık eve gitme vakti idi. Çıkışa doğru giderken gözlerimle rafları süzüyordum. O anda bir kitabın dış kabı ilgimi çekti yaklaştım elime aldım. Cizîrî'nin divanını ararken hiç duymadığım bir âlimin eserini bulmuştum. Hakkârili Pertev Bey.... Açtım baktım baktım, bir hazineyi ararken başka bir hazineyi bulma mutluluğu ile... Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, şimdi eseri anlatmaya başlayayım.. Öncelikle hayatından ve eserinden bahsedeyim; Asıl adı Mustafa Han bey olan Pertev Bey Hakkari'de doğmuş ve burada yaşamıştır. Adının sonundaki bey sıfatı onun uzun bir dönem Hakkari Beyliği yapmış olmasından geliyor Hicri 1170/ Miladı1756 tarihinde doğmuştur. Hakkari beyleri soyundan gelen Pertew Bey 1825'te vefat etmiştir. Şiirlerinde "ışık, ziya, parlaklık" anlamına gelen Pertew mahlasını kullanmışıtır. Pertew Bey'in aldığı eğitim hakkında ya da onun kimlerden eğitim aldığı konusunda aydınlatıcı bir bilgiye sahip değiliz. Şiirlerinde tasavvuf, tefsir, edebiyat ve hikmet alanında yazılmış ünlü eserlerden bahsetmiş olmasından hareketle onun iyi bir eğitim aldığı ve
Dîvân ∞ DîwanHakkarili Pertev Bey · T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 20192 okunma
Arkeo Atlas / 2025
Puan vermedi·250 syf.·
2025 84. kitabı
Yaşayan geçmişin dergisi alt başlığıyla yıllık olarak yayınlanan derginin bu sayısında, Neolitik Dönem'den Kalkolitik Dönem'e geçiş aşamalarından oluşan bir dizi çalışma, komşu coğrafyalardan örneklerle birlikte sunulmuş. Dergide yeralan konular; ● Dünya Neolitik Kongresi ●Halaf ve Ubeyd Kültürleri Mezopotamyada kentleşmenin şafağı ● Evcilleştirmeden Mülkiyete İnsan - doğa yakınlaşması ● Aşıklı Höyük Kapadokya'da özgür yaşam ● Tarihöncesi Kafkasya ● Yerleşik Yaşama Geçiş İklim değişirken Anadolu ● Ege'nin Karşı Kıyısı Yunanistan prehistoryası ● Geç Kalkolitik Dönem Mezopotamya'da büyük dönüşüm ● İlk İnsanlar Nasıl Beslendi? İhtiyaçtan doğan devrim ● Foto Keşif: Max von Oppenheim
Arkeoloji
ArkeoAtlas - Sayı 2025/01ArkeoAtlas · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 20257 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·160 syf.··
2025 12. kitabı
İnsan hep elde edemediği şeyin acısını ıstırabını çeker mi hep? Bu ıstırap ve istek bir zaman sonra insanın kendini tüketmeye başlar mı acaba? İnsanın tutkusu hissini dizginleyemediği zaman tehlikeli boyutlara çıkmak mecburiyetinde midir hep? Genç Koğci, iki yıl hapis yattıktan sonra Yuğko Kusakado’nun kendisini beklediği İzu Yarımadasının batısındaki İro köyüne geri döner. Olay burada 3 aşıklı bir drama olaya döner ve sonra Genç Koğci Yuğko’ya daha çok yakınlık duymaya başlar. Bu yakınlık Genç Koğci"nin beklemediği olaylara evrilen bu olay karşısında histerik düşüncelere saplanmaya başlar ve tüm olaylar bambaşka bir boyuta bambaşka bir yöne doğru hızlıca ilerlemeye başlar.
Edebiyat
Yaban OynaşmasıYukio Mişima · Can Yayınları · 202461 okunma
Anadolu Arkeolojisinin Dramı.
6/10
·144 syf.··
2024 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 13:28
Kitap Anadolu'nun tarih öncesi dönemleriyle başlıyor ve Hitit, Urartu, Lidya tarihleri ile bölüm bölüm devam ediyor. Açıkçası ne genel bilgilerden farklı bir bilgi içeriyor ne de çok iyi bir tarihsel anlatımı var. Her yerde bulabileceğiniz genel bilgilerden oluşan bir kitap. Kitapta fark ettiğiniz ve sık sık gözünüze sokulan en önemli şeyse; kendi toprağımızın arkeolojik kazılarını hep yabancı arkeologların yaptığı, sonrasında tarihi eserlerin nasıl yabancı ülkelere götürüldüğü. Bunları okurken insan hem üzülüp hem de utanıyor. Aşağıdaki bölümleri kitaptan alıntılayıp yazdım ki eksiği bile var; - Kapadokya'nın doğal çevresi, ilk kez 1712 yılında, 14.Louis'in görevli olarak gönderdiği Paul Lucas tarafından betimlenmiştir. (s.7) - Chales Texier'in 1835'de ziyaret ettiği Aphrodisias'a 20. yüzyılın başında bir Fransız araştırma grubu gönderilir. Paul Gaudin, Osmanlı yetkililerinden bu ören yerinde araştırma yapması için izin ister. 1904 yılında alınan izinle Aphrodisias'ta ilk arkeolojik araştırma başlatılır. (s.8) - İ.Ö. 8 bine tarihlenen Kapadokya Aşıklı Höyük 1963 yılında Pennsylvania Üniversite'sinden E. Gordon tarafın keşfedilmiştir. (s.14) - Batı Çatal Höyük, James Mellaart tarafından 1962'de sondajla araştırılmıştı. (s.31) - 1870 tarihinde keşfedilen Troya'nın kazıları Heinrich Schliemann tarafından yapılmıştır. Schliemann'ın 1873'te bulduğu Troya'ya ait hazineler Atina'ya götürülmüş ve 1881'de Berlin Müzesi'ne armağan etmişti. (s.33-37) - Alman arkeoloji ekibi 21 Temmuz 1986'da, Boğazköy'de Sfenksli Kapı'nın yakınında tunç tabletler keşfetti. (s.60) - 1862 yılında Georges Perrot tarafından keşfedilen Gavurkale'deki ilk kazı çalışmaları 1930'da Hans Henning tarafından geçekleştirilir. (s.83) - Van Gölü kıyısında Tuşba harabelerini 1827 yılında Fransız F. E.
Tarih
Anadolu UygarlıklarıMarc Desti · Dost Kitabevi · 033 okunma
6/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2022 62. kitabı
kitap xv. louis döneminde fransa iktidarında söz sahibi olan madame de prie'nin gözden düşüp kral tarafından herkesi kapısında kuyruğa sokan yetkilerinin alınarak o şatafatlı, bol aşıklı, görkemli hayatından sürgün edilmesini ve sürgün sırasında yaşadıklarını, akli dengesini yitirmesini ve ilgiyi yeniden üzerine çekmek için yaptığı akıl almaz bir planı konu ediyor. zweig'ın marie antoinette biyografisi gibi kapsamlı olmasa da bir zamanlar gerçekten yaşamış olan bu soylu kadının hayatındaki en önemli dönemi anlatan biraz kurgu, biraz gerçek bir eseridir.
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
Kitap XV.Louis döneminde fransa iktidarında söz sahibi olan madame de prie'nin gözden düşüp kral tarafından herkesi kapısında kuyruğa sokan yetkilerinin alınarak o şatafatlı, bol aşıklı, görkemli hayatından sürgün edilmesini ve sürgün sırasında yaşadıklarını, akli dengesini yitirmesini ve ilgiyi yeniden üzerine çekmek için yaptığı akıl almaz bir planı konu ediyor. Kafese kapatılmış vahşi bir hayvan gibi içsel yalnızlığının hapishanesinde dolaşıp duran ve pencereden dışarı bakıp gelmeyen bir şeyi gözleyen bayan de prie. Elbette farklı olan bir şey vardı ve bu da ona acı veriyordu. Bir hiç olduğundan bu yana insanlar ona daha dostça davranıyorlardı; hem sıcak hem de soğuktular. Kadınlar artık ona imrenmiyor, iğneleyici sözler söylemiyorlardı, erkekler de çevresinde pervane olmuyorlardı.Onunla birlikte gülüyorlar, ona iyi bir arkadaşlarıymış gibi davranıyorlardı; ama yalandan seviyormuş numarası yapmıyorlar, yalvarmıyorlar, yağcılık yapmıyorlar, düşman da olmuyorlardı.Bütün bunlar ona güçsüz kaldığını hissettiriyordu.
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma