7/10
·209 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:07
Her hikâyenin bir sonu vardır. Ama bazı sonlar, bir veda olmaktan çok daha fazlasıdır. Son Savaş, yalnızca Narnia Günlükleri'nin son kitabı değil; çocukluğa, masallara ve yıllardır sevdiğimiz bir dünyanın son nefesine tanıklık ettiğimiz bir veda mektubu. C. S. Lewis bu kez okuru yeni bir maceraya değil, Narnia'nın kaderinin belirleneceği son yolculuğa çıkarıyor. Narnia'nın son kralı Tirian'ın hüküm sürdüğü dönemde, kurnaz bir maymun sahte bir Aslan yaratır. Aslan postu giydirilmiş masum bir eşek aracılığıyla halk kandırılır, gerçekler çarpıtılır ve Narnia yavaş yavaş kendi özünü kaybetmeye başlar. Yalanlar büyüdükçe dost düşmana, gerçek sahteliğe karışır ve sonunda Narnia tarihinin son savaşı kaçınılmaz hâle gelir. Fakat bu kitap aslında bir savaşı anlatmıyor. Bir dünyanın sonunu anlatıyor. Daha da önemlisi... Gerçeğin unutulmasını anlatıyor. Lewis bu romanda serinin önceki kitaplarından çok daha karanlık bir atmosfer kuruyor. Çünkü artık mesele yalnızca iyilerle kötülerin mücadelesi değil. İnsanların doğru ile yanlışı ayırt edemediği, yalanın gerçek gibi kabul edildiği bir dönemde yaşanan çöküşü izliyoruz. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey Tirian'ın umutsuzluğuydu. Kaybettiğini bile bile savaşmaya devam etmesi... Sonucun değişmeyeceğini bilse de doğru olanın yanında durması... Belki de gerçek cesaret tam olarak budur. Kazanacağından emin olduğunda savaşmak değil. Kaybedeceğini bildiğinde de vazgeçmemek.
Edebiyat
Son SavaşC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,318 okunma
İyi ki okudum dediğim bir dost: Don Quijote
8/10
·910 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:53
Bazı kitaplar vardır; sadece bir hikaye anlatmakla kalmaz, insanın kendi içine dönüp bakmasını, kalbinde sakladığı o hem güçlü hem de kırılgan yerleri fark etmesini sağlarlar... Don Quijote (Don Kişot), ilk bakışta şövalye romanlarının bir yergisi gibi görünse de, sayfalarda ilerledikçe insan ruhunun en saf, en idealist ve belki de en yalnız yanıyla karşılaştırıyor bizi. Alonso Quijano, okuduğu hikayelerin büyüsüne kapılıp zırhını kuşandığında, aslında modern dünyanın o katı, rasyonel ve tekdüze gerçekliğine karşı ilan edilmemiş bir savaş başlatır. Onun yel değirmenlerini devasa devler olarak görmesi bir akıl tutulması değildir... Dünyayı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi görme arzusudur. Bu yönüyle Don Kişot, edebiyat tarihinin en samimi seyyahıdır. Klasik eserleri okumayı, onların o kendine has dünyasında kaybolmayı hep çok sevmişimdir. Klasik eserlerin zamana meydan okuyan bu güzelliği de hayatın o katı dürüstlüğüne ve kalbimizin görünmez yaralarına zarafetle dokunabilmelerinden geliyor aslında. Yüzyıllar geçse de değişmeyen sancılarımızı ve hayallerimizi bir ayna gibi bize yansıttıkları için her dönemde taze kalmışlardır. Romanı asıl zamansız kılan unsur ise şüphesiz ki Don Kişot ile sadık yoldaşı Sancho Panza arasındaki o muhteşem tezat ve bu tezattan doğan sıcak dostluktur. Biri başı bulutlarda gezen, ruhunu tamamen asil duygulara, aşka ve adalete adamış bir hayalperest; diğeri ise gözü toprakta, akl-ı selimi ve dünyanın tüm çıplak gerçekliğini temsil eden bir halk adamıdır. Cervantes bu iki karakteri yan yana yürütürken bize adeta şunu fısıldar: İnsan, ne sadece gökyüzüne bakarak yaşayabilir ne de sadece ayağını bastığı toprağın sınırlarına sıkışıp kalarak... Hayat, bu iki uç arasındaki o ince çizgide, yani Don Kişot’un delice cesareti ile Sancho’nun
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
Reklam
9/10
·200 syf.·
2026 17. kitabı
Bazı kitaplar tam zamanında çıkar karşınıza. Allah De Ötesini Bırak - 2 de benim için öyle bir kitap oldu. Okurken birçok yerde durup düşündüm, kendimi sorguladım. Uğur Koşar ’ın samimi anlatımı ve verdiği hikâyeler kitabın etkisini artırıyor. Özellikle insanın dünya telaşına kapılıp asıl önemli olanı unutmasını anlatan bölümler beni oldukça etkiledi. Kitap boyunca verilen mesajlar nasihat verir gibi değil de, bir dost sohbeti içindeymişsiniz gibi aktarılıyor. Bu yüzden okurken sıkılmadım, aksine her bölümde kendime dair bir şeyler buldum. Bazı hikâyeler kısa olmasına rağmen uzun uzun düşündürdü. Manevi yönü güçlü, insana huzur veren ve bakış açısını tazeleyen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ben severek okudum; kalbine dokunacak, düşündürecek bir kitap arayanlara tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Allah De Ötesini Bırak - 2Uğur Koşar · Destek Yayınları · 20152,728 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 71. kitabı
KANLI KANATLAR . Star Koleji'nde o gün mezuniyet günüydü. O gün için masal konsepti şeklinde hazırlanmış mekana, kıyafetleri ile eşlik etmişti mezun olacak öğrenciler. Kimi aileler tüm gücünü kullanarak uzun kuyruğa girmek istemiyor, kimisi de heyecan içinde güvenlikten geçiyordu. Çocuklar sahneye çıkmış keplerini fırlatmaya hazırlanırken olanlar olmuş, günlerdir sağlanan tüm güvenliğe rağmen feci son yaşanmıştı... Aslan, Doruk ve Korkut. Özel güvenlik birliği Asil'de görevli ve yakın dost olan gençler. Tanışmaları, birlikte çalışmaya başlamaları bir düğünün_ Doruk'un kuzeni Osman'ın_ kana bulanmasıyla olsa da bu birliktelik güçlü bir bağ ile bağlıydı. Ve Damla! Her birinin yaşamlarına uzanan zor, kabullenilmeyen, travmanın dibini yaşamış bir anne! Öyle ki, kendi yaşadıklarından ders çıkarıp üç evlada örnek olmak istemiş fakat atlatamadığı geçmişi buna izin vermemiştir. #ayşeerbulak kaleminden ilk okumam #kanlıkanatlar . Polisiye kategorisinde olsa da bence psikolojik özellikleri daha ağır basıyor. Belli yerden itibaren olayın zanlısını tahmin ettim evet ama sebeplerini okumak farklı bir aydınlatma yaşattı. Çocukluk deyip geçmemek, bir çocuğun verdiği tepkileri takip etmek ve belki de anne_baba olarak tüm sabrımız ve sevgimizle çocuğumuzun yanında olduğumuzu hissettirmek en önemlisi. Bir anne olarak yüreğim acısa da severek okuduğum bir kitap oldu. @burcununseckileri ile birlikte okuduk. Keyifle nicelerine olsun. . .
Kanlı KanatlarAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 018 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:54
Sherlock Holmes kitapları "Gözlemlemek ile görmek arasındaki o ince ama devasa farkı dünyaya öğreten bir başyapıt." demek abartı sayılmaz bence. Bitmesin diye ağırdan aldığım bir kitaptı. Ve bu kitabın yazarı, kendi yarattığı karakterin gölgesinde kalmış. Kitap, okuyucuyu kendine bağlıyor. Holmes’un soğuk, rasyonel, analitik ve bazen kibirli yapısı ile Watson’ın insani, sıcak ve sadık duruşu olayların çözümündeki denge unsurunun asıl sebebidir. Watson'ın, Sherlock'un bir olay üzerindeki çalışmasını titizlikle incelerken aynı zamanda bir dost olarak Sherlock'a gerekli sessiz ortamı sağlaması da ona olan hayranlığımı arttırdı. Watson, harika bir dost ve yardımcı. Kitabı okurken çoğu zaman kendinizi, dönemin Londra'sının o soğuk, gizemli, gaz lambası ışığı altındaki sokaklarında ve olayların yaşandığı gizemli, kasvetli, rutubetli ortamların havasını solurken buluyorsunuz. Hikayelerin büyük bir kısmı benzer bir şablonu oluşturuyor aslında. Bunlar: *Baker Sokağı 221B'de kahvaltı ve tütün dumanı. *​Çaresiz bir müvekkilin gelişi ve olağanüstü, görünüşte imkansız bir olay anlatması. *​Holmes'un sadece müvekkilin kıyafetine bakarak hayat hikayesini çözmesi. *​Londra sokaklarında veya İngiliz taşrasında yapılan araştırmalar. *​Ve finalde gelen, her şeyin arkasındaki o "basit" mantık. Bu benzer şablona rağmen kitapta merak duygusu asla körelmez çünkü Sherlock her zaman şaşırtmayı beceriyor.
İnceleme
Sherlock Holmes - Akıl Oyunlarının GölgesindeArthur Conan Doyle · Martı Yayınları · 202015bin okunma
Kendi Büyüklüğünün Altında Kalan Kitap
8/10
·1026 syf.··
2026 3. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:03
Çok değerli hocamın tavsiyesiyle kendisi bayılıyor gerçekten uzun zaman sonra korktuğum bu kitabı elime alıp okudum. Edebiyatın tarihinin en büyüklerinden biri olmasıyla beraber aynı zamanda sinema ve genel olarak tüm eğlence ürünlerinde çok büyük ağırlığı olan bir “franchise” LOTR. Yani biraz o meşhur “ağır taştır” durumu söz konusu. Filmlere dokunmadım her zaman çünkü ben sinema değil kitap sevdalısıyım ve kitabın çok daha iyi olacağını az daha tahmin edebiliyordum. Açıkçası geçmişte bundan başım yandı tma hatırlamıyorum ama bir kitapta bay üzmüşlerdi değişikliklerle beni Harry Potter’da da aynı durumu yaşadıktan sonra ben yönetmenin değil yazarın vizyonunu görmek istiyorum deyip bu kuralı kendime koydum. Peki ne oldu? Ben fantastik seven bir insanım. Kendimi hep böyle düşündüm. Bu tuzağa düşme sebebim ise Skyrim oyunuydu. SKyrim benim favori oyunum her zaman parmakla işaret edeceğim oyundur. Öyle herkese oynayın demem ama keyifli vakit geçirmemi garanti edebilecek bir oyun olduğunu düşünürüm her zaman. Defalarca oynasam da sıkılmam bıkmam. 3-4 kere bitirdim ve hepsi 100 saate yakındır muhtemelen. Bu da açık ara onu en çok oynadığım oyun yapıyor. Skyrim’in uçsuz bucaksız topraklarını büyülerini dağlarını bayırlarını kılıç savaşlarını şövalyelerini hikayelerini her şeyini çok severim. Benim için en ev gibi hissettiren oyundur. Açıp içinde kitap okurum bıraksanız o kadar sarar beni. Peki Skyrim’de bu kadar hoşuma giden şey ne? Muhtemelen çok sandbox bir oyun olması. Oynadığım ilk lineer olmayan bir oyun ve her köşesinin de dolu olması hakkını vermesi. Her yeni bir yerde bir hikaye ile karşılaşmak ve bunları yaşamak. Ama ben her zaman fantastik dünyayı ve özellikle büyüleri çok sevdiğimi düşündüm. Büyüleri hala çok seviyorum. Gerçekliği, fiziği doğanın kurallarını
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
Reklam
Reklam