Rıhtımdan ayrılıyor son gemi Ardında köpük köpük dalgalar bırakarak Sana benziyorlar etrafinda uçuşuyor bulut beyazı martılar Yalnızlığa bırakırken beni seni kucaklıyor kalabalıklar Susalım sonsuza dek şimdi Ağır bir aşk cinayeti sır ikimize Kara kaplıya yazacak ilahi kalem Aşk bitti iki suçlu var iki ayrı ifade
Ne yaptın sen bu adama Muazzez!
Ayrıldıktan sonra, geçmiş zaman âşıkları gibi seni kalbime gömdüm Muazzez. Altında yatır olan araziden farkı yok şimdi. Yeni bir aşk inşa edemiyoruz; tam başlayacak oluyoruz, senin yattığın yere denk geliyor, dozerler çalışmıyor, kepçeler kırılıyor, gelen korkup kaçıyor. Olmadı, çok denedim. Ruhumda bir şehir efsanesine dönüştün resmen. Utanmasam, arada bir görünüyor diyeceğim. Bütün kadınların arkasından beyaz elbisen ve ifadesiz gözlerinle sen çıkıyorsun sanki. Orada değilsin biliyorum ama ne zaman bir kadına sarılacak olsam, orada, gittiğin kapının eşiğinde durup dik dik suratıma bakıyorsun. Tövbe deyip çekiyorum elimi kadının üzerinden. Tövbeyi duyan, tekmeyi basıp kaçıyor Muazzez.
Sayfa 64
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Düşülesii
“Sen gözümün içine bak,senin güzelliğin orda.”
1000Kitap
eğer insan kendini sürekli yeniden icat edebiliyorsa, utanç ya da acı veren parçalarını kesip atabiliyorsa, bir başkasını gerçekten tanımak nasıl mümkün olabilirdi? İnsanlar yalnızca başkalarıyla temas edene kadar süren bir yanılsamayı mı sürdürüyorlardı? öyleyse insanlar nihayetinde bir yalanlar silsilesinden mi ibaretti? bu doğruysa, o zaman hangi geçmişi yaşadığımız, hangi sevgiyi paylaştığınız ne fark ederdi? o merdiven artık yoktu; tahtalar yeniden dizilmişti ve tanıdığınızı sandığınız ruh baştan yaratılmış bir kurmacadan ibaretti. belki de bu yüzden, âşık olmaya başladığınız birinin gözlerinin içine bakmak, her uyanık ânınızı birlikte geçirmek, nefes alışını kendi nefesiniz kadar tanıdık bulmak ama yine de onu hiç tanımıyormuş gibi bakakalmak son derece mümkün, hatta yaygın bile sayılabilirdi.
Alıntı