Kavuşamayan Aşıklar Kitap Yorumu
8/10
Hızlıca okuyup bitirdiğim bir kitap ile geldim: Kavuşamayan Âşıklar. Kitap ilk sayfalarından itibaren öyle bir içine çekti ki beni bitirmek istemedim, bir yandan da elimden bırakamadım. Oldukça ince ve bir çırpıda bitebilecek kadar az sayfaya sahip bir kitaptı. Açıkçası tek kötü yanı bu kadar çabuk bitmesiydi bence, puan kırmamın sebebi de bu oldu. Kurgu ve kurgunun çıkış noktası çok ilgi çekici diye düşünüyorum, gayet güzel başladı. Noah karakterinin bu kadar green flag olmasını dürüst olmak gerekirse hiç beklemiyordum, ortalama bir erkek karakter olduğunu düşünmüştüm, beni fena yanılttı. Olaylar açısından da bence oldukça sürükleyici ilerledi ama çok hızlı gerçekleşti her şey. 400-500 sayfa dahi olsa seve seve okurdum, okuduğum süre boyunca tek düşünebildiğim bu oldu. Keşke daha uzun olsaymış da karakterleri iyice tanıyabilseymişiz, doya doya okuyabilseymişiz, karakter gelişimlerini görebilseymişiz benzeri düşünceler geçti durdu kafamdan. Tekrardan aynı şeyi söyleyeceğim, tek kötü yanı çok kısa olmasıydı. Bu kitabı okumak yazarın Işıklar Söndüğünde kitabına olan merakımı da arttırdı ayrıca, mümkün olan en kısa zamanda o kitabı da okumak istiyorum kesinlikle. Kitabın kesinlikle +18 olduğunu söylemek isterim. Arka kapakta da yetişkin okurlar içindir uyarısı var, bu nedenle herkese uygun bir kitap değil. Hızlıca okuyup bitirmelik, fazla sıkmayacak, çok düşündürmeyecek bir kitap arayışında olan yetişkin bir okur iseniz ve bu tarz kitapları da seviyorsanız/ seveceğinizi düşünüyorsanız önerebileceğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Kavuşamayan AşıklarNavessa Allen · İndigo Kitap · 2026128 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 03:57
Kitabı çok çok beğendiğimi öncelik olarak söylemek istiyorum. Kitaptaki o mitolojik havayı aldım ve hissettim diyebilirim. Bu konuda çok ümitli değildim ama yazar beni gerçekten şaşırttı. Kitabın güzel de bir havası vardı. Gerçi sadece güzel demek çok sönük kalacak ama en genel tabiri de bu sanırım. Çok beğendim. İkinci kitabına hemen başlamak istiyorummmm
Duygu ve Düşünce
Ölü Tanrı'nın ŞarkısıDilara Özçelik · Ren Kitap · 2023968 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 03:37
Bugün sizlere @seydabozkurtofficial kaleminden #külce adında güzel bir şiir kitabıyla geldim yazardan okuduğum üçüncü kitap diyerek havamı atıyorum ve kitabımızı tanıtmaya geçiyorum . Şiirlerinde aşk, ayrılık, terk edilme, yalnızlık ve kadın temalarını işleyen yazarımız bir yandan şiirleriyle bizleri buluştururken aynı zamanda anlamlı ve güzel sözlerle bizleri dinlendiriyor. . Tek solukta biten abartısız , sade ama bir o kadar özenli mısralar. . Kısa sürede biten ancak uzunca düşündürecek bazı mısralar. . Ben kahvemi yudumlarken okudum, sizler okudunuz mu? Okuduysanız sevdiniz mi? . Şeyda hanımcım kaleminize sağlık, nice güzel kitaplarınızda görüşmek dileğiyle. Okuyucunuz bol olsun ️ . . . #heryazardanbitutam @seydabozkurtofficial #paranayayınları @paranayayinlari
KülceŞeyda Bozkurt · Parana Yayınları · 202616 okunma
Söndürülemeyen aşk
Puan vermedi·107 syf.·
2026 50. kitabı
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise zihnin içine uzun bir monolog bırakır. Ateşler ikinci gruba ait. Bu kitabı okurken bir olay örgüsünün peşinden gitmiyorsunuz; aşkın, tutkunun, kıskançlığın, terk edilmenin ve insanın kendi içinde büyüttüğü yıkımın peşinden sürükleniyorsunuz. Mitolojik karakterler yalnızca birer araç. Asıl anlatılan, yüzyıllar geçse de değişmeyen insan ruhu. Kitabın en güçlü yanı dili. Cümleler yer yer şiire yaklaşacak kadar yoğun, ama bunu gösteriş için yapmıyor. Özellikle aşkın insanı özgürleştirmekten çok nasıl esir aldığını anlatırken kullandığı imgeler gerçekten etkileyici. Mitolojik öyküleri bugünün duygularıyla yeniden kurması da kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Okurken bir anda Akhilleus'u ya da Phaedra'yı değil, kendinizi okumaya başladığınızı hissediyorsunuz. Beni en çok etkileyen taraflarından biri de aşkı romantikleştirmek yerine, insanı yavaş yavaş tüketen bir saplantı olarak ele alması oldu. Sevginin içinde kibri, arzuyu, sahip olma isteğini ve yalnızlığı aynı anda gösterebilmesi, kitabın yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncel kalmasını sağlıyor. Buna rağmen kitap kusursuz değil. En büyük sorunu, dilinin zaman zaman kendi ağırlığının altında ezilmesi. Bazı bölümlerde anlamdan çok üslup öne çıkıyor ve aynı duygunun farklı benzetmelerle tekrar tekrar işlendiği hissi oluşuyor. Bu da okuma temposunu düşürüyor. Bir noktadan sonra kitap sizi ilerletmek yerine aynı düşüncenin çevresinde dolaştırmaya başlıyor. Mitolojiye uzak okurlar için de yer yer mesafe oluşturan bir eser. Karakterleri tanımak şart olmasa da, göndermelerin tamamını yakalayamamak bazı bölümlerin etkisini azaltabiliyor. Ayrıca olaylardan çok iç konuşmaların ağırlıkta olması, hareketli bir anlatı bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Sonuç olarak Ateşler, herkese
1000Kitap
AteşlerMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 1974294 okunma
3/10
·280 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Kusursuzca Kusurlu serisinin 4. kitabı Harabe Sırlar’ı da bitirdim ama açıkçası bu sefer biraz zorlandım. İlk üç kitapta seriye alışmıştım. Bu tür normalde çok okuduğum bir tür olmasa da kitapların hızlı akmasını, kısa sürede bitmesini ve kendini okutmasını sevmiştim. Hatta bazı eksiklerine rağmen seriye devam etme isteğim vardı. Ama Harabe Sırlar’da o akıcılık bile beni tam anlamıyla kurtaramadı. Bir ara kitabı yarıda bırakmayı gerçekten düşündüm. Sonra “madem seriye başladım, bari bitireyim” diyerek devam ettim. Yani bu kitap benim için keyifle akan bir okuma değil, daha çok kendimi zorlayarak tamamladığım bir kitap oldu. Kitap Isabella ve Luca’nın hikayesi üzerine kurulu. Yine mafyatik romantik drama türündeyiz. Anlaşmalı evlilik, yaş farkı, sahiplenici erkek karakter ve hafıza kaybı gibi türün belirgin dinamikleri var. Fakat bu sefer bu dinamiklerin işlenişi bana çok ikna edici gelmedi. En başta yaş farkı beni rahatsız etti. Yaş farkı teması tek başına benim için her zaman sorun değil; doğru işlendiğinde okuyabilirim. Ama burada Isabella’nın çok genç oluşunun sürekli hissettirilmesi ve Luca’nın da bunun farkında olup yine de kendi içinde gelgitler yaşaması beni hikayeden kopardı. Bir noktadan sonra romantik gerilimden çok rahatsız edici bir dengesizlik okuyormuşum gibi hissettim. Isabella’ya da tam bağlanamadım. Daha güçlü, daha akılda kalıcı yazılabilecek bir karakterken bence çoğu yerde fazla tek yönlü kaldı. Luca’ya karşı tavrı, kendini kanıtlama çabası ve ilişkinin ilerleyişi bana yer yer çok acele ve zorlama geldi. Luca tarafında da aynı sorun vardı. Bir yandan mesafe koymaya çalışan, bir yandan da çok hızlı şekilde başka bir noktaya savrulan bir karakter okumak beni ikna etmedi. Serinin kitapları zaten hızlı ilerliyor ama bu kitapta bu hız bana avantaj
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,524 okunma
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2026 127. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
"KIRILAN SESSİZLİK" ​"Düşmanlarımız ne kadar sert vururlarsa vursunlar asla bizleri yıkamazlar, yenebilirler ama yıkılmayız, umudumuz, hayallerimiz ve inançlarımız hâlâ var olurlar fakat en yakınlarımızın en ufak darbesi umudumuzu, hayallerimizi ve inancımızı yerle yeksan edebilir." Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünen bir aile… İçeride ise yıllardır sustukça büyüyen sırlar, konuşulmayan gerçekler, suskunluklar ve en sonunda dayanılmaz hale gelen sessizliğin çatırdaması… Sıradan bir aile hikâyesi gibi başlasa da yazar, bir ailenin içten içe nasıl çürüdüğünü, sessizliğin bir aileyi nasıl yabancılaştırdığını gözler önüne seriyor. Bizi gerilim dolu bir labirentin içine sürüklüyor. Halim, kendi halinde bir elektronik mühendisi. Hayatı seven, insanlara güvenen, sıradan bir hayatın peşinde. En yakın arkadaşı Ferdi ise onun “can kardeşi”. Birlikte büyümüş, birlikte hayaller kurmuş, birlikte büyümüş iki çocukluk arkadaşı. İş hayatına atılmalarıyla birlikte görüşme sıklıkları azalır. Ama dostlukları devam eder. Bir gün Emirgan Korusu’nda buluşurlar. Eski günleri yâd eder, kahkahalar atar, belki de “Ne çabuk büyüdük” derler. Ferdi yeni bir projeden bahseder. Kısa bir Mısır gezisinden sonra hayata geçireceği planları anlatır. Bu buluşma, Halim’in hayatının son “güvenli” günlerinden biridir. Çünkü Ferdi’nin yola çıktığı gün, Halim’in karşı komşuları aniden ölür. Ve Ferdi, bir daha geri dönmez. Ferdi’nin dönmeyişi, Halim’in dünyasında ilk sarsıntıyı yaratır. Komşularının ölümü ise ikinci büyük şoktur. Halim, iki olay arasında bağlantı olup olmadığını merak etmeye başlar. Araştırdıkça, öğrendikçe, gerçeğe yaklaştıkça… İnsanlara olan güveni birer birer dökülür. Dostluk dediğin neydi ki? İnsan dediğin neydi ki? Peki ya güvendiğin her şeyin yalan olduğunu öğrensen, geriye
Edebiyat
Kırılan SessizlikHakan Yüksek · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202628 okunma