Aşk acaba bu mudur? Çiçekler bana güzel görünüyor! Aklıma şiir parçaları, beyitler, mısralar geliyor! Çocukluktan ezberimde kalmış bir şarkıdan yahut türküden bir mısra, saçma bir şey, ama bence yanık, dokunaklı, anlatılmamış, anlatılamaz duyguların bir ifadesi...
Sayfa 200
Alıntı
Mânâ Âleminden Cisim Âlemine
Sanki eskiden beri adını biliyordum onun. Gözlerinin ışıltısı, rengi, kokusu, hareketleri, her şeyi bana o kadar tanıdık geliyordu ki sanki ruhum önceki hayatımda, mânâ âleminden cisim âlemine geçerken onun ruhuyla komşu olmuştu. İkimiz de aynı özden, aynı maddeden yaratılmıştık ve işte bu yüzden birbirimize kavuşmamız gerekiyordu. Bu hayatta da ona yakın olmalıydım.
Sayfa 19 - Kırmızı Kedi·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşk gelince cümle eksikler biter Gül gülistan olur virâne Samanlık seyran kabul. Halü keyfiyet bu merkezdeyken Sevmek bu dünyayı çerden çöpten Sevmek bir zerresin ziyan etmeden Sevmek durup dinlenmeden sevmek Mümkün müdür ey dost mümkün müdür?
Ve o, yaşlı gözlerle sizden bir dans rica edecektir; bizzat kendim bir şarkı söylemek isterim onun dansı için: Bir dans ve alay şarkısı söylemek isterim Ağırlığın Ruhuna, benim en yüce ve kudretli iblisime, ki siz ona 'Dünyanın Efendisi' dersiniz." Ve işte Zerdüşt'ün, Cupido ile kız birlikte dans ettiklerinde söylediği şarkı şu: Ey hayat, geçenlerde, gözlerinin içine baktım! Dipsiz bir derinliğe daldım gibi geldi bana.172 - Ama sen altın bir oltayla çekip çıkardın beni; anlaşılmaz derinlik olarak adlandırdığım için seni, alay ederek güldün bana. "Böyle olur balıkların konuşması," diyordun, " onlar esasını anlamadıkları anlaşılmazdır: erdemi olmayan: için Ama ben değişkenim sadece ve vahşi ve her şeyimle bir dişiyim, Siz erkekler için ben 'derin', 'sadık', 'ebedi' yahut 'esrarlı' olarak adlandırılsam da. Hal böyleyken siz erkekler bize daima kendi erdemlerinizi hedi- ye edersiniz-ah, siz erdemliler!" 172 Zerdüşt'ün şeytana, Ağırlığın Ruhuna inat söylediği şarkı şöyle başlar: "Ey hayat, geçenlerde, gözlerinin içine baktım!" Evet, hayatın gözlerinin içine bakar ve orada idraki gayrikabil metafizik derinlikler görür Zerdüşt; çünkü hayat güvenilmezdir, mütemadiyen değişir, vahşidir, vefasız ve sadakatsiz bir kadın gibidir. Hayat, Zerdüşt'e karşı sadakatsiz bir kadın gibi davranmakla, diğer kıskanç sevgiliyi yani on- daki vahşi bilgeliği uyandırmış olur. Ve "vahşi bilgelik" şöyle der Zerdüşt'e: "Sen istiyorsun, arzu duyuyorsun, seviyorsun, bu yüzden övüyorsun hayatı!" Hakikat şu ki Zerdüşt'ün gerçek sevgilisi hayattır ve hayattan nefret etse de hayata kızsa da içerlese de bu duyuş ve ihtiras, hayat tutkusu, onun âşıkla ilişkisinin ne kadar kişisel, ne kadar subjektif olduğunun ispatıdır. Çünkü insan, aldırış etmeyenden, ilgisizden nefret etmez; nefret çoğu zaman karşılık
Sayfa 200·Kitabı okuyor
"Acısı bile insanı mutlu eden tatlı bir yaraydı aşk ve ben bu yarayı aldığım için mutluydum."
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen șeyi degil.. Friedrich Nietzsche
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Alıntı