Eğer yeryüzündeki bütün elleri bir masanın üzerine koysalar, elini bulabilirdim onların içinden.
Eve döndüm. Korkunç bir kederle annemin göğsüne atıldım. Kollarımla onu sıkı sıkı sardım, öptüm ve hıçkıra hıçkıra ağladım, ürkerek sokuldum ona sanki son dostumu kollarımda korumak ve onu ölüme teslim etmemek ister gibi... Ama ölüm çoktan çökmüştü zavallı annemin üzerine! “
Reklam
Şeytan dedi ki: Eyüp'ün aşk ve şevkinin devamı daim refah üzere olmasındandır. Eğer sahip olduğu bütün nimetler elinden gidip dert ve minnet ateşine düşerse aşk ve muhabbet binası yıkılıp viran olur. Bunun üzerine cenab-ı hak cibril hazretlerini gönderip, Ey Eyüp! Bunca müddettir zevki sefa sarayı'nda hüküm sürüyorsun, dünya nimetlerinin kemaliyle şadu Handan oluyorsun. Bundan sonra dert ve minnet çöllerine düşmek gerektir. Buyurdu. Hz Eyüp, dostunun bu haberinden asla üzüntü duymadı. Hatta: GER BENDE MİNUVÂZİ VU GER BENDE MİKEŞİ ZECR U NEVÂHT HER Çİ KUNİ RE'Y RE'Y İ TUST İster kuluna iltifat et, ister zulmet, her ne tercih edersen et, tercih senin
O mate çayını demlerken ben yatağa yayılmış sonsuza dek kaybettiğim seni düşünüyorum. İşin zor kısmı günbegün nasıl daha da battığımı sana açıklamak. Yıllar geçtikçe hayatımın üzerine ağır bir atalet ve kanıksama tabakası çöküyor. En aşağılık tavır ve en iğrenç durum bana doğal ve kabul edilebilir görünüyor. İçinde onca sefer uyuduğum zindanların duvarlarını hatırlamak için tuhaflık duygusuna ihtiyacım var.
Sayfa 42·Kitabı okudu
“Çok sevdiğin birini kendinden uzaklaştırmanın en kestirme yolu önce üzerine gitmek,sonra da bol bol sitem etmek.”
Sayfa 180·Kitabı okudu
Çocukluk Aşkı
Onunla evlenip uzaklara gitsek, ağaçların arasında, kırlarda yaşasak ve hiç büyümesek, gözümüz hiç açılmasa, hep çocuk kalsak, güneşin altında, çiçeklerle kaplı çayırlarda boş boş, el ele dolaşsak, geceleri başımızı, tatlı bir saflık ve huzur içinde yosunların üzerine koysak, sonra da öldüğümüzde bizi kuşlar gömse ne kadar mutlu olurduk!
Sayfa 185 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam