Gaydırı Gubbak Cemile
Puan vermedi·76 syf.··
2026 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:37
Tam Müge Anlı’ya konu olacak bir kitap. Daha doğrusu kitap Müge Anlı’ya konu olmuş sanırım ayda bir iki kere böyle hikayeler dönüyor :))) Evli, kocası askerde bir kadın ve köyün tüm erkekleri askerde olduğu için erkeklerin işini de yapan kadınlardan biri. Bir de kaynı var, Yengesi Cemile’ ye hayran. “O senin Yengen” Aha bir konu daha çıktı dizisi yapılsın :))) Kocası tarafından sevilmediğini düşünen bir kadının aşkı bulduğu anda ona dayatılan tüm sorumluluk ve görevleri bir kalemde siler ve sevdiği adamın elinden tutup köyden çıkar gider. Hevesini aldığı anda başkasına gidebilecek bir karakter bence. Hoppidik zippidik :))))
CemileCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202144,6bin okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Debbie Macomber gene döktürmüş, müthiş bir kitaptı, çok beğendim, mutlaka okumanızı tavsiye ederim... Savaşta ikizi olan ve ailesinden son kalan üyeyi, Hunter'ı kaybeden Hope Oceanside'da bir okula öğretmen olarak atanır. İlk başta sakin bir okyanus kasabası olduğundan yeni yeni arkadaşlıklar kurar ve okulunda da öğrencileri tarafından sevilen bir öğretmen olarak göze girer. Bu esnada Afganistan'daki savaşta gazi olan ve bir sürü arkadaşının hayatını kaybettiği gazi Cade, sinirlerine hakim olamaz ve sürekli olaylar çıkarır, bir olay sonrasında mahkemeye çıkarılır ve yargıç ayağının aksadığını fark edip nedenini sorar. Savaşta arkadaşlarım hayatını kaybetti bende de böyle bir topallama kaldı der Cade. Yargıç savaştan dönen oğlunun savaş sonrası yaşadığı bunalım ve sonrasında intihar etmesi üzerine askerlere karşı özel ilgisi olduğundan Cade'in cezasını kaldırır ve onu 365 gün boyunca topluma yararlı bir hizmet etmesi ve fizyoterapist eşliğinde tedavisine devam etmesini söyler. Cade ile Hope'un yolları da Oceanside'da kesişir ve Cade kendine tamircide bir iş bulur ve toplum yararına görev olarak sokak hayvanlarına bakıcılık görevini üstlenir. Hope da bir gün kafede tanıştığı arkadaşı ve barınakta çalışan komşusunun tavsiyesi ile başka arkadaşı olmadığından hayvanlara yardımcı olması istenir. Bu ikili barınakta Gölge adında bir köpeğin bakımını üstlenir ve onu Hope sahiplenir. Cade fizyoterapist tedavisine devam etmekte ve aynı zamanda gazilerin katıldığı bir seminerde Harry adında danışman eşliğinde korkularını yenmektedir. Hope'un öğretmeni olduğu okulda da Callie adında çok güzel bir dansçı kız ve kardeşi Ben ile okul takımının kaptanı Scott ve bilgisayar becerisi yüksek Spencer vardır. Spencer Callie'ye ilgi duyar fakat Callie Scott ile birliktedir, fakat Callie
Hayata Dair
Güzel Günlerin HabercisiDebbie Macomber · Epsilon Yayınları · 2023223 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İleride mutlu günler bekliyor bizi...
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 02:13
Aslında öğretmen bile olmayan bir öğretmenin, "Düyşen'in" hikayesi... Öğrenmek güzeldir, okumak eğlenceli, keyifli ve haz verici bir eylemdir. Ancak öğretmek, anlatmak, eğitmek bir yetenek ve arzu işidir! Düyşen tam olarak bu azim ve arzuyu taşıyor. Tam donanıma, dolu bir eğitime sahip olmamasına rağmen bu görevi severek üstleniyor. Askerde öğrendiği ne varsa, köydeki çocuklara öğretmeyi amaçlıyor. Dönemin parti kolları üyesi olan Düyşen'in öğretmenlik hikayesi oldukça dokunaklı. Hikayemizi de Düyşen'in, gözlerinde bir parıltı gördüğü, çok başarılı olacağına inandığı öğrencisi "Altınay'ın" gözüyle izleyip okuyoruz. Sovyet Rejimi iyi çalışır, gençlik kollarında her okuma yazma bilen kişi görevlendirilir, kullanılır amaç halkı kalkındırmak, uyandırmak Lenin'e bağlamak. Parti Gençlik Kollarından aldığı görevlendirme ile Düyşen de bir köydeki çocuklara okuma yazma öğretmeye gider. Bu arada adam tam bir Lenin hayranıdır. Ona olan saygısını, sevgisini kitabın çoğu yerinde görmek mümkün. Adamın fotoğrafına bile gözleri dolarak gururla bakan bir adam Düyşen. Öğrencilerini de bu minvalde eğitmeyi kafaya koymuş. Gel gelelim eğitim vermek istediği köydeki halk; ne eğitimi önemser, ne okuma yazmayı, ne de Düyşen'i... "Okumak bizim gibi halkın değil, bizi yöneteceklerin işine yarar. Öyleyse fazla kafa ağrıtma!" (s.21) Düyşen köylüden beklediği desteği göremez. Yinede pes etmez çünkü tam bir görev adamıdır. Derme çatma bir damı sınıf haline sokar. Zor bela okul yapar. Eğitime başlar, kapı kapı dolaşıp köyden öğrenci topar... Çocukları okula götürebilmek için dereden karşıya taşır... Onca çile çeker... Ne için? Daha iyi bir gelecek için! Düyşen'in karakteri çok hoşuma gitti. İdealist, kararlı, gözü pek, cesur ve temiz kalpli birisi. Okurken karakterle bağ
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202110,7bin okunma
Güzel Bir Fikrin Aceleye Gelmiş Hâli
7/10
·192 syf.·
2026 64. kitabı
Selam. Bu gün beraber "Ne acelen vardı be Livaneli?" diye düşünüyoruz.. Livaneli hakkında en sevdiğim şeylerden biri, bu ülkenin üstü örtülmüş hafızasını edebiyatın içine taşıması. Kitaplarında sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda bize unutmaya ne kadar meyilli bir toplum olduğumuzu da hatırlatıyor. Çok yakın geçmişte yaşanmış olayların bile sanki hiç yaşanmamış gibi sessizce ortadan kaybolabilmesi korkutucu. Belki bu biraz hayatta kalma içgüdüsü, biraz adaptasyon. İnsan zihni bazen devam edebilmek için unutuyor. Ama unutulan her şeyin geri dönme ihtimali de var. Livaneli’nin cesur bulduğum yanı tam olarak burada başlıyor: Rahatsız edici şeyleri konuşmaktan çekinmiyor. Bu yüzden Bekle Beni’yi okurken aslında çok seveceğimi düşünmüştüm. Ana fikri güçlüydü, arka planı güçlüydü, anlattığı dönem çok ağır ve çok önemliydi. Ama ne yazık ki kitabın işleniş biçimi beni ikna edemedi. Ben bir roman okurken yalnızca “önemli bir konu” okumak istemiyorum. Eğer sadece anlatılan dönemi ve politik arka planı öğrenmek istesem makale ya da belgesel de okuyabilirdim. Romanın taşıması gereken başka bir yük var: karakter, derinlik, ilişki, duygu geçişi, inandırıcılık… Ve Bekle Beni bunların çoğunda bence çok yüzeyde kaldı. En büyük problemim karakterlerleydi. Özellikle Leyla ve Selim ilişkisine asla inanamadım. Birbirlerini gerçekten tanımadan, doğru düzgün vakit geçirmeden, birkaç sahne içinde “büyük aşk” seviyesine ulaşıyorlar. Kitapta konuşmalarının çoğu havadan sudan şeyler olmasına rağmen bize ömürlük bir bağ sunuluyor. Ben bu aşkın oluşumunu hissedemedim. Bağlılık olabilir, alışkanlık olabilir, gençlik özlemi olabilir ama “büyük aşk” hissi bana geçmedi. Üstelik zaman akışı da çok kopuktu. Leyla’nın Selim’i askerde özlediğini okuduğumuz mektuplardan hemen sonra Selim’in
Duygu ve Düşünce
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·131 syf.··
2026 10. kitabı
Askerlik vazifemi ifa ederken okumaya başladığım 9. kitap olduğunu belirterek inceleme yazıma başlamak istiyorum. Kitabı 20 dakikada bitirdiğimi belirtmeliyim. Kısa metrajlı bir film tadında bir eser olmuş diyebilirim. Zevk aldım mı almadım mı pek anlayamadım. Gece vardiyasında okuduğumdan dolayı olabilir diye düşünüyorum. Eser temelde iki adet arazi işçisi (çiftlik kölesi de denilebilir) konu ediniyor. Olay örgüsü, karakterler, mekan ve zaman muazzam bir uyum içerisinde. Hikaye sürükleyici. Bütün bunlar eser için beğendiğim yüzeysel bölümler. Eserde beni en çok etkileyen şey ise şu oldu. İNSAN NE İSE O abi. Bundan kurtulamıyor. Misal çiftlik sahibi (kodaman), gelin ilgi bağımlısı (tiyatrocu), çiftlik işçileri ise (köle). Çiftlik işçileri ne kadar değişmek isteseler bile dönüyorlar, dolaşıyorlar gene aynı yere (kerhaneye) varıyorlar. Hayaller hep mevcut fırsatlar da geliyor lakin insanlar gene tahmin edileni yapıyorlar. Bundan da vazgeçmiyorlar. Bunun dışında Lennie ve George benim iki tarafım gibi olmuş. Askerde el mecbur Lennie, sivilde George gibiyim ;). Bu arada bu iki karakterin birbirlerini tamamlamaları hoş bir detay olmuş. Taa ki çıkar bitene kadar. Sonunda George'nin Lennie'yi vurması beni şaşırtmadı. Beklenilenin gerçekleşmesi gibiydi. Hangi kitabı okuduğumu tam hatırlayamıyorum lakin çeviriyi beğenmedim. Yalın kalmış. Zenci kölenin kitap kurdu olması Amerikan iç savaşı ve bu savaşta yer alan Güney Amerikaya atıf gibi... Önemli nüans kaçak olarak okuduğum ilk kitabım çünkü zimmetli... Bir şey diyemiyorum ;).
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İlya Yayınevi · 2002211,9bin okunma
Erbain bitti mi?
Puan vermedi·240 syf.·
2026 2. kitabı
Erbain bitti. Ya ben? Ben de... İlk okuduğumda askerdeydim. Şartları az çok tahmin edersiniz. O dönemde kitaptaki o sert, tavizsiz ve âdeta çarpan dizeler bana bambaşka bir sığınak olmuştu. Asker kamuflajı içinde, İsmet Özel'in o "Evet İsyan" kokan, insanı sarsan sesini duymak acayip bir deneyimdi. Az önce son sayfasını okuyup masaya koydum. Şimdi sivil kafayla, sâkin bir odada kaçak çayımı yudumlarken tekrar okuyunca fark ettim ki Erbain sadece bir şiir kitabı değil. Bu kitap, bir adamın kırk yıllık dünya çilesini kendi ruhuyla, toplumla ve dünyayla verdiği kavganın resmi tutanağı gibi. Yıkılma Sakın Kitabı şimdiki kafayla tekrar elime aldığımda, askerlik günlerime dair en çok burnumu sızlatan şey o dönem İsmet ağabeyin çağdaşı Ataol Behramoğlu na yazdığı Yıkılma Sakın şiiriydi. Emek kokan bu şiir bana gerçek dostluğun yeri geldiğinde her şeyden daha önemli olduğunu vurguladı. Yıkılma Sakın aslında insanın kendi kalesini terketmeme kavgasıymış. O günlerde koğuştaki gürültü kirliliği arasında duyduğum o "direniş", bugün sivil hayatın gürültüsünde daha başka bir anlam kazanıyor. İsmet Özel’in kırk yaşındaki o olgunluğu, şimdi masamdaki soğuyan çayın buğusunda bana şunu fısıldıyor: İnsan yaşlandıkça değil, dertleri değiştikçe şiiri yeniden yaşıyor. Şiir biraz da bu değil mi zaten? İsmet Özel’in "Erbain: Kırk Yıl" adlı eseri, Türk edebiyatında sadece bir şiir kitabı değil; bir şairin fikri, ruhu ve sanatı arasındaki keskin dönüşümün en somut belgesidir. 1966-1984 yılları arasındaki yirmi yıllık bir süreci kapsayan bu toplu şiirler, Özel’in "yıkıcı" bir devrimciden "inşacı" bir İslamcıya evrildiği o meşhur köprüyü temsil eder. (-İslâmcı mısınız? +Hem de nasıl.. :) Erbain, beni iki ana durak arasında götürüp getirdi: sosyalist ve İslamcı dönem! **Sosyalist
1000Kitap
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma