Puan vermedi·1216 syf.··
2019 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2019 00:00
"Bütün iyi seçenekler elinden alınırsa ne yaparsın?" Herkese merhaba... Geçen ay sonu başlayıp yetiştiremediğim, hem #kingokuyoruz, hem de Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap ve #herayinbiribiryayinevi etkinliklerinin ortak kitabı olan #mahşer le geldim. "yaşasın sonunda okuyorum" ruh haliyle başladığım, "adam yine yazmış arkadaş" diye devam ettiğim, "yahu öldürmek için mi adamı elli sayfa anlattın aşkolsun" diyerek kızdığım, "ne okuyordum ben, konu ne ara buraya geldi" diye şaşırdığım, "yok artık" diyerek bitirdiğim bir okuma oldu :) umarım anlatabilmişimdir :) Kısacası Stephen King işte... kitabın başı ve sondan az önceleri daha bir heyecanlıydı sanki. Bu kadar ne yazmış? diyenlere şunu söyleyebilirim, tek bir kurgu okumuyorsunuz. King 'olay bu kadar hadi dağılın' dememiş, başıyla sonunu arasında farklı olaylara geçiş yapmış ve bunu karakterlerle çok güzel bağlamış. İlk basımında yayınevinin önerisiyle üretim maliyeti sebebiyle 400 sayfalık bir kesintiye maruz kalmış kitap. Elimdeki tam metin hali 1080 sayfa. Ustayla ortak görüşümüz: filmlerin fantastik eserler üzerinde tuhaf bir şekilde örseleyici etkisi olması. Siz ne düşünüyorsunuz bilmem. Birleşik Devletlerin imzaladığı biyolojik ve kimyasal silahlar karşıdı anlaşmayı ihlal eden bir hükümet tarafından başkalaştırılmış bir virüs, kaçmaya çalışan bir görevli tarafından yayılıyor. Sözü edilen antijen virüsün çaresi yok. Çünkü insan bedeni, sürekli değişen antijen virüsü durdurmaya yetecek miktarda antikor üretemiyor. Doğru antikor her üretildiğinde virüs başka bir şekle bürünüyor. Bu yüzden aşı üretilmesi imkansız hale geliyor. Nüfusun büyük bölümü yok okurken kalanlar binlerce km yol katederek ortak bir yerde toplanıp yeniden yapılanmaya başlıyorlar. Konunun kabası bu. Ortak yeri nasıl biliyorlar?
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,934 okunma
Ya sen ne güzel bir kitapsın!
10/10
·200 syf.··
2026 21. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:29
Gerçekten çok etkilendim.kitabın dili, akıcılığı, sürükleyiciliği, merakı hepsi birlikte mükemmeldi. Bu ailenin hayatı bir düğüm olmuş çözmeye aşkolsun.çol sıcak ve hüzünlü bir hikaye.çok etkilendim biraz da ağladım.sen benim kalbime dokundun söyleme bilmesinler
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Arka Kapak
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Şiirler yazdı adam, ardından hüzün kokulu şarkılar... Yaşadıklanına, yaşattıklarını katık edip bir notanın tınısına gizledi. Hepsinin apayn öyküleri vardı; kimisi kalın, kimisi derin çizikler atmıştı, sıvası dökük duvarlanna. Zaman kahpe değildi aslında, "verdiklerini alabilene aşkolsun"du. O da öyküler demledi, damıttı göğüs ininde. Sonrasında çokça hüzne bulayıp günbegün döktü satırlara. Köşesi yanık mektuplar, sayfası kıvrık günlükler gibi. Yüreğinde papatyalar açan bir adamdı o. Bütün yapraklaında "seviyor" yazan bir tarla dolusu papatyayı satır aralanna sakladı. Olur da bulursanız, tek bir yaprağını bile, koparmayın n'olur! "Bu asırda, bu kadar dağınık uğraş içinde, 'günlük yazmak çocukluktan mı? Yalnızlıktan mı? Aptallıktan mı? İnsanın konuşacak iki kulak bulamaması ne kadar da kötü. İnsanın insan yığını içinde insansız kalması, ne kadar da kötü."
Hayata Dair
Topla Yüreğini Gidelim BuradanHiraiZerdüş · Kanes Yayınları · 2020255 okunma
Ha Babam De Babam
9/10
·463 syf.··
2026 83. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 01:44
Zaten az çok hikayelerini bir kaç değişiklikle de olsa duyduğumuz,gördüğümüz,bildiğimiz bir hikayeler dizisi meşhur Hababam Sınıfı,okununca da bir o kadar eğlenceli.Sevgili Rıfat Ilgaz nasıl olmuş hayal etmiş yazmış aklım pek kestirmedi doğrusu,aşkolsun! Hem güldüren hem eleştiren fıkralar dizesi gibi bölüm bölüm hikaye hikaye Hababamın maceraları ile Türk eğitim sisteminin aksak bacakları,eksik yanları,Anadolunun gerçeği,gözlerinizin önüne düşüveriyor.Karakterleri daha iyi tanımak ve çözümlemek,Hababamın kendi jargonunu anlamak bana çok keyif verdi açıkcası,hali hazırda pek bir sevdiğim bu sınıfı tastamam seviyor halde buldum kendimi.Üstelik bir bulmaca çözer gibi yazarın kendisine verdiği karakterin ismini,cismini bulmak için can gözümü açıp okudum ancak nafile,kendini iyice gizlemiş veyahut karakterine bir isim vermek istememiş sanırım,aranızda okuyup çözmüş olanlar varsa benimle paylaşırsa çok memnun olurum ve teşekkürü borç bilirim ancak ben Kalem Şakir diye düşünen arkadaşlara katılmadığımı hatta antitezlerimin olduğunu şimdiden söylemek isterim.Okuyunuz ve okutunuz efendim.
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20043,537 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 17:38
Bu Dünyada Yaşamak kitabı için Hikmet Hükümenoğlu ister bağımsız bir roman olarak ister Sonra Gözler Görür'ün devamı olarak okuyabilirsiniz demiş. Bana kalırsa tam bir devam kitabı olmuş çünkü karakterleri ve geçmişlerini bildiğimiz zaman bu kitap daha anlamlı hale geliyor. Gazeteci Ezgi Sezgin'i ve deli cesaretini, başkomiser Orhan'ı, Sumru'yu, Batu'yu özlemişim. Sonra Gözler Görür'ü okumuş olan herkes özlemiştir eminim. Bu yeni Yenikent macerasında, film festivaline gelen ünlü bir film yönetmeninin ani ölümünün peşine düşen Ezgi Sezgin, aynı zamanda Yenikent'in derinlere gömülmüş karanlık geçmişinin ve darbe yıllarının karanlık sırlarını da çözmeye çalışıyor. İlk sayfasından son sayfasına kadar temposunu hiç kaybetmeden ilerliyor kitap. Heyecan ve merakla bir an önce sona ulaşmak istiyorsunuz. Bir de öyle bir şok yaşatıyor ki sormayın. O kısmı okuduğum an bir süre kendime gelip de devam edemedim öyle söyleyeyim. Niye böyle yaptınız Hikmet Bey aşkolsun. Ve iyi ki yazdınız, iyi ki okuduk.
Edebiyat & Roman
Bu Dünyada YaşamakHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026389 okunma
10/10
·381 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 20:15
Bir okur için yarım kalmış, tamamlanmamış iyi bir kitap kadar acı bir şey yoktur. Ölü canlar'dan sonra o listeye giren ikinci kitap bu oldu benim için. Thomas Mann şiir gibi yazıyor. Satırların arasında kayboluyor, şiirsel dilinin mest ediciliği altında, baygın gözlerle sayfadan sayfaya koşuyorsunuz. Hiç bitsin istemiyorsunuz. Şiir dediysem, söz hokkabazlarının kelime cambazlıklarından bahsetmiyorum, her cümle dolu dolu, derin gözlemlerin, izlenimlerin ve düşüncelerin ürünü. Ve ne iyi bir gözlemcidir Thomas Mann, yazım kuvvetinine yanında! Ve böylece ortaya hem okuma zevki, hem de verim gücü yüksek bir kalem okumuş oluyorsunuz aynı zamanda... Hikayeye gelecek olursak; Felix Krull, müreffeh bir hayatın içine doğmuş, ama ona uyum sağlayarak kaybolup sıradanlaşmak veya karşı çıkarak göze batmak ve dışlanmak yerine, orta bir yol tutup kendine dünya içinde bir dünya kurarak kendi yolunu çizmektedir. Ne kurbanı olur o düzenin, ne düşmanı. Olmak ve görünmek arasındaki farkı erken yaşta kavrar ve kendi lehine kullanma yolunu tutar. Henüz kimseye zarar vermemektedir iç ve dış aleminin farklılığı. Ama bir gün, ondaki cevheri fark eden yaşıtı bir soylu karşı konması güç bir teklif ile gelir; Soylu adam Felix'in kendi yerine bir senelik bir dünya turuna çıkıp baba parasıyla gününü gün etmesini ve kendisini bu onun için zor, hatta imkansız sorumluluktan kurtarmasını talep eder. Tam bu noktada The talented mister Ripley filmi geliyor akla. Felix, ruhu soylu olsa da, sosyal statüsü düşük bir insandır ve ona göre nice ruhu soylu insan vardır ki, soylu doğandan daha soyludur haddi zatında. Öyleyse geçici bir süreliğine de olsa neden hakikaten soylu bir insanın kimliğine bürünmesin? Ya peki üstesinden gelebilecek midir bu işin? Kitap yarım kalmakla kalmıyor, aksilik bu ya, çok
Bekenntnisse des Hochstaplers Felix KrullThomas Mann · Fischer Verlag · 1965170 okunma