Puan vermedi
Dünyanın en korkusuz ajanı Pofidik, arkadaşları ile birlikte gittiği bir su parkında en ezeli düşmanı ile karşılaşıyor. Islak Willy sıradan bir iş adamı gibi davransa da bambaşka amaçları var. Geç olmadan onu durdurmaları gerekiyor. İşte macera şimdi başlıyordu. Bakalım Pofidik ve ekibi onu durdurmayı başarabilecekler miydi? Fakat bir sorun var, Pofidik asla smokinini çıkarmıyor ve karnı açken asla ajanlık yapmıyor. Sizce bu uykucu, obur ve komik kedi ve ekibini neler bekliyor? Eğlenceli ve aksiyon dolu bir kahkaha kitabı. Çizgi roman okumayı seven tüm çocuklar Pofidik Ajan Kedi'yi çok sevecekler. Biz keyifle okuduk ve şimdiden maceranın devam kitabını beklemeye başladık. Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202633 okunma
Lucky (laki) şanslı köpek
10/10
·493 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:56
"LUCKY" şanslı... O bir doberman. Duraktakilere göre dabırmın Çevresindekilerin ifadesiyle; sahip olmayanın pişman, sahip olanın çok daha pişman olduğu bir köpek. Onu " puşt, dalavereci, üçkağıtçı, yalancı" diye tanımlıyorlar. Bana göre köpeküstü bir varlık. Yazarın mizahı duygusunun arkasında melankoli var. İnsanın yapmaya meyilli olduğu şeyleri bir hayvanın asla yapmadığını bize gösteriyor. Kitabın mizahi yönü aslında insana inceden sitem. Hikayenin olay örgüsü tam bir matruşka Her katmanı açtığınızda yeni bir yüz, yeni bir ayrıntı, yeni bir konu beliriyor. Aç aç bitmiyor. Olaylar iç içe geçtikçe hem anlatanın hem de hikayenin iç dünyasında derinliklere doğru çekiliyorsunuz. Fena bir absürt mizah var. İsimler her an değişebiliyor. Olmayan olaylar bir anda oluverebilir. Okurken kendinizi kahkaha atarken bulabilirsiniz.Kitabın sonlarına doğru kaşınmaya hazır olun Lucky, Berduş ve Şirin Osman, Sami, Ertuğrul (Ferruh), Ender, Selahattin Kemoş, Canoş, Yaşar Yazıcı, Tahsin Baydur, Mücella Hanım, Kısmet (Gülseren), Elvan, Kazım Nasıl güzel bir ailesiniz siz Sonu her ne kadar üzse de Her kitabın ayrı mı güzel olur #Sezgin Kaymaz Sezgin Kaymaz Lucky
LuckySezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2018826 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·216 syf.··
2026 4. kitabı
Modern yüzyılda izlediğimiz Dark gibi dizilerde görünen akıl şaşırtmacalarının,tahmin edilemezliklerin,neye inanacağını bilmeme durumunun gayet tabii erken bir dönemde görülebilmesi mümkün olan eser. Okurken kime inanacağımı bilemediğim ve 10 sayfa sonrasını tahmin edemediğim üstelik elimden de bırakamadığım kitaptır. Yazarın betimlemelerinin kuvvetini de bilhassa vurgulamak isterim,adeta Lübnan'ı Beyrut'u Ştorayı okurun gözlerinin önüne seriyor. Sonu da asla beklemediğim şekilde bitti,duvara bomboş baktıran türden bir eser,Kont Nebil ve Radia'yı özleyeceğim.
Yeraltında Dünya VarRefik Halid Karay · Çağlayan Yayınevi · 195458 okunma
SUÇ VE CEZA İNCELEME
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Suç ve Cezaya başlamadan önce aşırı sıkılacağımı düşündüğüm, belki bitiremem ve sesli kitaba dönerim diye ön yargılı olduğum bir kitaptı. Ancak kitap beklediğimin çok üstünde, asla sıkmayan, okudukça okutan, merak ettiren, devamlı olarak Raskolnikov'la birlikte bir şeyler yapmaya başladığınızı hissettiğiniz bir kitap. Belki bazı okurlar için zihninden geçenleri okumak çok sıkıcı gelebilir, belki de bu yüzden daralıyor bile olabilirler ama bana hiç öyle hissettirmedi. Bence siz yeni okurlar için de öyle olmayacak, benim gibi ön yargılı başlamayın. Kitapta genel hatlarıyla şu tartışmayı okuyacaksınız: Birini öldürmek hukuken suç ise Napolyon veya Sezar'ın yaptığı savaşlardaki ölen insanlara rağmen neden kahraman olarak ilan edildi ve üstün insanlar eğer kötü birini öldürdüğünde gerçekten suç mu işlemiş olur yoksa kahramanlık mı diye devamlı olarak kendi içinizde tartışacağınız bir kitap olacak. Daha fazla uzatmak istemiyorum, siz yeni okurların bir an önce başlayıp konu hakkında geri dönütlerinizi merak ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:11
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarında Haziran ayında payıma düşen “Haziran” isimli öykü kitabı oldu. Yirmi bir kısa öyküden oluşan kitap, yazarın ilk öykü kitabıymış. İlk kitap olduğu için acemilik beklemek büyük hata olur çünkü ustalık kazanmış bir yazar elinden çıkmış gibi. Selçuk Baran’ın çok özel bir yanı var, mekana ve eşyalara olan dokunuşunun yanında öyle bir hikaye anlatımı var ki, çok az yazarda rastlanır. Hiçbir olaydan bahsetmeden yaşanan durumu okura sezdiriyor. Hikâyeler çoğunlukla sıkışmış hayatlar yaşayan insanların özgürleşme ve hafifleme yolculuğundan oluşuyor. Kitaba puanım tabii ki 10/10 Öykülere kısaca değineyim efenim. *Odadaki: Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir yas öyküsü; atlatılamayan ve asla atlatılamayacak olan bir yas. Hiç gelmeyecek olan bir beklenene ağıt. *İhtiyar Adam ve Küçük Kız: İhtiyar bir adamın ve küçük bir kızın hayatlarının kayışının kısacık hikayesi. İhtiyar adamın gittiği yer mecburi güzergah olsa da küçük kızın elinden tutup, gitme, diyip onu gün ışına geri getirebilmeyi çok isterdim. *Konuk Odaları: Tanıdık yaşantılardan beklenmedik bir hikaye. *Kavak Dölü: Geçkin bir kız kurusunun anlık duygularının anlatısı. *Anne: “Annem dolabın çekmesinden örgüsünü aldı. Örgü örmeyi öyle severdi ki, örgü örerken mutlu olurdu. Şişler o ince, küçük tıkırtılarla ilmeklere girip çıkarken her şeyi unuturdu annem. Yorgunluğunu, yoksulluğunu, onmazlıklarını, her şeyi... her şeyi..” *Ceviz Ağacına Kar Yağdı: Hayatın bütün yükünü göğüsleyen ve herkesin bir şeyler beklediği bir insan olmanın ağırlığında ezilirken, tüm kararlılığıyla özgürlüğü seçmenin verdiği hafiflemenin hikayesi. Hikayede yapılan seçim doğru mu yanlış mı bilemem efenim ama insanda hafifleme hissi bıraktığı kesin. *Kent Kırgını: Kendisi de kent kırgını
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020600 okunma
Matematik + Bilim + Gönül
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:44
Dil bir milletin hafızasıdır. Dil şüphesiz ki bir milletin kimliğidir. Dilini kaybeden milletler önce geçmişlerini hemen arkasından tüm geleceklerini yitirirler. Bir toplumun vazgeçilmezi olan Dil konusunda verdiği mücadele ile ön plana çıkan dahi profesörün çeşitli zamanlarda ortaya koyduğu demeç ve görüşlerinden oluşan muazzam bir çalışmayı okumuş bulunmaktayım. Her satırından ayrı bir keyif aldığım bu eser, beni aynı zamanda büyük bir karamsarlığa ve umutsuzluğu da itti. 26 yaşında profesör olan Oktay Sinanoğlu başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı kendine hayran bırakmıştır. Yaptığı çalışmalar ile dünya bilim tarihine damgasını vurmuştur. Ülkesine döndüğünde de ülkesinin dilini kurtarmak için verdiği mücadele ile tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Yazarımız 1953 yılında Atatürk'ün kurduğu Türk Eğitim Derneğinin Yenişehir lisesinden mezun olmuştur. Amerika'da Berkeley ve Yale üniversitelerinde eğitim almıştır. Türkiye'de Türkçe aldığı eğitim ile üç sınıf birden atlayarak Amerika'da üniversiteyi kısa sürede bitirmiştir. 1954 yılından itibaren ülkemizde yabancı dille eğitim veren okullar eğitime başlamış. Hızla yabancı dille eğitim yaygınlaşmıştır. Yazar birçok söyleminde yabancı dille eğitimin ancak sömürge devletlerinde olacağını ifade eder. Yabancı dille eğitim ile iki kuşak sonra Türkçenin biteceğini ortaya koymaktadır. Tarihten iki örnek ile düşüncelerini temellendirir. Romalıların Keltlere kendi dillerini zorla öğreterek onları nasıl asimile ettiğini anlatır. Aynı zamanda İngilizlerin İrlandalılara kendi dillerini öğreterek onları asimile ettiğini hatırlatır. İngilizcenin asla bilim dili olamayacağını ifade eden yazar, İngilizcenin terim türetme konusunda çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. İngilizcenin yüzde altmışının Latince, yüzde yirmisinin Fransızca,
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma