Kadim Günlerde Beleriand Ormanlarına sığınanların en beceriklisi, dostların en sadığı olan Sağlamyay Beleg, en sevdiği kişinin ellerinde bu şekilde öldü; ve Turin'in yüzüne kazınan bu acı bir daha asla solmadı.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Bulutlar dağılır, ama güneş kalıcıdır ve asla tükenmez- yalnız hissettiğimiz anlarda bunu hatırlamalıyız.
Reklam
Her tanıma anı bir özgürlük anıdır. Buda şöyle der:
''Tıpkı yağmurun kötü sazdan yapılmış bir evden içeri girmesi gibi , tutku da gelişmemiş bir zihne nüfuz eder. Tıpkı yağmurun iyi sazdan yapılmış bir evde içeri girmemesi gibi, tutkuda iyi gelişmiş bir zihne asla nüfuz etmez.''
Sayfa 179 - KRONİK YAYINEVİ·Kitabı okuyor
Felsefe
Alışkanlığınızı asla iki kez atlamayın. Bir gün atlarsanız mümkün olduğunca hızlı bir şekilde eski düzene dönmeye çalışın.
Alıntı
İleride bitecek olan şeyler kimseyi mutlu etmez, dolayısıyla kazanmak için çok çalıştıkları şeyleri korumak uğruna daha da çok çalışmak zorunda olan insanların yaşamının sadece en kısa değil, en sefil yaşam olması kaçınılmazdır. İstediklerini zahmetle kazanır, kazandıklarını da kaygıyla ellerinde tutarlar. Bu arada asla kaybettikleri zamanı geri alma fırsatları olmaz. Meşgul oldukları eski işlerinin yerini yenileri alır, umut umudu, hırs da hırsı uyandırır. Sefaletlerine son verme değil, sadece yöneldikleri şeyi değiştirme arayışındadırlar.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı
Gerçek bir farkındalık
Dünyaya kendini farklı gösterir ve gizli bir kayıtsızlık içinde yaşarsın. Ve sonra, çok sonra, bir yıl sonra, ölen kişinin burnu düştüğünde, bir gün sokağa çıkarsın, başın döner ve bir duvara yaslanırsın; çünkü anlamışsındır. Neyi mi? Vaktiyle seni ölen kişiye bağlayan duyguyu. Ölümün anlamını. Toprağı tırnaklarınla kazıp ondan kalan ne varsa çıkarsan bile bir daha asla gülümsemesini göremeyeceğin, dünyadaki bütün bilgelik ve kudret bir araya gelse onun, yani ölen kişinin sokakta karşına çıkıp sana gülümsemesine yetmeyeceği gerçeğini. Ve ordu kurup yeryüzündeki bütün toprakları fethetsen, onun da bir işe yaramayacağını. İşte o zaman bağırmaya başlarsın. Ya da belki bunu bile yapmazsın. Sokağın ortasında, bomboş bir kafayla kalakalır ve dünya anlamını kaybetmiş, dünyada yapayalnız kalmışsın gibi bir eksiklik hissedersin.
Reklam
Reklam