Bilinç Problemi Üzerine Beş Kitabın Ardından: Bir Okur Olarak Vardığım Kanaat
Adam Zeman'ın Bilinç Kullanım Kılavuzu, Sultan Tarlacı'nın Bilinç, Saffet Murat Tura'nın Histerik Bilinç, Türker Kılıç'ın Yeni Bilim: Bağlantısallık - Yeni Kültür: Yaşamdaşlık ve İsmail Hakkı Aydın'ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eserlerini okuyup incelemelerini yazdıktan sonra..
#306074760#305868796#304908089#304509986#303378558
..zihnimde giderek netleşen bir kanaat oluştu: Bilinç problemi, bugün hâlâ çözülmüş değildir.
Fakat daha önemlisi, bilinç probleminin çözülememiş olması onun yok olduğu anlamına da gelmemektedir.
Bu yazarların hiçbiri bilinci açıklamış değildir; fakat hiçbirisi de bilinci yok saymamaktadır.
Çağdaş bilinç tartışmalarında asıl ayrım burada ortaya çıkmakta sanırım.
Aslında bu beş kitabın ortaklaştığı temel nokta tam olarak budur.
Uzun yıllar boyunca modern bilim, özellikle de nörobilim, insan zihnini açıklama konusunda büyük başarılar elde etti.
Beynin hangi bölgesinin hangi işleve karşılık geldiği, hafızanın nasıl oluştuğu, duyuların nasıl işlendiği, nöronların nasıl iletişim kurduğu ve düşünmenin hangi biyolojik süreçlerle ilişkili olduğu konusunda muazzam bir bilgi birikimi ortaya çıktı.
Ancak bütün bu başarıların ortasında hâlâ cevaplanamayan bir soru durmaktadır: Beyin faaliyetleri neden öznel deneyim üretmektedir?
*Tevekkül*
Bütün dünya bir araya gelip engellemeye çalışsa bile Allah'ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına, bütün dünya bir araya gelip sana yardıma çalışsa bile Allah'ın senin için takdir etmediği bir şeyin sana ulaşmayacağına inanmandır.
İmam Gazali