aksun

“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2025 114. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 00:00
Bazen biri girer hayatına, sonunuzun nasıl olduğunu bilirsin fakat yine de denemek istersin, belki de… Belki bir ihtimal… O küçük ihtimale sığdırırsın bütün umutlarını. Oysa ne boş bir çabadır… Boşa gider bütün emeğin, çaban, zamanın… Ama en çok umutlarının yıkılışı sebebidir, üzüntülerinin… Bazı olmayışların sebebi zaten olma imkansızlığıdır, sen değilsindir ama senin oldurmaya çalışmandır… Kitapta yer yer hissettiğim böylesi duygularla, gözyaşlarımla okuduğum, içten bulduğum nadir romanlardan biri oldu; Bir Gün Tek Başına. Roman 27 Mayıs öncesi Türkiye’sini, üniversite gençliği ve işçi hareketleri üzerinden yansıtıyor. Özellikle Demokrat Parti iktidarının son zamanları, 27 Nisan olayları gibi dönemin önemli olaylarının yanında; artan siyasal gerilimin içinde örgütlü hareket etmek; darbeye giden sürecin siyasi ve toplumsal olaylara ve bireysel ilişkilere yansıması son derece başarılı bir şekilde anlatılmış. Bir Gün Tek Başına bir dönem romanı. Kitapta iki ana karakterden biri olan Kenan, devrimci fakat mücadele yanı zayıf biri. Karşılaştığı ilk zorlukta devrimci mücadeleden uzaklaşarak kendi küçük burjuva hayatını yaşar. Diğer karakter ise üniversitesi öğrencisi Günsel, abisinin de etkisiyle aktif ve örgütü olarak dönemin siyasi olaylarının içinde yer alır. Kenan ve Günsel’in hayatı tanışmalarıyla birlikte bambaşka bir yaşama doğru evrilir… Son derece suni ve yapay insan ilişkilerinin olduğu, insanlar arası anlamsız ve değersiz sözlerin yığınla toplandığı bugünün gözü ile romana bakıldığında; romanın vurucu etkisi diyaloglarıydı. Çok başarılı olmasının yanında duygu olarak da insana dokunan, etkileyici bir tarafı vardı. Romanda yer alanlar hüzünlü de olsa keyifle okudum, edebi anlamda son derece doyurucuydu. Sayfa sayısının fazlalığı gözünüzü korkutmasın, klasik
Edebiyat
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
İNSAN YAŞADIĞI YERE BENZER
10/10
·752 syf.··
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 12:49
“Salkım salkım tan yelleri estiğinde Mavi patiskaları yırtan gemilerinle Uzaktan seni düşünürüm İstanbul ... Bekle dinamiti tarihin Bekle yumruklarımız Haramilerin saltanatını yıksın Bekle o günler gelsin İstanbul bekle Sen bize layıksın” İstanbul’a verdiği sözü tutmaya bir ömür adayan Vedat TÜRKALİ, “Nazım varken, Yahya Kemal varken insan şiirden ürker” sözleriyle kendine şair demekten imtina etmiş. Yüce gönüllülük bu olsa gerek. O, Türk Edebiyatı’nın usta yazarı, direniş kalemi. Sosyalist hareketin çınarı. Sinema emekçisi. Senarist. Şair. Öğretmen. Gerçek bir aydın. “Boşuna çekilmedi bunca acılar” 97 yıllık yaşamında Türkiye’nin yakın tarihine ettiği tanıklığı eserleriyle bize taşıyan Türkali, kalemiyle ezilenlerin, hakkını arayanların sesi olmuş. Tutuklanmak, cezaevinde yatmak, işsiz kalmak onu inandığı yoldan alıkoymamış. Yazarın ilk romanı, 27 Mayıs’tan hemen önceki Türkiye’de siyasi durumu öğrenciler, aydınlar ve küçük burjuva karakterler üzerinden işleyen BİR GÜN TEK BAŞINA, edebiyatımızın klasikleri arasında yerini almış. Menderes iktidarı ile CHP muhalefeti arasında bölünmüş bir halk. Sınırlar çekilmiş yaşamının seyrinden yılmış ancak, korkularını yenemediği için düzenin içine hapsolmuş bir baş kahraman. Buradan da memnun değil, oradan da. Hem aydın kafası taşımak istiyor, hem feodal düşünce kabuklarını kıramıyor. Kenan sanki Türkiye’nin bir insanda vücut bulmuş hâli. Ancak ben bu Kenan’ı hiç sevmedim.
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
Bugün...
Aynaya baktı. En büyük kederin karşısında, bir gece uykusuz kalmış insan çehresinden başka bir çehre almak kabil olmayacak mıydı?
Sayfa 12 - Yapı Kredi Yayınları, 30. Baskı ~ Eylül 2010·Kitabı okudu
KiTaPHaNe