Atakan

Atakan
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak
Avukat
Hukuk-Tarih
11 kütüphaneci puanı
255 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Reklam
Çıktım yücesine seyran eyledim Kayak merkezleri olmuş yüceler; Karlar üstünde kırmızı gagalı bir kara kuş, Dalgın ve bihuş Bakıştık bir süre ben kuşca O, insanca Kerem'ler gurbette işçiydiler Aslı'ları doğrusu aramadım Şah Senem'i düşündüm sessizce "Dost elinden dolu içmiş deliyim" Makine yağı köpüklü sokak seliyim Ben sanayi oğluyum, sanayi sefiliyim Endüstriyi seversen değme yarama Anne.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Şiir
Atakan
Pir Sultan Abdal'ın, "Çıktım yücesine seyran eyledim" ve "Dost elinden dolu içmiş deliyim Üstü kan köpüklü meşe seliyim Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim" şeklindeki deyişlerine nazireler
Kentlerin birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın Ama benim sol yanımda sancı bâki... Anne ne olur ki, Sıram gelmiş olsun varsın; Ben ölürsem benden genci var tabii, Ama Âşık Garip değil hiçbiri.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Şiir
Atakan
"Uzun kavak gıcır gıcır gıcılar Anne benim sol yanımda sancı var Ben ölursem benden nice nice genci var" şeklindeki halk türküsüne bir nazire
(...) kimi on sekizinci yüzyıl elyazmaları Osmanlı güncelerine kesin birer örnektir. Bunlardan, (şaşırtıcı biçimde) Başbakanlık Arşivinde bulunan bir tanesi 130 varakta 1711'den 1735'e kadar yirmi dört yılı kapsar. Telhisi Mustafa Efendi adlı bürokrat tarafından tutulan bu güncenin, Seyyid Hasan'ın birbiriyle sıkı fıkı görüşen, görece sınırlı bir çevreyi anlatan güncesinden çok daha geniş bir perspektifi vardır. (...) 1725'te, Lale Devri diye bilinen dönemin ortasında, “frengî başlı 'avretlerin yemenilerin[i] ve çoban yakası ta'bîr eyledikleri yakaların[ı]” sokak ortasında makasla kesme uygulaması başladığında, Mustafa Efendi buna can ü gönülden katılır: “İsâbet. amma ne isâbet! Allah devâm ve sebât vire!”Bu güncenin bir diğer ilginç yönü de on dokuzuncu yüzyıl başlarında, birisinin derkenar notları ekleyerek Mustafa Efendi'nin gözlemlerine neredeyse bir yüzyıl sonrasının perspektifinden yorumlarda bulunmasıdır. Sözgelimi, Mustafa Efendi'nin marangoz gündeliklerinin yetmiş akçe arttığını söyleyerek şikâyet ettiği yerde, 1819'da yorum yapan kimse şöyle yazar: “acâyib acâyib şimdiye kadar sağ olsan patlardın neccâr yevmiyesi altıyüz akçeyedir molla!"
Sayfa 47·Kitabı okudu
Tarih
Atakan
18. Yüzyıl güncesinden ve bir yüzyıl sonra ona yapılan derkenardan ilginç kesitler.