Atakan

Atakan
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak
Avukat
Hukuk-Tarih
11 kütüphaneci puanı
255 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Benim Adım Kırmızı
Puan vermedi·520 syf.··
2025 22. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 14:02
Kitap 1590’larda Osmanlı nakkaşhanesinin en parlak dönemlerinden biri olan padişah III. Murad döneminde geçiyor. Nakış, resim, üslup, hakikat ve görmek üzerine bir kitap. Şahsen ben minyatür sanatına meraklı olduğum için kitabı uzun zamandır merak ediyordum. Bu konuda merakımı karşıladı da diyebilirim. Osmanlı nakkaşhanesini, saray ressamlarının çarşı ressamlarına ve Batı sanatına bakışını ve tavırlarını yansıtması açısından kitap ilgimi çekti. Bir yandan da kitapta bir katilin peşindesiniz. Bu açıdan da sonunu epey merak ettiriyor ve polisiye bir havası var. Kitap tek bir karakterin ağzından anlatılmıyor, her bölüm farklı bir karakterin -ve hatta bazı bölümler hayvanların ve cansız nesnelerin- ağzından dinliyoruz hikayeyi. Enişte Efendi’nin nakşettirdiği kitaptaki tasvirlerin de dillendirilmesi, en sonunda ise aslında bu yazılanların ana karakter diyebileceğimiz Şeküre’nin oğlu Orhan’ın yazdıkları olduğu esprisi çok hoşuma gitti. Zira kitabın sonundaki sonsözde anlattığı gibi Şeküre, Orhan Pamuk’un annesinin ismi, kitaptaki çocuk Orhan kendisi, ağabeyi Şevket ise gerçekten ağabeyi. Yazar bunu esasen Henry James’in ifade ettiği “tarihi romanlarda, biz modern olanların, modern olmayanların kafalarının içi anlamasının ve bu eski kafayı temsil etmesinin imkansızlığı” sorununu ortadan kaldırmak için bir çözüm olarak yaptığını belirtiyor. “Benim Adım Kırmızı’nın bazı ev içi aile ayrıntıları, üçümüzün 1950’lerde İstanbul’da yaşadığı şeyleri 1590’ların İstanbul’una taşıma çabasıdır.” diyor. Orhan Pamuk bu tür “espri”leri seviyor romanlarında. Benzeri espriler Masumiyet Müzesi’nde de vardı. Bu benim epey hoşuma gidiyor açıkçası. Yine sonsözde dönemin sosyal hayatını keşfetmek için arşivlere gittiğini, özellikle yabancı kütüphanelerde yer alan yabancı seyyahların
Edebiyat & Roman
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2025 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 16:19
Kitap kısmen anı kısmen de bir edebi eser denilebilir. Arka kapağında yazdığı gibi bir kişisel gelişim kitabı olduğu pek söylenemez. Koreli yazarın psikiyatristi ile yaptığı 12 haftalık görüşmenin diyaloglar halinde yazılı kaydı. Yazarın yanında onun hayatının, endişelerinin ve zihninin içinin bir süreliğine gözlemcisi oluyorsunuz. Onunla aynı hisleri hissettiğiniz, aynı kaygıları taşıdığınız noktalarda siz de onunla birlikte düşünüyor, onunla birlikte iyileşiyorsunuz. "Işık ve karanlık aynı şeyin birer parçası. Hayatımız boyunca bir mutluluk bir mutsuzluk deneyimleriz, dans edercesine. O yüzden pes etmeyip devam ettiğim sürece, gözyaşlarıyla da kahkahayla da dolu anlar yaşayacağım kesin." Dünyanın öbür ucunda sizinle farklı kültürlerde yetişmiş farklı ya da aynı yaşta/cinsiyette birinin bir konuda tam da sizinle aynı kaygıları, endişeleri, korkuları taşıdığını görmek aslında yalnız olmadığınızı ve bunun ne kadar normal bir şey olduğunu da hatırlatıyor. "Şu an dibe vurmuş değilsiniz. Suya battığımızda ayaklarımızın altında zemini, dibi hissetmek iyi gelebilir, çünkü kendimizi tekrar yukarı itebileceğimizi biliriz. Fakat hayatınızdaki zemini hissedemiyorsanız, korku fazla gelebilir. O yüzden dibe vurmak iyi bir şeydir." İhtiyacınız olan doğru zamanda okunduğunda keyifli ve size iyi gelecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. "Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de yemek ister."
Edebiyat
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2025 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 23:53
Şairin ilk şiir kitabı. Daha önce Beni Nereden Vuralım adlı ikinci şiir kitabını okumuş ve pek beğenmiştim. Bu kitabı da ilk kitap olarak beğendiğimi, şairin şiirinde kuvvetlendiğini ve ikinci kitabının daha güçlü şiirler barındırdığını söylemeliyim. 19 kısa şiir var içerisinde. Temelde yalnızlık ve ölüm temalı şiirler ağırlıkta. Özellikle "Beni Yeşil Bavuldan Çıkarın" şiirini çok beğendiğimi söylemem lazım. Bu kitabı okurken şairin bir de Alaybozan adında öykü kitabı olduğunu gördüm. Onu da merakla listeme ekliyorum.
Şiir
Acile Tek GidenZeynep Tuğçe Karadağ · İthaki Yayınları · 2023103 okunma
Puan vermedi·66 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 20:02
Kitapla ve şairle Veysel Bey’in bir gönderime yorum yapması sonrasında tanıştım. Yeni şairler tanımayı ve okumayı, özellikle genç şairlerin gelişimini takip etmeyi çok seviyorum. Kitabın Necip Fazıl’a atıfla yazılan önsöz kısmını çok beğendim ve açıkçası kitap için beni heyecanlandırdı. Kitaptaki şiirler ismiyle müsemma şekilde karanlık, bir karabasan gibi üzerinize çöken şiirler. “Acım, Acımdır” bu kapsamda kitaptaki en beğendiğim tema ve şiir oldu. Şükrü Erbaş, Seyyidhan Kömürcü, Nilay Özer gibi şairlerden dizelere atıf yapılması çok hoşuma gitti. Bu tür referanslar doğru kullanıldığında şiiri güçlendiren detaylar bence. Serbest türde yazılan şiirlerde elbette uyak-kafiye bir zorunluluk olmasa da şiirdeki akışın bir şekilde sağlanması gerektiği muhakkak. Bunun yolu şairin şiirini ifade şekline kalmış elbette. Bu yollardan biri kafiye olduğu gibi tekrar eden cümleler - imgeler, tekrar eden sesli-sessiz harfler, zıtlıklar/eş seslilikler olabileceği gibi başlı başına şiirin biçimi yahut vurucu ve çok güçlü dizeler de olabilir. Ben yine de kendi “ağız tadım” gereği genellikle bunların birkaçını birlikte arıyorum. Bazı yerlerde çokça tekrar eden kelimeler, söz grupları yerine de güçlü uyaklar aradım. Ama elbette bu benim şiir zevkimle alakalı bir konu. “Enkazımın Üstüne Apartmanlar Diktim” ve “ Esved-ül Derun” şiirlerini bu bağlamda başarılı buldum. Neticeten genç ve potansiyel barındıran bir şairi tanıdığım için çok mutlu oldum. Yazın hayatında başarılar diliyorum.
Şiir
KarabasanlarVeysel Nazlı · Filtresiz Kitap · 202495 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2024 17. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 23:44
"Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz" ve "Nohut Oda"dan sonra okuduğum üçüncü Melisa Kesmez kitabı. Bu kez öykü değil, bir novella denebilir. Temelde bir aileyi ve o ailenin hikayesini ailenin her ferdinin -anne, baba, çocuk- gözünden görüyor, ağzından okuyoruz. 1000k'daki puanını ve incelemeleri görünce daha büyük beklentiyle okumuştum açıkçası. Dili sade, akıcı, duygusu geçen bir kitap ama gerek hikayede gerek karakterlerde bir hamlık sezdim ki yazarın öykülerinde rastlamadığım bir durumdu bu. Beklentimi karşılamadı diyebilirim.
Edebiyat
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,6bin okunma
Reklam