dünyadaki ülkelerin genel özellikleri 1. en büyük nüfus › hindistan 2. en büyük kara alanı › rusya 3. büyük savaşlarda tarafsız › isviçre 4. ordusu yok › izlanda 5. kalıcı nehir yok › suudi arabistan 6. demiryolu ağı yok › bhutan 7. resmi başkent yok › nauru 8. covid-19 sırasında nadiren okulları kapattı › isveç 9. hiç cumhurbaşkanı olmadı › birleşik krallık 10. yerli yılan yok › yeni zelanda 11. boşanma genellikle izin verilmiyor › filipinler 12. dağ yok › maldivler 13. kalıcı hapishane yok › vatikan şehri 14. daimi ordu yok › kosta rika 15. düşük suç oranı ve kapasite fazlası nedeniyle bazı hapishaneler kapatıldı › hollanda 16. tek bir yazılı anayasa yok › birleşik krallık 17. hiç resmen sömürgeleştirilmedi (ii. dünya savaşı sonrası işgal istisnası) › japonya 18. “güneşin doğduğu ülke” › japonya 19. “geceyarısı güneşi ülkesi” › norveç 20. “gök gürültüsü ejderhası ülkesi” › bhutan 21. “bin göller ülkesi” › finlandiya 22. “beyaz fil ülkesi” › tayland 23. “altın pagodalar ülkesi” › myanmar 24. “akçaağaç yaprağı ülkesi” › kanada 25. “kanguru ülkesi” › avustralya 26. “ateş ve buz ülkesi” › izlanda 27. “sabah sükuneti ülkesi” › güney kore 28. “uzun beyaz bulut ülkesi” › yeni zelanda
Gözyaşıyla Bayram
Bir kan gölü Ortadoğu, her yer ateş, her yer nar, İran’da vaveyla var, Gazze’de kanlı bahar. Lübnan’ın bağında değil, göğsünde yara bağrı, Müslüman’ın evi kül, yıkılmış hep çağrı. Kiminin başı duman, kimisi ortasında, Ateş çemberi sarmış, yok hiç bir kurtarma. Ama en zalim yangın, çocukların kalbinde, Kimi toprak altında, kimi bir taş dibinde. Yetim kalmış gözlerde, öksüz kalmış dualar, Anne kucağı hasret, babasız sabahlar. Kim bilir kaç masumun rüyasına kan doldu, Kaçının bayram sabahı acı haberle soldu. Bir yanda Müslümanlar, dağınık, bitap, aciz, Bir yanda zalim güruh, planında çok haşin. Kimi ateşe odun, kimi zalime sermaye, Kardeşlik sadece dilde, yürekte yok bir paye. Bayram gelmiş kapıya, kimin yüzü gülecek? Kimin başı secdede, kimin canı bitecek? Zalim gövde gösterir, şeytan iş başında, Mazlum düşmüş peşine, şaşkın yoldaşında. Allah’ım ertelersin, biliriz adaleti, Her zulmün bir hesabı, her günahın dibi var. Ama insanız işte, gözümüzle görmek ister, Zalimin zilletini, yerde biten server var.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yıllar yılı bir orman varmış; ormanı yöneten asıl zeki tilkiler varmış. Bu tilkiler normal değilmiş; dokuz kuyrukları ve inanılmaz sihirli güçleri varmış. Tilkilerden biri Ay’ı temsil ediyormuş; Ay gibi parlak, beyaz kürkü ve saf bir kalbi varmış. Diğeri ise tam zıttı, Güneş’i temsil ediyormuş; tüyleri ateş gibi parlayan turuncu bir renge sahipmiş. Biri ormanı sabah, diğeri akşam yönetiyormuş ve böylece denge sağlanıyormuş. Sabahları turuncu tilki güneşin ışığıyla uyanıyor, güneşi selamlıyor ve işlerine başlıyormuş. Kendisi güneşi kontrol eden bir ruhmuş ve her sabah onun doğmasını sağlıyormuş. Ancak bu iş yorucu olduğundan, güneş battığında yerini beyaz tilkiye bırakıyormuş. Yine böyle bir sabah güneş doğmamış, Ay onu kapatmış; bu da demekmiş ki ormanda toplantı var. Ormandaki bütün sihirli yaratıklar oraya gelmiş: Kraken, Kerberos, tek boynuzlu atlar, Anka kuşu, periler... Hepsi orada yöneticileri bekliyormuş. Toplantı bir gölün etrafında yapılıyormuş. Gölün içinde göl yaratıkları varmış; Kraken ve deniz kızları gibi... Diğer tarafta diğer hayvanlar bekliyormuş. Orman dize gelmiş, ağaçlar yol açmaya başlamış. Herkes kralın geldiğini anlamış. Kral, bir kayanın üzerine çıkıp herkesi selamlamış ve beklemeye başlamış; o sırada Ay, Güneş'i kapatıyormuş. Kayalar açılmaya başlamış ve pespembe, bembeyaz tüyleriyle Ay’ın ve ormanın kraliçesi oradan gelmeye başlamış. O kadar parlak tüylere sahipmiş ki adeta akşam sabah oluyormuş ve karanlık aniden aydınlanmış. Herkes dize gelmiş; kralı ve kraliçeyi selamlamış. Kral ve kraliçe birbirine aşıklarmış ama asla kavuşamazlarmış. Birbirlerini sadece bu toplantılarda görüyorlarmış. Beyaz tilki konuşmuş: "Ey orman halkı! Dün adamlarıma biri saldırdı, bana bir suikast düzenlendi ve onun cezasını biliyorsunuz! Ortaya çıkın!" diye
Allah kimseyi gözü yaşlı bırakmaz Sen onları uyarsan da uyarmasan da onlarca birdir. İman etmezler.(Yâsîn/9-10) Van gölü civarında polis ekipleri cansız bir bedene  rastladılar olay yeri dolmuştu büyük bir karmaşa ve kaos hakimdi şehre açılın kardeşim polislerimiz işini yapsın desede büyük bir izdiham içinde kim olduğuna önem vermeden cesedin resim ve fotoğrafını çekebilmek için birbiri ile kavga ediyordu gazeteciler Komiser Mustafa kemerinden silahını çıkardı havaya iki el ateş açtı dağılın diyince çil yavrusu gibi dağıldı herkes olay yeri ve adli uzmanlar cesedin Rojin Kabaişe ait olduğunu söylüyor acılı baba Katiller yakalanana kadar mücadele edeceğini söylüyordu yorum yaparak konuşan insanlar kimisi babayı suçladı kızın neden dışarıda diye kimisi siyasi cinayettir bey amca kimiside Allaha havale et o katillere gereken cezayı verecektir diye hep konuştular çare bulmadılar sokak ortasında gündüz saati katledilen kadınlara adli tıp komiseri Kayhan göğüs ve vajinada 2 erkek dna sı tespit etti evet Nizamettin Kabaiş katiller yakalanana kadar mücadele edeceğim” dedi inkarda direnenleri ne kadar uyarsanda iman etmezler ve onlar için Kuraan Biz onların boyunlarına çenelerine kadar dayanan halkalar geçirdik, bu yüzden kafaları yukarı kalkık durmaktadır buyuruyor bu ayetleri okuyan acılı babalar gözü yaşlı analar ve yarası her gün acıyan filistinli bebekler sevinç ile göz yaşlarını sildiler
Din
Julia Serisi Okuma Rehberi - Giancarlo Berardi
🔰Kadın Dedektif Julia - Bir Kriminoloğun Maceraları (Aksoy Yayıncılık, 2000) Sayı 1 - Uçurumun Gözleri Sayı 2 - Sevgi Nesnesi Sayı 3 - Canavarın Zihninde Sayı 4 - Ateş Tufanı Sayı 5 - Rehineler Sayı 6 - Jerry Kayboldu Sayı 7 - Shelia'nın Uzun Gecesi Sayı 8 - Dağlar Ölürse Sayı 9 - Geçmişin Yankıları Sayı 10 - Gazi Sidney Sayı 11 - Sonsuz Huzur Sayı 12 - Tatlı, Küçük, Üzgün Kız Sayı 13 - Cyrano Sayı 14 - Avcı Sayı 15 - Kesin Ölüm 🔰 Dedektif Julia - Sayı 16 - Geçmişin Gölgesi (Milliyet Gazetesi Eki, 2002) 🔰Julia - Bir Kriminologun Maceraları (Oğlak Yayıncılık - Maceraperest Çizgiler, 2003 - 2004) 📚Cilt - 1: (2003) Sayı 17 - İnkar Edilen Suç Sayı 18 - Eve Dönerken Sayı 19 - Güneşin Gözü Sayı 20 - Kara Gök 📚Cilt - 2: (2004) Sayı 21 - Atlama Haber Sayı 22 - Susan O Haykırışı Sayı 23 - Saatler Durduğunda Sayı 24 - Kaçırılan Çocuk
Çizgi Roman
Külliyat Bu bilgilendirmeler; Ana Toprak’ın takvimini, iklimini, coğrafyasını, soyağaçlarını ve Haritasını içerir. Takvim Zamher: Toit Ayı'nın kayboluşu ve yılın başıdır. Rihoia kıyıları ve güneyi hariç Ana Toprak'ın tek karışına yağmur düşmez. Gök yalnızca kar ve fırtına kusar. Göller çok nadiren erir. Soğuk, bir hastalık gibi her bir karışa yayılır.Ateşin yakınında olmamak ölümcüldür. 84 Günden oluşur. Bahar: Zamher yavaşça söker, çiçekler sonunda açar. Ovaların yeşili gözükür, karlar eridikçe toprak beslenir. Yağmurlar başlar fakat yoğun değildirler. Yine de, Ana Toprak sonunda nefes alır. 52 Günden oluşur. Salier: Ana Toprak'ın en dip kuzeyi hariç her bölümünde sıcak havaların hakim olduğu, bölgeye göre yağışın çoğalıp azalabildiği sıcak aydır. Özellikle güney kısımlarında, toprak kurudukça kırılır.Ağaçlar, yağışsızlıktan yaprak döker. 52 Günden oluşur. Ekher: Yağışlar büyük ölçüde artar, toprak bir anne gibi şefkatle yumuşar. Buğday başakları büyür, çiçekler cıvıldar. Sıcaklıklar bunaltıcı değildir, bol yağışa rağmen fırtına çok nadir görülür. Genellikle sakin, ılık ve rahat bir aydır. Ana Toprak'lılar, en fazla bu ayda Zamher'e hazırlık yapar. 84 Günden oluşur. Aref: Ekher Ayındaki yağış miktarı yavaşça azalır fakat yağdığında şiddetli olur. Ağaçlar yavaş yavaş yapraklarını döker, toprak verimi devam eder. Sıcaklıklar ılıkla soğuk arasında değişir, göller donmaz. Rüzgarlı havalar hakimdir. 52 Günden oluşur. Kış: Soğuk, Ana Toprağa varır. Kar yağışı görülebilir fakat nadirdir. Göller yalnızca kuzeyde donar. Yine de ateşten uzak ve kürksüz gezmek tehlikelidir. Bu mevsimde, şiddetli fırtınalar kar yağışlarından daha sıradandır. Özellikle Başkent ve Rodesia enlemi, bol bol şimşek ve yağmurla mücadele
Alıntı