insan yanacağını bile bile ateşe atlar mıydı? dünya yeri ateşin ta kendisi miydi? rahmet damlalarının yerini alabilir miydi gözyaşları? acının, pişmanlığın, nefretin, intikamın bedeli neydi? ölüm mü?
Sayfa 15 - yakıştı mı?·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatmak istenmeyecek tatları tadarak binbir hazza ulaşmak
Gümüş rengi meyvayı ısırdığında hazineleri koruyan ejderhaların alevlerini tattı, kanı altınların, mavi azül taşlarının, kızıl yakutların dayanılmaz lezzetini tattı, ateş ve suya hükmeden sultanların gazabını ve upirlerin hüznünü tattı, mezarlarında iki meleğin sorguya çektiği ölülerin azabını, günahkarların neşesini ve bu neşenin bedeli olan kara ateşin yakıcılığını tattı.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsan yanacağını bile bile ateşe atlar mıydı? Dünya yeri ateşin ta kendisi miydi? Rahmet damlalarının yerini alabilir miydi gözyaşları? Acının pişmanlığın, nefretin, intikamın bedeli neydi? Ölüm mü?
Dünya;
Gümüş rengi meyvayı ısırdığında hazineleri koruyan ejderhaların alevlerini tattı, kanalı altınların, mavi azül taşlarının, kızıl yakutların dayanılmaz lezzetini tattı, ateş ve suya hükmeden sultanların gazabını ve upirlerin hüznünü tattı, mezarlarında iki meleğin sorguya çektiği ölülerin azabını, günahkarların neşesini ve bu neşenin bedeli olan kara ateşin yakıcılığını tattı.
Sayfa 85·Kitabı okudu
1000Kitap
Bünyamin'in rüyası
Gümüş rengi meyvayı ısırdığında hazineleri koruyan ejderhaların alevlerini tattı, kanlı altınların, mavi azül taşlarının, kızıl yakutların dayanılmaz lezzetini tattı, ateş ve suya hükmeden sultanların gazabını ve upirlerin hüznünü tattı, mezarlarında iki meleğin sorguya çektiği ölülerin azabını, günahkarların neşesini ve bu neşenin bedeli olan kara ateşin yakıcılığını tattı. Meyvesini yediği ağacın köklerinin uzandığı her yerden gelen binbir çeşniyi, binbir lezzeti, binbir hüznü ve kahkahayı tattı. Bu yeraltının tadıydı ve tanıdı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Edebiyat
Ashâb-ı Uhdûd (Hendek Sahipleri)
Burûc Suresi'nde anlatılan Ashâb-ı Uhdûd (Hendek Sahipleri) kıssası, Kur'an-ı Kerim'deki en sarsıcı ve hüzünlü anlatımlardan biridir. Bu kıssa, sadece bir tarih anlatısı değil; inancın, zalim karşısındaki onurlu duruşun destanıdır. 1. Olayın Arka Planı Tarihi kaynaklar (özellikle Yemen taraflarında, Necran bölgesinde geçtiği rivayet edilir) zalim bir hükümdarın, kendi halkını putlara veya kendisine tapmaya zorladığını anlatır. Ancak içlerinden bir grup, tüm baskılara rağmen tek bir Allah’a inanmaktan vazgeçmez. 2. "Uhdûd" (Derin Hendekler) Zalim hükümdar, bu inançlı grubu yolundan döndüremeyince korkunç bir yöntem seçer: Şehrin meydanlarına "Uhdûd" denilen devasa hendekler kazdırır. Bu hendeklerin içi odunlarla doldurulur ve devasa ateşler yakılır. Müminlere son bir seçenek sunulur: "Ya inancınızdan vazgeçersiniz ya da bu ateşin içine atılırsınız!" 3. Sarsılmaz Bir İman ve Zulmün Seyri (4-7. Ayetler) Kıssanın en acı ve çarpıcı kısmı burasıdır. Müminler, ateşe atılmayı inançlarından dönmeye tercih ederler. Zulmün Keyfi: Ayetler, zalimlerin bu dehşet verici sahneyi ateşin etrafına dizilip büyük bir keyifle izlediklerini anlatır: "Hani onlar ateşin başında oturmuşlar, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı." (6-7. Ayetler) Tek Suç İman: Sure, bu insanların neden bu kadar ağır bir cezaya çarptırıldığını tek bir cümleyle özetler: "Onlardan, sadece mutlak güç sahibi ve övgüye layık olan Allah’a inandıkları için intikam aldılar." (8. Ayet) 4. Anneler ve Çocuklar (Rivayetlerdeki Detay) Hadis kaynaklarında bu kıssa anlatılırken çok duygusal bir sahneye yer verilir: Sıra kucağında bebeği olan bir anneye gelir. Anne, bebeği için bir an tereddüt eder gibi olunca, Allah'ın bir mucizesi olarak bebek konuşur: "Anneciğim sabret, sen hak üzeresin!" der. Bunun üzerine anne,