Mustafa Kemal balkan harbi dolasiyla tayin istiyor
Sulh görüşmelerinin devam ettiği günlerde beklenmedik Balkan Harbi başladı. Bunun üzerine Mustafa Kemal ve Nuri Beyler, Balkan Harbi’ne katılmak üzere cepheden ayrılmak istediklerini bildirdiler. Harbiye Nezareti verdiği cevapta Nuri Beyin ayrılmasında bir sakınca görmezken Mustafa Kemal’in cepheden ayrılma isteğini reddetmedi ama Enver’e yani komutanm inisiyatifine bıraktı.14 Enver Bey tarafından İstanbul’a gitmesine izin verilen Mustafa Kemal haklunda 24 Ekim 1912’de İstanbul’a yazdıkları, burada yaptığı üstün faaliyetleri göstermesi açısından önemlidir: Erkan-I Harbiye Binbaşısı Mustafa Kemal Bey 5 Kanunuevvel 1327 [18 Arahk 1911] tarihinde arzu-1 zatiyesiyle orduya iltihak etti. Evvelce Derne Şark Kolu Kumandanlığında bilahare Derne Kumandanlığında bultmarak fevkalade surette hüsn-i idare ve iktidar gösterdiği gibi gözlerinin rahatsızlığına rağmen, son zamana kadar İfa-i hüsn-i hizmet eylemiş bu defa esbab-! malume dolayısı ile akd-i sulh edildiğinden Şetait-İ sulhiyenin tatbiki müddetince burada âtıl kalmamak üzere hareket ettirildiği maruzdur. Enver’in yukardaki yazışıyla da hakkim teslim ettiği Mustafa Kemal, Trablusgarp yolculuğunun Mısır ayağında söylediği gibi askeri konularda elinden gelenin fazlasını yapti. Enver de Mustafa Kemal ile aralarında anlaşmazlığın çıkmasına fırsat vermedi. Fakat cephede Mustafa Kemal’e yakın silah arkadaşlarıyla Enver’e yakın isimler arasında artan gerilim kaçınılmaz bir kutuplaşmanın yaşanmasına neden olmuştu. Derne’den ayrılan Mustafa Kemal, geldiği yolla yani Mısır iizerinden İstanbul’a gitmek İçin harekete geçti. 10 Kasım I912’de Misır’a ulaştığında parası bitince hareirah talep eden Mustafa Kemal, burada Selanik’in düştüğünü Bulgar ordusunun Çatalca önlerine kadar ulaştığı haberini aldı.
Sayfa 367 - Kronik·Kitabı okudu
Tarih
Bütün isteklerimin en son gayesi belki de ona tamamen, hiç noksansız, bütün maddi ve manevi varlığıyla sahip olmaktı, fakat elde edebildiğimi de kaybetmek korkusuyla,bu gayeye gözlerimi çevirmekten çekiniyor, seyretmekte olduğu ve yakalamak istediği harikulade güzel bir kuşu küçük bir hareketiyle kaçıracağından korkan bir insan gibi atıl kalıyordum
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Herkes kendi mevki ve ikbalinin bânisidir. Türkler, meziyetin insanlarda irsiyet yoluyla intikal ettiğine veya miras kaldığına inanmazlar. Namussuz, tembel ve âtıl olanlar, hiçbir zaman yükselemezler, itibar göremezler, hor ve hakir olup, kenarda kalırlar."
Sayfa 329 - Avusturya sefiri Busbecq·Kitabı okudu
Mezbahanın demontaj hattında vuku bulması şart olan en temel şeylerden biri, hayvana yaşayan, soluk alan bir varlık gibi değil atıl bir nesneymiş gibi davranılması gerekliliğidir. Benzer olarak montaj hattında çalışan işçiye de atıl, düşünmeyen bir nesne gibi davranılır ve işçinin yaratıcı, bedensel, duygusal ihtiyaçları görmezden gelinir.
Alıntı
Kadınlık gücünden mahrum kalmak, kadınlar için bireysel bir tercih olmadı. Kadınlar sistemin dayatmaları karşısında, dişi güçlerini bir tarafa bırakmanın kendilerinin hayrına olacağına inandı, inandırıldı. Kadınlık olgusu seksi görünmekten, topuklu ayakkabı giyip, kırmızı ruj sürmekten ibaretmiş gibi görünmeye başlayınca pek çok kadın bu durumdan rahatsız oldu. Köprünün diğer yakasında ise ev hanımı görünümlü ama ne ev işlerinde ne iş hayatında varlık gösteren, tamamen tüketici bir grup kadın vardı. Cinsel bir obje ya da evde atıl bir nesne olarak sınıflandırılan kadın ihlal ediliyor, aciz hissediyor, kendini koruyamıyordu. Sonuçta erkek dünyası kadınları evlenilecek ve eğlenilecek kadınlar olarak ayırmıştı.
Sayfa 265·Kitabı okudu
Bağlantılar "sanal ilişkiler"dir. Eski tarz ilişkilerin tersine ("taahhüt edilmiş" ilişkilerden, hatta uzun vadeli bağlanmalardan hiç söz etmiyoruz), akışkan bir modern yaşama uygundurlar; bu çerçeve içerisinde, "romantik olasılıklar"ın (ve yalnızca romantik olanların değil), sayıları asla azalmayan, birbirlerine kaçamak kaçamak bakan ve "daha hoşnut edici ve daha geliştirici" olma vaadini birbirleriyle yarışırcasına haykıran kalabalıkların bağrında giderek çılgınca gidip geldikleri umulur. "Gerçek ilişkiler"in tersine, "sanal ilişki"ye girmek ve bu ilişkiden çıkmak kolaydır. Ağır, yavaş hareketli, âtıl ve muğlak, "ciddi şeylerle kıyaslandığında, şık ve bakımlı görünürler, bunları kullanmak kolay gözükür, "kullanıcı dostu"durlar.