…
Suç işleyerek para kazanan kişilerin durumunda, Atlantic Monthly dergisinin bir yazarının tanımını doğru kabul edersek, profesyonel suçlular arasında da bir grup bilinci olmasıyla sorunun niteliği belirlenir:
Profesyonel suçlu çok yoğun bir duygusal hayat yaşamasından dolayı ilginçtir. Toplum içinde yalıtılmıştır. Toplumun içindedir ama bir parçası değildir. Sosyal hayati-zira bütün insanlar sosyaldir- kısıtlıdır ve tam olarak da kısıtlı olduğu için çok gergindir. Bir savaş hayatı yaşamaktadır ve bir savaşçının psikolojisine sahiptir. Bütün toplumla savaştadır. Suç dünyasındaki birkaç arkadaşı dışında hiç kimseye güvenmez ve herkesten korkar. Şüphe, korku, nefret, tehlike, umutsuzluk ve tutku hayatında ortalama bir bireyinkinden daha gergin bir biçimde bulunur. Huzursuz, rahatsızdır, kolaylıkla kızar ve şüphecidir. Derin bir uçurumun eşiğinde yaşar. Bu, tutkulu nefretini, vahşiliğini, korkusunu açıklamaya yardımcı olur ve ölü adamların masal anlatmadığı iddiasına dikkat çekici bir önem verir. Az sayıdaki arkadaşına, daha normal yaşayan insanlar arasında nadir bulunan bir güç ve tutku ile sarılır. Arkadaşları kendisiyle ifşaatı arasında dururlar. Hayata tutunma yöntemi, güvenliğinin temelidirler.
Yeraltı dünyasında gruba olan sadakat en temel kanundur. Sadakatsizlik ise ihanettir ve ölümle cezalandırılabilir: Zira sadakatsizlik aynı zamanda kişinin arkadaşlarının da yok edilmesi anlamına gelebilir, suçlunun bütün hayatı boyunca inşa ettiği uçuruma atılması anlamına gelebilir.
Suçlu topluma karşı saldırgandır. Suçluya göre hayatı öncelikli olarak savunmadır. Enerjisinin, umutlarının ve başarılarının büyük bir kısmı; kaçışların, başarılı ortadan kaybolmaların, izini doğru bir şekilde kapatmaların ve aktivitelerine katılıp onlardan bahsetmeyerek toplumu dışarida