9/10
·288 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:40
Bitmek bilmeyen uzun cümlelere sahip bir kitap ama edebi yönden de bir o kadar okuması zevkli. Austerlitz kendini, geçmişini arayan birisi; içinde yaşadığı ve anlamlandıramadığı boşluk hissini, çocukluğunu geçirdiği ve kendisine bakıcılık yapan kişilerin yanından ayrıldıktan sonra anlamaya başlıyor. Geçmişinin izlerini Avrupa'nın birçok kentini gezerek mimarisini (kendisi sanat tarihi ve mimarisi üzerine eğitim alıyor) inceleyerek bulmaya çalışıyor ve bu sırada gördüklerini kitabın isimsiz anlatıcısına aktarıyor. Zaten ikisinin tanışması da yine böyle bir mimari inceleme sırasında oluyor. Farklı zamanlarda buluşup gördüklerimi anlatıyor Austerlitz, anne babasının akıbetini, adının nerden geldiğini, nasıl bakıcı aileye geldiğinin izlerini sürüyor.Zamanda ileri geri giderek anlatılanlardan birçok olay birbirine bağlanıyor. Beni en çok etkileyen uzun ama çok güzel yazılmış cümlelerdi.Çevirisinin zorluğunu düşündüm ve çok beğendim.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 230. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:26
Tehlikeli Oyunlar, metnin sınırları dâhilinde ve Eco’nun ortaya attığı kavramlarla çözümlenmeye çalışılmıştır. Romanın sonuyla ilgili öne sürülen çelişik fikirler örnek okurun işbirliğiyle tartışılmış, gerçek ile kurmaca dünyanın silik ayrımında varlık kazanan roman kişileri, romandaki söylem olanakları dikkate alınarak ait oldukları dünya bakımından (kurmaca-gerçeklik) sınıflandırılmıştır. Ayrıca okuru metinde tahmine zorlayan ya da çıkarımsal gezintilere çıkaran “oyalanma”ların söylem zamanıyla ilişkisi tespit edilmiş, romanın bütününde dikkat çeken kaba gerçekliğe ait ögelerin metne katkısı gözler önüne serilmiştir. Buna göre roman, Eco’nun doğruluk ve yorumlayıcı işbirliği kavramları bakımından değerlendirildiğinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: Nurhayat Hanım ve Albay Hüsamettin Tambay kurmaca dünyaya aittir. Gecekondu ile Hikmet’in intiharı örnek okurun işbirliği dikkate alınarak çözümlenmiş, bunların romanın kurmaca yanını temsil ettiği tespit edilmiştir. Buna karşılık üç katlı ahşap ev, Hikmet Benol, Sevgi ve Bilge romandaki gerçekliği temsil etmektedir. Romanın sonu ise uyku ile uyanıklık arasındaki bir hâl olarak yorumlanmıştır. Romanın bütününde dikkat çeken geriye sapmaların (analeks) geçmiş zaman ile şimdiki zaman arasında parçalı bir yapıya neden olduğu, bunun da okurun zihninde karmaşa yarattığı ve analekslerin romanda unutkanlığı giderme işleviyle ön plana çıkarıldığı fark edilmiştir. Roman, söylem zamanı veya oyalama tekniği bakımından değerlendirildiğinde ise iç içe geçen düzlemlerde (kurmaca-gerçek), kurmaca dünyanın eserde geniş yer kapladığı saptanmıştır. Anlatıcının rüyayı, gerçeği ve kurmacayı bir arada kullanarak okuru zorladığı, romanda genel olarak yüzeysel olanın üzerinde ağır bir biçimde ilerleyen yazarın asal olanı hızlı bir biçimde
Hayata Dair
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
napolyon savaşları
Puan vermedi·
Napolyon Savaşları denildiğinde aklımıza genellikle görkemli üniformalar, haritalar üzerinde ustalıkla kaydırılan ordular ve Austerlitz ya da Waterloo gibi büyük meydan muharebeleri gelir. Ancak bu yirmi üç yıllık kesintisiz fırtınanın asıl hikayesi, cephedeki sıradan insanın ve geride kalan ailelerin trajedisinde gizlidir. Dönemin ünlü yazarı Alfred de Musset'nin o sarsıcı ifadesiyle, Fransa her yıl Napolyon'a "üç yüz bin genç adam armağan ediyordu" ve İmparator, insanlığın yüreğinden koparılan bu gençleri adeta yayına yeni bir tel yapıyor, dünyanın dört bir yanına gönderiyordu; ta ki o oklar ıssız bir vadide yere düşene kadar . Bu sıradan gençler için savaş; haritalardaki sınır değişiklikleri veya ulusal şan değil, Rusya'nın dondurucu soğuğunda açlıktan at eti yiyerek hayatta kalmaya çalışmak , çamur deryasına dönmüş yollarda dizanteri ve tifüsle boğuşmak ya da İspanya dağlarında üniformasız, "görünmez" gerillaların pusularında can vermekti Hatta İspanya'da savaşan Fransız askerleri arasında acı bir deyiş hafızalara kazınmıştı: "İspanya'daki savaş... Askerler için ölüm, subaylar için yıkım, generaller için servetti" . Savaşın ağırlığı sadece askerlerin omuzlarında değildi; Avrupa'nın köyleri ve kasabaları da bu yükün altında ezildi. İnsanlar, Napolyon'un devasa savaş makinesini doyurmak için bitmek bilmeyen ağır vergiler ödemek, tarlalarındaki erzakı ve hayvanlarını ordulara teslim etmek zorunda bırakıldılar . Zorunlu askerlik uygulaması, on binlerce genci ailelerinden zorla kopardı ve pek çoğu bir daha evine dönemedi; bu durum, devletle kendi çocuklarını korumak isteyen yerel halk arasında derin bir nefret doğurdu 1815'te savaşlar nihayet bittiğinde, Avrupa adeta devasa bir mezarlığa dönüşmüştü. Cephelerde, salgın hastalıklarda ve kıtlıkta 6 milyondan fazla
Tarih-Araştırma
Napolyon SavaşlarıAlexander Mikaberidze · Ketebe Yayınevi · 20253 okunma
9/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 00:00
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) bir savaş romanından ziyade bir aile romanı, bir büyüme kitabı. Kitaba başlamadan herkesin yaşadığı o önyargıyı bende yaşıyordum. Yıllardır kitaplığımda olsa da cesaret edip bir türlü başlayamamıştım kitaba. Çok fazla karakter olması, savaş sahnelerinin yoğunluğu gözümü korkutuyordu ancak okumaya başladıkça şunu fark ettim: Tolstoy bu karakterleri kalabalık olsun diye yazmamış; her biri gerçekten yaşayan kişiler gibi gelmeye başladı okudukça. Bir süre sonra isimler yerine oturdu tıpkı, yakın tanıdığım ve uzaktan tanıdığım kişiler gibi. Kitap boyunca Rus aristokrasisinin salon hayatını ve Napolyon Savaşları'nın cephe gerçeğinin paralel bir şekilde görüyoruz. Bir yanda balolarda yapılan evlilik hesapları, miras meseleleri, diğer yanda cephede ölüm, korku ve anlamsızlık duygusu var. Birinci cilt daha çok tanışmalar, hayaller ve yaşanan ilk hayal kırıkları üzerinde ilerliyor. En önemli ana karakterler Pierre Bezuhov, Andrey Bolkonski ve Natasha Rostova. Pierre, gayrimeşru da olsa babası ölünce büyük bir zenginliğin mirasçısı oluyor. Hayata karşı idealleri var ancak daha yönünü bulamamış bir karakter. Pierre'in Helene ile anlamsız bir evlilik yapması yaşadığı içsel bunalımı arttırıyor. Sürekli bir anlam arayışına giriyor. Bu anlayışla masonluğa yöneliyor ancak yine de tam o huzur hissini bulamıyor. Andrey, Liza ile evliliğinden sıkılmış ve hayatta 'büyük' bir şeyler yapmak istemektedir. Bunun için savaşa gitmeye karar verir. Bu ilk cildin dönüm noktası Austerlitz Savaşı'nda, Andrey'in yaralı bir şekilde gökyüzüne bakma sahnesi çok dokunaklı ve unutulmaz bir sahne oldu benim için. Andrey, o anda savaşın ne kadar boş olduğunu fark ediyor ve hayatının ilk kırılma noktasını yaşıyor. Tolstoy burada, savaşı kahramanlık üzerinden değil, karmaşa ve tesadüf üzerinden
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma
Ne Savaş ne Barış..:)
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 02:09
Öncelikle Savaş ve Barış kitabı, yalnızca tarihsel bir roman değil; savaş, insan iradesi, kader, aşk ve ahlak felsefesi üzerine derin sorgulamaların yapıldığı büyükçe bir kitaptır. Bu kitapta daha doğrusu ile mangada Tolstoy'un bu derin ve karmaşık kitabını görsel ile anlatmaya çalışılmış. Bu durum ana metin ile hem ortak keyifli bir yol izlemiş, hem de örtüşme açısından sığ olan bölümlerle bizlere Savaş ve Barış kitabının dünyasını açıklamaya çalışmıştır. Öncelikle kitapta ana karakterlerin korunmaya çalışması en önemli kısım Piyer Bezuhov, Prens Andrey Bolkonski, Nataşa Rostova vb. karakterler ana kitaptaki gibi aktarılmış ve gelişimleri keyifle bize sunulmuştur. Aynı zamanda tarihsel açıdan kitaba sadık kalınmış, Napolyon Savaşları, Austerlitz ve Borondo muharebeleri, Moskova'nın işgali ve Fransız ordusunun geri çekilişi gibi tarihsel olaylar okuduğumuz bu mangada ana metne bağlı olarak doğru ve kronolojik bir şekilde aktarılmaktadır. Romanın en belirgin özelliklerinden birisi olan savaş teması bize görseller ile daha keyifli bir şekilde sunulmuştur. Askerlerin savaş anındaki dehşetleri, ölüm sahneleri ve o kaos çok açık ve net betimlenmiş. Maalesef kitabın kötü yanları da var kitabın felsefi derinliğinin neredeyse kaybolması aslında bunun olmasını bekliyoruz. Çünkü yaklaşık 1800 sayfa olan bir metnin 190 küsür sayfaya resimli bir şekilde aktarılması bizlere böyle bur eksikliğin olacağını çok ama çok belli ediyor. Aynı zamanda kitap içerisinde bulunan yan karakterlerin gelişimi ve bizlere gösterilmesi oldukça kısaltılmış detayları daha da az gösterilmiştir. Bu durum Savaş ve Barış kitabını çok yüzeysel okuyup geçiyormuşuz hissi yaratıyor.(ki bence öyle) Bu sebeplerden dolayı okuduğumuz veya okuyacağımız bu manga kesinlikle Savaş ve Barış metni yerine
1000Kitap
Savaş ve Barış (Manga)Lev Tolstoy · Yordam Kitap · 2014924 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 00:11
Carmilla, Sheridan Le Fanu’nun okuru yavaş yavaş içine çeken, karanlık ama bir o kadar da merak uyandıran bir hikâyesi. Kitap, Laura’nın hayatına ansızın giren gizemli Carmilla karakteri üzerinden ilerliyor. Carmilla baştan sona hem çekici hem de tedirgin edici bir karakter; okur olarak ona bir yandan yakınlık hissederken bir yandan da bir şeylerin yolunda gitmediğini seziyorsunuz. Le Fanu, korkuyu ani sahnelerle değil, atmosferle kuruyor. Uzun tasvirler, sessizlik ve belirsizlik hissi hikâyeyi daha etkileyici kılıyor. Kitap boyunca yalnızlık, korku ve açıklanamayan bir bağ duygusu ön planda. Vampir temasının klasik kalıplarından farklı olarak daha gizli ve psikolojik bir şekilde işlenmesi eseri özel kılıyor. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren Carmilla, gotik hikâyeleri seven okurlar için akılda kalıcı ve keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Çok akıcı bir kitap, ben beğendim tavsiye ederim :)
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma