3/10
·280 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Kusursuzca Kusurlu serisinin 4. kitabı Harabe Sırlar’ı da bitirdim ama açıkçası bu sefer biraz zorlandım. İlk üç kitapta seriye alışmıştım. Bu tür normalde çok okuduğum bir tür olmasa da kitapların hızlı akmasını, kısa sürede bitmesini ve kendini okutmasını sevmiştim. Hatta bazı eksiklerine rağmen seriye devam etme isteğim vardı. Ama Harabe Sırlar’da o akıcılık bile beni tam anlamıyla kurtaramadı. Bir ara kitabı yarıda bırakmayı gerçekten düşündüm. Sonra “madem seriye başladım, bari bitireyim” diyerek devam ettim. Yani bu kitap benim için keyifle akan bir okuma değil, daha çok kendimi zorlayarak tamamladığım bir kitap oldu. Kitap Isabella ve Luca’nın hikayesi üzerine kurulu. Yine mafyatik romantik drama türündeyiz. Anlaşmalı evlilik, yaş farkı, sahiplenici erkek karakter ve hafıza kaybı gibi türün belirgin dinamikleri var. Fakat bu sefer bu dinamiklerin işlenişi bana çok ikna edici gelmedi. En başta yaş farkı beni rahatsız etti. Yaş farkı teması tek başına benim için her zaman sorun değil; doğru işlendiğinde okuyabilirim. Ama burada Isabella’nın çok genç oluşunun sürekli hissettirilmesi ve Luca’nın da bunun farkında olup yine de kendi içinde gelgitler yaşaması beni hikayeden kopardı. Bir noktadan sonra romantik gerilimden çok rahatsız edici bir dengesizlik okuyormuşum gibi hissettim. Isabella’ya da tam bağlanamadım. Daha güçlü, daha akılda kalıcı yazılabilecek bir karakterken bence çoğu yerde fazla tek yönlü kaldı. Luca’ya karşı tavrı, kendini kanıtlama çabası ve ilişkinin ilerleyişi bana yer yer çok acele ve zorlama geldi. Luca tarafında da aynı sorun vardı. Bir yandan mesafe koymaya çalışan, bir yandan da çok hızlı şekilde başka bir noktaya savrulan bir karakter okumak beni ikna etmedi. Serinin kitapları zaten hızlı ilerliyor ama bu kitapta bu hız bana avantaj
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,526 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:48
Kitabın üslubu gençlere hitap etmesi açısından sade ve anlaşılırdır. Gençlerin okurken sıkılmaması için cevaplar olabildiğince kısa, öz ve net tutulmuştur. Kitapta, bazen başkalarından duyduğumuz bazen de kendimizin merak edip akli bir temele dayandırmak istediğimiz sorular yer almaktadır. Kitabın içeriği hazırlanırken; yazar, ayet ve hadislerin yanı sıra özellikle Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatından, tefsir kaynaklarından ve aklî delillerden faydalanmıştır. Sorulan şüpheci (ateizm, deizm vb.) sorulara karşı mantıklı ve ikna edici argümanlar sunarak cevaplar vermiştir. Cevapların kısa tutulması, odak süresi az olan günümüz gençliği için büyük bir avantaj olsa da konunun felsefi ve kelâmi derinliği keşke bazı temel konular da daha geniş işlenseydi. Ancak yazar da eserin de , daha kapsamlı cevaplar arayanları ana kaynaklara yönlendirmektedir. Eğer inanç temelli sorulara pratik, akla uygun ve sıkmayan cevaplar sunan bir el kitabı arıyorsanız, faydalı bir kaynak diyebiliriz.
İslamiyet Hakkında Gençlerin 100 SorusuM. Zakir Çetin · Süeda Yayınları · 08 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma
6/10
·248 syf.··
2026 41. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:43
Çocuk yetiştirme, eğitim sistemi ve motivasyon psikolojisi üzerine odaklanan, özellikle ödül-ceza yöntemlerinin çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini sorgulayan bir ebeveynlik kitabı. Kitap temel olarak, çocukları motive etmek için sıkça kullanılan ödül ve ceza sistemlerinin uzun vadede sanıldığı kadar yararlı olmayabileceğini savunuyor. Güçlü Yönleri Kitabın en dikkat çekici tarafı, geleneksel eğitim anlayışında oldukça normalleştirilen “ödülle motive etme” yaklaşımını eleştirel biçimde sorgulaması. Ödülün her zaman olumlu bir araç olmadığı, çocukta içsel motivasyonu zayıflatabileceği fikri, okuyucuyu alışılmış ebeveynlik kalıplarını yeniden düşünmeye itiyor. Bir diğer güçlü yön, kitabın akademik araştırmalardan ve eğitim psikolojisi çalışmalarından beslenmesi. Yazar, görüşlerini yalnızca kişisel deneyimlerle değil, bilimsel çalışmalarla desteklemeye çalışıyor. Bu durum kitabın ikna gücünü artırıyor. Ayrıca dilinin oldukça akıcı ve geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor olması önemli bir avantaj. Psikoloji ya da eğitim alanı dışında olan ebeveynlerin ve öğretmenlerin de rahatlıkla okuyabileceği sade bir anlatım sunuyor. Zayıf Yönleri Kitabın bazı bölümlerde fazla tekrar eden bir yapıya sahip. Ana fikir, ödül ve cezanın çocuk üzerinde olumsuz etkileri. farklı örneklerle sık sık yineleniyor ve bu durum ilerleyen sayfalarda metnin dinamizmini azaltıyor. Bir diğer sınırlılık, kitabın zaman zaman ideal bir ebeveynlik modelini savunurken gerçek hayat koşullarını yeterince hesaba katmaması. Özellikle farklı sosyoekonomik koşullarda yaşayan aileler veya eğitim sistemi içinde hareket etmek zorunda kalan öğretmenler için öneriler her zaman uygulanabilir görünmeyebiliyor. Ayrıca bazı bölümlerde ödül ve ceza yöntemlerine yönelik eleştiri
Ebeveynlik
Beni Ödülle CezalandırmaÖzgür Bolat · Doğan Kitap · 20248,2bin okunma
8/10
·609 syf.··
2026 57. kitabı
Tüfek Mikrop ve Çelik, en eski çağlardan başlayarak günümüze kadar gelen insanlık tarihine, derinlemesine, detaylı ve aydınlatıcı bir bakış açısı sunan belgesel tadında bilimsel bir eser. Eserde insan tarihsel sürecinde; kültürel, coğrafi ve biyolojik gibi farklı etmenler ile ele alınmış ve gelinen noktada toplumlar arasındaki devasa farklar, eşitsizlikler ve üstünlüklere açıklama getirmeye çalışılmıştır. Eserin en güçlü argümanı ise, insanlar arası farkların en temel kaynağı biyolojik veya zihinsel farklar değil, coğrafi ve çevresel avantaj veya dezavantajlardır. Tam tersi koşullara sahip olunsaydı, bugünün geri kalmış veya yok olmuş toplulukları, en gelişmiş toplumlarının yerini alabilirdi.
Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)Jared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma
Aşk ve Taşra
Puan vermedi
Sürü filmi, aşkın geleneksel taşra yapısı içerisinde nasıl kuşatıldığını gösteren önemli bir toplumsal analiz merceğidir. Şivan ve Berivan arasındaki ilişki, bireysel duyguların aşiret düzeni, kan davası ve ataerkil otorite karşısında ne kadar güçsüz olduğunu sunar. Taşra, filmde yalnızca bir coğrafya değil bireylerin yaşamlarını belirleyen toplumsal kuralların, geleneklerin ve güç ilişkilerinin hakim olduğu bir alan olarak konumlanır. Özellikle Berivan karakteri üzerinden taşrada kadının konumu açıkça görülmektedir. Çocuğu olmadığı için sürekli suçlanması, uğursuz olarak görülmesi ve yaşanan olumsuzlukların ona yüklenmesi, kadınların toplum içindeki kırılgan konumunu göstermektedir. Filmde Berivan karakterinin hiç konuşturulmaması, Berivan ile kafesteki keklik sahnesi de Berivan'ın iç dünyasındaki çırpınışlarını karakter susturulsa da izleyiciye sembolik bir anlatı olarak sunmaktadır. Şivan ise bir yandan eşine duyduğu sevgiyle hareket etmeye çalışırken diğer yandan babasının ve aşiretin otoritesi arasında sıkışıp kalır. Sürü, aşkı bir duygu olarak değil, toplumsal yapıların ve coğrafyanın baskısı altında var olmaya çalışılan bir mücadele olarak ele alır. Bu yönüyle Sürü, taşra yaşamının bireyler üzerindeki etkilerini, kent yaşamı ile taşra yaşamının avantaj ve dezavantajlarını, taşrada kadını, otoriteyi sosyolojik açıdan çok boyutlu ve başarılı biçimde yansıtmaktadır. Yılmaz Güney
Film
SürüYılmaz Güney · İthaki Yayınları · 2017154 okunma