“Ben sana bir kitap önersem Sevgili Avukat’ım?” “Nedir?” “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, benim için oku, beni gör.” “Tugay. Bunu yapma, idam edilmeyeceksin, seni kurtaracağım.” “İ𝓃𝓈𝒶𝓃 𝒾ç𝒾𝓃𝒹ℯ 𝒷𝓊𝓁𝓊𝓃𝒹𝓊ğ𝓊 𝓊𝓂𝓊𝓉𝓈𝓊𝓏 𝓀ℴş𝓊𝓁𝓁𝒶𝓇𝒹𝒶 𝒷𝒶𝓏ℯ𝓃 𝒷𝒾𝓇 𝓏𝒾𝓃𝒸𝒾𝓇𝒾, 𝒷𝒾𝓇 𝓈𝒶ç 𝓉ℯ𝓁𝒾𝓎𝓁ℯ 𝓀ℴ𝓅𝒶𝓇𝒶𝒷𝒾𝓁ℯ𝒸ℯğ𝒾𝓃𝒾 𝓈𝒶𝓃ı𝓇.” “Sayfa elli beş, birinci paragraf. Oku Sevgili Avukat’ım. Oku, ben o satırlardayım.”
Sayfa 324 - TDÇ&EA·Kitabı okudu
ÖYLE MİYMİŞ
Bu memlekette dürüst, namuslu ve inançlı kalıp, zengin bir avukat olamazsın.
Sayfa 262·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Babamın birkaç arkadaşı avukat,” dedi lakayıt bir şekilde. "Ülkenin en iyileri arasındalar. Kanıtlar aleyhimizde bile olsa kazanırız.” O kadar hızlı bir şekilde döndüm ki ayakkabılarım cilalı zeminde çığlık atarcasına gıcırdadı. “İşte tam da bu yüzden senin gibi insanlara katlanamıyorum,” dedim öfkeyle, bir parmağımı bıçak gibi ona doğrultmuştum. “Sırf zeki, zengin ve çekicisin diye canının istediği her boku yapabileceğini düşünüyorsun...” “Bir dakika.” Gözlerinin o simsiyah derinliklerinde bir kıpırdanma oldu. “Çekici olduğumu mu düşünüyorsun?” “Ah, hadi ama. Bunu hiç duymamışsın gibi yapma şimdi,” diye çıkıştım. “Eminim ki okuldaki erkekler bile böyle düşü­nüyordur. Yani gerçekten bak, geçen sene aldığımız dalış derslerinde herkes sanki daha önce hiç üstsüz bir erkek görmemiş gibi durup aval aval sana bakmıştı, sonrasında okul dergisine fotoğrafını çekmek için sana o saçma sapan takım elbiseyi giydirdiklerinde ben gerçekten... yani sen sadece...” Sesim buhar olup uçtu, aniden yanaklarımın cayır cayır yandığının şiddetle farkına vardım, göğsümde biriken öfke de artık öfke gibi değil başka bir şey gibi hissettiriyordu. Daha kötü bir şey. “Sadece... aman neyse ya.” Boğazımı temizledim. “Neyse. Ne diyordum ben?” Henry başını yana yatırdı ve dudaklarında yavaş yavaş büyüyen bir gülümseme belirdi. “Benden ne kadar nefret etti­ğinden bahsediyordun.”
Sayfa 166
1000Kitap
İyi bir avukat olduğundan, hiçbir şey sormadı; yanıtları sorgulamayla değil sessiz kalmakla alacağını biliyordu.
Sayfa 125·Kitabı okudu
“Bütün hayatı suçluları savunmaktan ibaret olan bir avukat kariyerini kaybedip bir suçlu haline geliyor. Ne büyük bir ironi.”
Denizlerin idamında hazır bulunmuş olan avukat arkadaşımız hapishaneye geldi ve o anları teker teker anlattı, biz de kayda geçsin diye her kelimeyi yazdık. Üç arkadaşımızı astıkları yetmiyormuş gibi bir de eziyet etmişler. Birbirlerinin idamını izletmişler. Ağızlarından bir pişmanlık sözü çıkmasını boşuna beklemişler ama hiçbiri öyle bir şey söylememiş, tam tersine bağımsız ve eşit bir Türkiye özlemini haykırmışlar. Onları idama mahkûm eden mahkemenin başkanı olan Ali Elverdi dudağında bir sigara, gözleri keyiften kısılmış halde, büyük bir zevkle izlemiş bunları ki biliyorsun adam hâkim bile değildi, hukuk eğitimi yoktu. Bu zalim rejimin celladı olarak yer alıyordu orada. Rejimler hep aynı taktikleri uyguluyorlar; Franco, Salazar, Pinochet, hep aynı şeyler. Acaba birbirlerinden kopya mı çekiyorlar yoksa hepsi de el yordamıyla aynı yöntemleri mi buluyor? Bilmiyorum ama hepsinin yok olmasını istiyorum. Nasıl oluyor da bir devletin tepesini ele geçiren bir çete milyonlarca insana acı çektirebiliyor, bir muamma bu.
Sayfa 152 - Can yayınları·Kitabı okudu