Beni anlamıyorlar; ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim.
Belli ki fazla uzun süre yaşadım dağlarda, çok kulak verdim derelerin ve ağaçların sesine: şimdi keçi çobanlarıyla konuşur gibi konuşuyorum onlarla.
Dingindir gönlüm ve aydınlıktır, kuşluk vaktinde dağlar gibi. Ama söylediklerine bakılırsa, soğuk biriymişim ve korkunç şakalar yapan bir alaycı.
Ve şimdi bana bakıp gülüyorlar; ve gülerken benden hâlâ nefret ediyorlar. Buz gibi soğuk gülüşleri.
Size Üstinsanı öğretiyorum. İnsan aşılması gereken bir şeydir. Onu aşmak için siz ne yaptınız?
Şimdiye dek tüm varlıklar kendilerinden üstün bir şey yarattılar: ama siz bu büyük taşkının cezri olmak ve insanı aşmak yerine hayvana geri dönmek mi istiyorsunuz?
Maymun nedir ki insanın gözünde? Bir kahkaha ya da acı verici bir utanç, insan da işte bu olmalı Üstinsanın gözünde: bir kahkaha ya da acı verici bir utanç.
Solucandan insana dek yol aldınız. Ve hâlâ pek çok solucanlık var içinizde. Bir zamanlar maymundunuz ve şimdi bile insan daha fazla maymundur herhangi bir maymundan.