Kitabın ilk sayfalarında basit cümleleriyle acaba başlamasa mıydım dedirtse de sonradan hissettirdikleriyle ve hayvanlara özellikle de atlara karşı düşüncelerimi derinleştirmesiyle iyi ki okumuşum dediğim bir kitap.
Bir atın hayat hikayesini kendi ağzıyla anlattığı bir kitap. Yazar kitabı atların çok yoğun olarak kullanıldığı bir dönemde yazmış.
Hayatta iyi ve kötü insanların oluşu; insanların kullandıkları, iletişimde oldukları, dokundukları, gördükleri kısaca çevresindeki her şeye yine iyi ve kötü olarak yansıyor.
Ve yoğun olarak kullanıldığı o dönemde atlar da bundan nasibini iyi veya kötü olarak alıyor.
Atların kötü insanların elinde nasıl eziyet gördükleri, sanki hiç acı çekmiyormuşlarcasına gücünün son damlasına kadar sömürülmeleri dilleri olsa neler diyebilecekleri en hafif kelimelerle kitaba dökülmüş.
Bir hayvanla ne kadar empati kurulabilirse kitap boyunca yazar bunu size zorlamadan kolaylıkla yaptırıyor. Ve gerçekten belki ömrümüzün sonuna kadar ( içinizde biraz iyi niyet varsa) ölmeyen bir duyarlılık oluşturuyor hayvanlara karşı.
Kitabın yazarı ömrünü bir atın yardımıyla geçiren hasta bir kadın ve tek kitabı bu.
O kadını buradan saygıyla anıyorum. Tek kişide bile bu farkındalığın oluşmasında faydası ve bu farkındalığın bir hayvan üzerinde olumlu bir etkisi olmuşsa bu çok değerli.
Okuyun mutlaka.
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma