İlk kez okudum Hasan Ali Toptaş’ı ve hiç kimseye benzemeyen özgün bir dili olduğunu fark ettim. Sıradan tekdüze olayları cümle yapısıyla o kadar farklı bir şekilde dile getiriyor ki bambaşka bir dünyaya kapıları açıyorsunuz. Anlatım tarzı, tasvirleri ve karakterler çok çarpıcı. Bu kitabında bir çocuk karakter olan Hasan’ın hayal ile gerçeklik arasinda yaşadıklari yaşadıği taşrada gösterilmistir. Yaptığı tasvirlerle ve Hasan’ın sığındığı hayalleriyle bir taşra gerçekliği gözler önüne seriliyor aslında. Birazcık okuyucuyu yoran bir kitap, açıkçası çok akici bulmadim ve bu sebeple kitaptan çok kopmama sebep oldu.
Yaşadığı onca acıya, yaşam mücadelesine rağmen bardağın dolu tarafına bakan biriydi Frida. Bu kitapta da Frida’nın kazadan sonra yaşadığı acı yüklü bedeni ve bu bedenden gelen müthiş bir resim yeteneği anlatılmaktadır. Frida’nın yaşadığı beden acısını yarattığı resimler bastırmaktadır. Bu acılar sayesinde onlarca portre yaratmış, onlarca eserler vermiştir. Hayata tutunmasını sağlayan hastanedeyken yarattığı resimleridir.
Peki ya aşkları? Diego! Diego onun hayatinda en büyük yer edinen aşkı, eşi ve destekçisi. Fakat aynı zamanda ne yazık ki en büyük derdi...
Bu kitapta aslında Frida’nın yaşamini okudukça onun eserlerini de okuyoruz. Tablodakiler yaşamının ta kendisi. Bu tablolarında verilen mesajları kitabı okudukça daha da anlamlandırıyorsunuz. Ayrıca kitap çok akıcı, biyografik bir eser. Frida, kendini anlatmış gibi hissediyorsunuz, bu anlamda bir otobiyografik eser tadi veriyor.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitabı okurken sonunda ne olacak acaba, olayların sonu neye varacak diye merak ediyordum. Derken kitabı okudukça Holden’in dünyasına kaptırmış bir şekilde buldum kendimi. Dolayısıyla sonunun önemi pek kalmamaya başladı ki sonuna geldiğimde çok farklı bir durumla karşılaşmadım. O yüzden sizlere söylemeliyim ki klasik ya da sürpriz bir son beklemeyin. Olay akışı çok tekdüze ilerliyor.
Kitap Holden’ ın okuldan kovulmasıyla başlayıp psikiyatri tedavisiyle son buluyor. 20li yaş grubundan bir gencin yaşadığı psikolojik durum anlatılıyor.
Pek çoğunun boş olarak nitelendirdiği bir eser. Evet çok fazla bir bilgi vermiyor okuyana. Fakat dikkate alınırsa gençlik psikolojisi hakkında ince detaylar veriyor.
Topluma yabancılaşmış bir gencin yapaylıktan uzak durduğu ve gözlemlerine dayanan psikolojik bir çözümleme diyebiliriz bu eser hakkında.