10/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 15:56
Kitabı katıldığım Ramazan Kampı vesilesiyle tanıdım. Şimdiye kadar okumamış olmama hayıflandım doğrusu. Genel olarak içeriği; İslâm inancının özellikleri, kapsayıcılığı, konuların birbirlerine bağlılığı, insan hayatındaki etkisi teslimiyet,küfür,şirk , kibir kavramları Meleklere iman Kitaplara iman Peygamberlere iman Ahiret gününe iman Kadere iman Akli,nakli deliller ( ayet ve hadisler) ile teferruatlı bilgiler yer alıyor. Bildiklerimi hatırladığım ve yeni bilgilerle donanmama vesile olan çok güzel bir kitaptı. Şiddetle tavsiye edilir. Bence herkesin okuması gereken bir eser.
İslam İnancıMuhammed Kutub · Risale Yayınları · 2014261 okunma
Yedi Ayet Yedi Şahsiyet
Puan vermedi·304 syf.··
2026 27. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:03
Bu kitabı bitirdiğimde elimde sadece bazı notlar değil, üzerine uzun uzun düşünmek istediğim sorular kaldı. Bazı bölümlerde yazarın aynı noktaları farklı şekillerde tekrar ettiğini hissettim. Yer yer bu tekrarlar beni yorsa da genel olarak kitap bana çok şey öğretti. Özellikle Kur’an’a ve tefsire bakışımı yeniden tazeleyen bir okuma oldu. Tefsiri sevmemin sebeplerinden biri de bu zaten. Bazen bir kelimenin, bazen bir harfin peşine düşüyorsunuz ve karşınıza kocaman anlam dünyaları çıkıyor. Bu kitapta da bunu bir kez daha gördüm. Kur’an’da geçen bir harfin bile ne kadar derin manalar taşıdığını fark ettikçe, bu kitabın ilahî bir kelam oluşuna yeniden hayran kaldım. Kitapta beni en çok etkileyen kısım ise besmelenin başındaki “be” harfi ile ilgili bölümdü. Daha önce besmeleyi elbette okuyordum ama o küçük harfin içinde yardım isteme, Allah’la beraber olma ve yeryüzündeki kulluk vazifesini hatırlama gibi anlamların bulunduğunu öğrenmek beni çok düşündürdü. Bir işe başlarken söylediğimiz “Bismillah”ın aslında sadece bir söz değil, bir duruş ve bir bilinç olduğunu fark ettim. Özellikle besmelenin insanın yaptığı işi Allah’ın adına yaptığını ilan eden bir kulluk beyannamesi olduğu fikri zihnimde uzun süre kaldı. Çünkü çoğu zaman besmeleyi dilimiz söylüyor ama kalbimiz o anlamların ne kadar farkında oluyor, emin değilim. Bu bölüm bana besmele çekerken biraz daha durup düşünmem gerektiğini hatırlattı. Kitap bende şu düşünceyi de güçlendirdi: Kur’an’ı anlamak için sadece meal okumak yetmiyor. Tefsir okumak, ayetlerin derinliklerine inmeye çalışmak, kelimelerin ve hatta harflerin taşıdığı hikmetleri görmek gerekiyor. Kendimi ve Rabbimi daha yakından tanımak istiyorsam bu alanda daha çok okumalıyım. Kısacası Yedi Ayet Yedi Şahsiyet, bana yeni bilgiler öğretmekten çok,
Yedi Ayet Yedi ŞahsiyetYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 20241,175 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
05:15 ufka iyi bak yiğidim cennet vadediyor
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:04
Merhaba efendim, Seher vakti beynimi kalbimi meşgul eden ve eserle alakalı bir şeyler yazabilir miyim diye düşünürken kendimi burada buldum. Ne okudum. Bu bir Tasavvuf kitabı daha öncede Abdulkadir Geylani Hz.ait Tasavvuf eserleri okumuştum.Bu eseride en az o eserler kadar kıymetli buldum. Bu kitabın ifade dili çok zarif,naif sanki karşınızda biri varmış gibi size dini,hakikati " dünya meşgalesinin altında" bizim goremedigimiz ama bizler için olanda da olmayanda da hayır vardır,perdesini öyle güzel aralamış ki günahlarımıza,hatalarımıza üzülürken,bir " hikmetli" söz o an kalbinize şunu hissettirebiliyor. Üzülme kulum sen günah işleyebilirsin fakat okçu hedefi 12 den vuramasa da vurmaya devam eder.Sen ibadetlerine devam et. Dünya nimetlerinin az çok oluşuna takılmayın REZZAK OLAN biziz,siz kullugunuzu yapın gerisini düşünmeyin garantisini vadediyor Allahımız. Bu arada hikmetli sözler ayet ve Hadisler ışıgında da bizlere rehberlik ediyor. Her hikmet bir kaç kere okunup üzerine teffekkur edebilecegimiz inciler ile süslenmiş bir hediye gibiydi.Ama yinede önce ilmihal sonra tasavvuf okumanızı öneririm. Allah'ım kitabı yazan ve bize ulaştıranlardan razı ol. Selametle kalınız...
Din
Gelin TacıAtaullah İskenderi · Sufi Kitap · 20194,351 okunma
Kadı İyaz
Puan vermedi
1100'lü yıllarda yaşayan İspanya/Kuzey Afrika müslümanlarının bir örneği olan Kadı İyaz kendi devrinde yaptığı gözlem ve tespitler neticesinde Hz.Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellemin üstünlüğünün hatırlatılması mutlak ve en doğru rehberin O olduğu her daim isminin zikredilmesi anlatılması övülmesi gereken kişinin Peygamber efendimiz(S.A.V) olduğunu ispat edip hatırlatmak gayesiyle bu eseri telif etmiştir. Eserde Peygamberimizin makamının yüceliği, insanların ve yaratılmışların en üstünü olduğu, Allahu Tealanın ona verdiği değerin ne kadar yüksek olduğu ayet/hadis/ve nakillerle izah ve ispat edilmektedir. Bir Müslümanın hayatında rehber alması gereken en büyük en yüksek en doğru en cesur en mükemmel örneğin Hz.Muhammet olduğu şüphe götürmez bir hakikat olduğu gibi Avrupalı ve Amerikalı gayrımüslimlerin de büyüklüğünü kabul etmeye mecbur olduğu Peygamberimizdir. Her daim adının en tepede olması gerektiği her daim her mecliste ismi geçmesi gereken insan Peygamberimizdir hakikatini anlatmak hatırlatmak gayesiyle telif edilen bu eser Alemi İslamda da büyük bir kabule mazhar olmuştur.
Şifa-i ŞerifKadı İyaz · Beyzade Yayınevi · 2012133 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:48
Hediye gelen her kitabı okurum. Kitaba, emeğe ve hediye eden kişiye duyduğum saygıdan ötürü. Bana ulaşan her metne şans vermek benim için yazılı olmayan bir kuraldır. Fakat bu kitabı hiç sevemedim. ​Öncelikle belirtmeliyim ki, bu kitapçık, ne yazık ki usulsüz, ölçüsüz ve tamamen fikirde yoksun bir çizgide ilerliyor. Birkaç spesifik konu başlığı haricinde, satır aralarında tutarlı bir zemin ya da mantıklı bir örüntü bulabilmek imkansız. Metnin bütününe hakim olan o hırpalayıcı, sığ ve kaba üslup, Samimi bir eleştiriden ziyade fevri ve usülsüz bir öfkeyi andırıyor. Önüne gelene kolayca “müşrik” ya da “kafir” etiketi yapıştıran bu vizyonsuz mantık, kitabın kendi kendini tüketmesine sebep olmuş. ​Açık konuşmak gerekirse, metnin içinde zikredilen ayet-i kerimeler dışında hiçbir okunur yanı, tutunacak pek çok doğru noktası yok. İlahi kelamın o muazzam ağırlığı ve ölçüsü çıkarıldığında geriye kalan tek şey; sığ bir fanatizm. Üzgünüm..
Cennete Davet Var!Ebu Sehran Es-Suri · Şehadet Yayınları · 201471 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma