Rabbim! Başladığımız bu yeni yılı hicri yılını hakkımızda mübarek eyle.
Allah için veren, Allah’ın hatırını, verdiği şeyin hatırından yüksek tutar. O “şey”i verince, o şeyin Allah’la arasına girmesine engel olur. Verince, o “şey”le beraberliği biter, Allah’la beraberliği başlar.
Verenler, Allah’ın verdiğini sadece dilleriyle değil elleriyle, kalıplarıyla, kalpleriyle de söylerler. Bedel ödeyerek, Allah’ın vermesine şahitlik ederler. Allah’ın verdiğini Allah ver dedi diye verince, “Allah’ın vermesi”yle baş başa kalırlar. Allah’ın vermesini idrak edenin ise hiçbir şeyi eksilmez, azalmaz, bitmez, tükenmez, yok olmaz. “Allah’a kalmıştır, çünkü. Allah’la kalmıştır. Verdiğine karşılık Allah’ı[n yakınlığını] almıştır.
Şu iki âyet-i kerime de insanları müşahede (gözlem) yöntemini uygulamaya davet etmektedir:
Ankebut sûresi/19,20
(19) اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ
“Peki o inkâr edenler dünyada gezerek Allah'ın, mahlûkatı yoktan nasıl yarattığını, sonra da onu nasıl yenilediğini görmüyorlar mı? Şüphesiz ki bu işler Allah’a göre kolaydır.
(20) قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ
De ki: 'Dünyayı gezin dolaşın da Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın Sonra, Allah tekrar yaratmayı da
(ölümden sonra diriltmeyi de) gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir"
Bilindiği üzere gözlem, olayların temel sebeplerini, yasalarını keşfedebilmek için olaylara dikkatli bakışlarını çevirmektir. Bu sayede gerçek ortaya çıkar, yaratılışın üstün nitelikleri anlaşılır. Ruh, kâinatın
güzelliklerini anlamaya muvaffak olur. İşte bu hikmete binaendir ki keremi sonsuz yaratıcı kullarının gözleri önüne serilmiş bulunan bu harika varlıklar âlemini gözlemlemeye davet etmekte, bu ilginç, güzel varlıklara gafilce bakıp duranları şiddetle kınamaktadır.