Gümüş

İnsan yorgunsa eğer ve ertesi sabah uyanması için bir sebebi varsa yaşam ne güzeldir diye düşünüyor. Bu bilgiye nadiren sahiptir insan, her seferinde boş, beyhude bir varoluşa uyanır, bazen buna uzun süre katlanamayacağını düşünür. Zaman zaman kendini çok çaresiz hissedebilir, masanın üzerine yığılabilir ya da bazen başını alıp duvarlara çarpmak isteyebilir, düşündüğü ne varsa parçalanıp gitsin diye. Fakat en sonunda bir an gelir ve uyku bastırır.. her şeye galip gelen düşüncelerimizden ve çaresizliklerimizden daha güçlüdür uyku. Sıkıntılarımızın tümünü kolayca bir kenara iter, böylece ölümcül düşünceler silinir gider. Aslında uykunun hiçbir şeye çözüm olmadığı bilinir, isteği sadece bizi yeni çaresizliklere karşı bilemektir; insan, ertesi sabah bir adım ilerlemediğini bile bile ayağa kalkmak zorundadır, bilinmezliğe doğru, inançtan, amaçtan yoksun, manadan yoksun, her şeyden ve her türlü maharetten yoksun, böylece insan giderek yaşlanır, içi daha da boşalarak daha çaresiz bir hâl alarak…
1000Kitap
Zahidler şöyle derler: Hangi işler olacak, hangileri olmayacak diye, Bazı gözleri uyku tutmadı, bazıları ise uykuya daldı. Dün Rabb'in nasıl bütün işlerinde sana yetişti ise, Yarın olacak işlerinde de sana yetişecektir. Diğer bir şair ise şöyle der: Olacak olan, vakti gelince mutlaka olur Bundan cahil olanlar ise yorgun ve mahzundur.
Din
Aramızda esneyen uçuruma yoğun hüzünlü bir arkaplan veren o akşam, ona köprü atmamıza yetemeyecekti.
İlişkiler
İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır; insanca özlemler, değil...
1000Kitap