Annemin Uyurgezer Geceleri
8/10
·440 syf.··
2026 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:46
Üç kuşak kadının hikâyesi… En çok da anneanne Şehbal Targut’un yaşadıkları sarstı beni. Romanın anlatıcısı Şehnaz’a ise zaman zaman kızdım. Kendi ayakları üzerinde duran, başarılı bir akademisyen olmasına rağmen E.’ye karşı bu kadar taviz vermesi beni okurken öfkelendirdi. Belki de bunun sebebi geçmişten taşıdığı yüklerdi. Çünkü bu romanda bir kez daha görüyoruz ki bazı hikâyeler annelerden kızlarına miras kalıyor. Ayhan Targut Varlı ise dışarıdan bakıldığında örnek bir eğitimci ve anne. Ancak uyurgezer olduğu gecelerde ortaya çıkan sırlar, Şehnaz’ın hayatını derinden etkiliyor. Romanda oldukça fazla geri dönüş (flashback) bulunuyor. Bu nedenle Ayfer Tunç okumaya ilk kez başlayacaklara bu kitabı önermem. Kitabı bitirdiğimde derin bir nefes aldım ve geriye şu düşünce kaldı: Kimse bulunmaz Hint kumaşı değil. Önce insan kendini sevmeli. Kendini seven insan, sevdiği kişiyi de incitmez.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Puan vermedi
GÜLHİSARLI TERZİLER / HÜSNÜ ARKAN Yazarın okuduğum ilk romanıydı ve çok beğendiğimi söylemeliyim. Konu Ege'nin küçük bir kasabasında geçmekte. Ilıca Oteli'nin sahibi konumundaki suskun Ayhan, teyzesi, annesi, dede ve babaannesi ile sakin, sessiz bir hayat sürerken bir anda herşey altüst olur. Kitap, küçük dünyalarında yaşayan insanlarla, mutlu-mutsuz kasabalılarla, 20. yüzyılın başlarından sonlarına uzanan zaman diliminde Gülhisar üzerinden bir dönemin Türkiye'sini anlatmakta. Müşteri uğramayan Ilıca Oteli,üç kuşak terzileriyle Doğu'da sakatlanıp tekerlekli sandalyeye mahkum Ayhan'la, karanlık işlere karışan Celal'le, aşkını itiraf edemeyen Nedim Usta'yla; Gülhisar âdeta okuyucunun gözünde ete kemiğe bürünmekte. Kitap oldukça akıcı ve harika betimlemelerle bezenmiş. Zevkle okudum. Hazırlayan: Gülten Türkel Editör: Seher Uslu
Gülhisarlı TerzilerHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi · 2016420 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kendilerine biçilen rollerin dışına çıkamayan kadınlar...
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi Bu ayki kitabımız Annemin Uyurgezer Geceleri ile birlikte yine oldukça katmanlı, psikolojik ve toplumsal bir yolculuğa çıktık. Bu kitapla birlikte Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı ve Ömür Diyorlar Buna eserlerinden sonra üçüncü kitabını okumuş oldum. Ve şunu söylemeliyim; Ayfer Tunç’un dili artık benim için çok belirgin bir yerde. Özellikle akıcı anlatımının içine Türkiye tarihinin toplumsal katmanlarını bu kadar ustaca yerleştirmesi beni yine fazlasıyla etkiledi. Hikâye ilerlerken yalnızca karakterleri değil, bir dönemin ruhunu da okuyor gibi hissediyorsunuz. Romanın merkezinde yer alan üç kuşak annenin sırları, yalnızca aile içi bir aktarım değil; nesiller boyunca taşınan sessizliklerin, travmaların ve yüklerin hikâyesine dönüşüyor. Ve tüm bunların uyurgezerlik metaforu üzerine kurulmuş olması çok etkileyiciydi. Çünkü burada uyurgezerlik yalnızca fiziksel bir durum değil; insanların kendi hayatlarına ne kadar uyanık yaşadıklarının da sembolüydü. Kitap boyunca dikkatimi çeken en güçlü noktalardan biri; dışarıdan güçlü, başarılı ve hayatını kurmuş görünen insanların bile görünmeyen taraflarının olmasıydı. İnsanlar çoğu zaman oldukları kişileri değil, olmak zorunda kaldıkları kişileri yaşıyor gibi geldi bana. Ve bir de E karakteri… Saplantılı bağlanmanın ve bağımlılığın yalnızca bir kişiye yönelik gelişen bir durum olmadığını; tıpkı diğer bağımlılıklar gibi köklerden, geçmişten ve eksikliklerden beslendiğini çok çarpıcı buldum. Ama itiraf etmeliyim; kitap boyunca Şehnaz karakterine sinir olmamak elde değildi. E karakterine yönelik tavırları zaman zaman gerçekten öfkelendirdi beni. Fakat kitap ilerledikçe aynı döngünün annesi Ayhan Hanım tarafından da yaşandığını görmek, sinirimi yavaş yavaş acımaya dönüştürdü. Çünkü burada yalnızca
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 88. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:16
Yürümek... yürüyüş... Yürüdükçe derinleşen bir anlam haritası var bu kelimenin. Yürümenin Felsefesi ismiyle bir araya getirilen yürüyüş hikâyeleri de var kayıt altında...binlerce okuyucusu olan bir kitap, aynı zamanda binlerce yürüyücü için de bir yol güzergahı olmuş. Aristo talebeleri ile ders yaparken yürürmüş...İslam felsefesinde de Aristo takipçileri de Meşşâîler de denir ki bu da yürüyücüler anlamına gelir. Hem etken ve hem edilgendir insan yürürken...yürürken yorulur ve inşa eder insan... Uzun yürüyüşler için hazırlık gerekir...ve hazırlık bazen alınan yalın bir karardan ibarettir...yürümek...yol...yol arkadaşı... güzergahı...menzil... Toprak ve gökyüzü ve bulutlar... İnsan ve yalnızlık... Çok halsizim...okurken de çok halsizdim... yürümeden henüz yoruldum...okuyunca yürümüş sayıldım mı acaba?
Uzun YürüyüşAyhan Geçgin · Metis Yayıncılık · 2015267 okunma
Puan vermedi
Bugün anneliğin en yalın, en zorlu ama bir o kadar da dirençli haline ayna tutan çok özel bir kitap var. Hikaye, hayatın bambaşka köşelerinden gelen, ancak kaderleri çocuklarının özel gereksinimleriyle ilmek ilmek birbirine bağlanan 5 güçlü kadının dünyasını anlatıyor: Christa, Dudu, Nuray, Sema ve Ayhan. Kitap bizi ilk olarak o en sarsıcı, en insani evreyle; "Şok ve İnkar" aşamasıyla yüzleştiriyor. Bir annenin zihnindeki "ideal çocuk" imajıyla, hayatın getirdiği gerçeklik arasındaki o keskin uçurumu o kadar iyi anlatıyor ki yazar... Kim kondurabiliyor ki ilk başta? * Sema, 2,5 yaşına gelen oğlu Aykut’un otizm belirtilerini görmekte zorlanırken aslında o inkarın getirdiği koruyucu kalkana sığınıyor. * Ayhan ve Kayhan çifti, oğulları Kaan’ın durumunu o sihirli 2,5 yaş sınırına kadar fark edemeyip, gerçekler büyüdükçe o kabullenmesi en zor, en sarsıcı viraja giriyorlar. * Nuray, kızının kistik fibrozis şüphesiyle sarsılırken o belirsizliğin yarattığı büyük bir şokla boğuşuyor. * Christa ise bu şok dalgasını en ağır yaşayanlardan; çünkü onun dünyasında down sendromlu oğlu Oscar’ı reddeden, suçu kadına atan ve onu bu derin yalnızlıkta yapayalnız bırakan bir baba figürü var. * Ve Dudu... Oğlu Resul Veli ile bu mücadelenin bir diğer cephesinde yer alıyor. İlk başlarda her biri kendi evinde, kendi iç dünyasında birer ada gibi yalnız. Suçlulukla, "Neden ben?" sorusuyla, toplumun acımasız bakışlarıyla ve en çok da en yakınlarının (bazen Christa’nın hikayesindeki gibi babanın) sırt çevirmesiyle kendi yaslarını tutuyorlar. Fakat kitabın en büyüleyici, en hayran olunası kırılma noktası tam burada başlıyor. Bu 5 kadının hayatı, görünmez iplerle ortak bir noktada kesişiyor. Yolları birbiriyle bağlandıkça, o tek başına taşınması imkansız olan yükler
BeşibiryerdeMuhsine Arda · Cem Yayınevi · 20263 okunma
10/10
·440 syf.··
2026 15. kitabı
Kitabın özetidir. Kendime not olarak yazıyorum. Yazırın okuduğum dördüncü kitabıydı ve çok sevmedim. Başlangıçta anneanne, anne ve kızdan oluşan üç kuşak kadın hikayesi okuyoruz gibi geliyor ama ilerledikçe çarpıyor insanı. Şehnaz, annesi ideal öğretmen Ayhan Varlı ve soyu bir Osmanlı paşasına dayanan anneannesi Hatice Şehbal Targut hayatta kalmak için sıkı bir yumak oluşturmuş üç kadındır. Şehnaz ekonomi öğrencisiyken hocası olan, narsist, egoist, kibirli E’ye aşık olur ve 30 yıllık kabullenişmiş bir (bence) istismar başlar. Çünkü E, göz alıcı, çekici avukat Eyşan’la evlidir. Kör aşık Şehnaz ikinci kadın olmayı, E’nin lütfettiği kadar hayatında kalmayı bile isteye kabul etmiştir. Gezerler, yurt içi- yırt dışı tatillerine giderler, şehnaz’ın ayaklarını yerden kesen kaçamaklar yaşarlar ama E lütfettiği kadar. Ayhan hanım hiç onaylamasada kızını kaybetmemek için kabul eder bu ilişkiyi. Tüm sorun bu ve anneannelerinin bencil istekleri diye bakarken anneanne tüm acı ve sırlarını beyin kanaması geçirip ölerek yanında götürür. Ta ki, Ayhan hanımın uyur gezer olduğu anlaşılıp, en karanlık sırlar açığa çıkana kadar. Toplamda 3 uyur gezer gece sonunda tüm hikayeyi öğreniyoruz. Hatice şehbal hanımın paşa babası annesi güzeller güzeli Esmeden 30 yaş büyük çok yaşlı bir adamdır. Zaten çok erken ölünce annesiyle ortada kalırlar. Esme çok güzel olsada aklı kıttır. İmam nikahı adı aldında sayız erkeğin himayesine girer ve kızını koruyamayacak kadar aklı gittiği için Hatice şehbal hanım bu adamların tecavüzüne uğrar. Öyleki Ayhan hanımın babası belli bile değildir. Tüm bunları bilinç dışına itmiş kendi kurduğu gerçeklikte asıl gerçekleri değiştirerek kendine yep yeni bir hikaye yazar Hatice Şehbal hanım. Onu da gerçekleri kabullenme şekli budur. Annesi Ayhan hanım ise öğretmen
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma