Ayhan GÜVEN

Ayhan GÜVEN
Kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir... | Epiktetos YAPTIĞIMIZ YARDIMLAR VE KÜTÜPHANELER https://1000kitap.com/gonderi/109254213
Özel Güvenlik
Tekirdağ
5 Nisan
47 kütüphaneci puanı
4898 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·976 syf.··
2020 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 16:39
Dante ile Shakespeare dünyayı aralarında paylaşır; bu iki ada eklenebilecek üçüncü bir ad yoktur. T. S. Eliot Dante bir hafta sürecek yolculuğuna 7 Nisan 1300 yılında çıkmıştı. Ben de gerekli hazırlıkları yaptım ve 7 Nisan 2020 yılında Dante'ye düşsel yolculuğunda eşlik ettim. Vergilius rehberliğinde Araf'ın tepesine kadar yolculuk yaptıktan sonra özlediğimiz ''Bice'' bizi Cennet'e soktu ve yolculuğumuza birlikte devam ettik. Bu sadece bir kitap (okumamız için) değil; bu bir tablo(izleyip, derinine inip her ayrıntısından keyif almamız için), bu bir yemek(tadı damağımda kaldığı için), bu bir sanat eseri(ölümsüzlüğünü koruyup bizi de ölümsüz kıldığı için) ve bu hayatını değiştirebilecek bir yapıt(okuyunca anlayacaksın). Abartı mı? Hayır. Lise yıllarımdan beri ilgi duyduğum Dante AlighieriDante Alighieri ile geçte olsa tanışma fırsatı yakaladım. Yapıtının beni içine çekmesine ve 3. kişi olarak Cehennem, Araf ve Cennet yolculuğunda Onlar'a eşlik ettim. Çok yazık ki kitabı tam manasıyla anlayabilecek yetkinlikte değildim ve sadece anlayabildiğim, anlamlandırabildiğim kısımlar bile bana son derece keyif verdi ve bölüm bölüm benim aklımı başımdan almaya, aklımı başıma getirmeye yetti. Mitoloji, din, tarih, felsefe, astronomi gibi birçok konuyu da içine alan bu eser resmen bir hazine. Hepsinden biraz koyunca Dante harika bir eser oluşturmuş. Kitap sadece şiirlerden oluşmuyor. Çizimler de sayfalarımızı süslüyor ve ben en çok Cehennem bölümünü beğendim. Çizimleri de , içeriği de en çok etkileyen bölüm o oldu. Çizimlerden en beğendiklerimden birkaç örnekle devam edelim. Dante Cehennem'e adım atıyor hizliresim.com/2INJeU Geryon (sırtında Dante ile Vergilius var) hizliresim.com/NDHYH8 Cehennem'de acı çeken birinin hali ve
İlahi Komedya (3 Cilt Takım)Dante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20206,4bin okunma
Reklam
8/10
·1216 syf.··
2020 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 18:35
Grubumuzla Stephen King okumaya karar verdiğimizde daha önce 2 kitabını okumuş (göz, hayvan mezarlığı) ve çok beğenmiş olduğumdan diğer kitabını seçerken çok tereddüt yaşadım. Acaba hangi kurgusunu okusam? diye. Elimdeki sayfa olarak en kalabalık kitabı okumanın en güzeli olacağına karar verdim ve 1.216 sayfalık Mahşer yolculuğu böyle başladı. Kitabın gidişatı ve başladığım tarih neredeyse Corona virüsünün patlak verdiği güne denk gelince ben de ister istemez ürperdim. 1990 yılında yazılmış bir kitap için 30 yıl sonraki yaşanacak olan süpervirüs salgınını, belirtileri, nedenleri ve sonuçlarının neredeyse kelime kelimesine bilinmesi(ölüm oranı şu an için çok düşük diğer her şey neredeyse aynı) ve virüse karşı aciziyetin her haliyle gözler önünde olmasıyla ölümle her an burun buruna oluşumuzu da hatırladım. Acı gerçeklerdense kitapla devam etmeyi tercih ediyorum ben. King bu kitabıyla da bana bir kere daha kalitesini kanıtlamış oldu. Buna ihtiyacı yoktu ama ne zaman dara düşsem ve nitelikli kitap arasam sığınacağım bir liman olduğunu anladım. İlk andan itibaren olay örgüsünün içinde oluşum ve heyecanın dozunun kitabın akışına göre yer yer arttırılıp azalmasıyla kendimi filmlerini izler gibi buluyorum her kitabında. Kitabı okurken yaşamak ve olayları izletebilmek her yazarın başarabileceği bir şey değil. En şaşırdığım özellikleri ise bunca karaktere üretip hepsinin gidişatını farklı şekilde çizebilmesi ve hiç sırıtmaması. Bu kitabında öyle zengin ki karakter sayısı kafam karıştı. 30. Bölümden sonra ve hemen hemen 500. Sayfalarda kitap henüz açılmaya başlıyor ve gidişat hakkında da ana karakterler hakkında da fikir sahibi olabiliyoruz :)) şaka gibi değil mi? 500 sayfa ve henüz  kitapla ilgili bilgi sahibi bile değiliz. King olmak bunu gerektirir sanırım. Yin ve yang,
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,924 okunma
8/10
·328 syf.··
2019 87. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2019 17:56
İNCİR KUŞLARI Okuyun, okuyun da beterin beteri neymiş görün. Okuyun da siyahtan koyu rengin "SREBRENİTSA KATLİAMI" olduğunu öğrenin. 8.372 Müslüman Boşnak hunharca katledildi. Sırplar keskin bıçaklarıyla katliam yaparken, halkın feryatlarını telsizlerden dünyaya yayınladılar. 30 ila 50 bin.... Arasında Boşnak kadına ve genç kıza (yaşı fark etmeksizin) sistematik olarak tecavüz ettiler.. Kayıtlara geçen sayı bu. Geçmeyenlerle birlikte bu adi soykırımın neticelerini ve ne kadar kan dondurucu olduğunu bir de siz düşünün. Hüzün var içimde, burukluk var, heyecan var, gerçeklerin oluşturduğu can alıcı heyelan var. Tarihimizdeki en acı soykırımlarından birinin anlatılması, yalnız "Suada" değil o zorlukları yaşamış herkesi bir nebze de olsa anlayabilmemiz için, gözlerimizi kapatıp kendimizi kitabın içine salıvermeliyiz. Ancak o zaman acımasız hakikat ile göz göze gelebiliriz. Ruhun çektiği ızdırabı dindirmek ise hiçbir zaman mümkün görünmüyor. Kitap baştan sona Aşk, acı, ızdırap ve ümit yüklü. İnsanların yaşamak zorunda kaldığı şeyler yenilir yutulur cinsten değil. O günlerde nefes alıp vermeye devam edebilmek için bile çok şeylerini feda etmek zorunda kalmışlar. Siz neleri feda ettiniz hayatınızda? Elimizden zorla oyuncağımız alınsa koşup annesinin dizlerine kapanacak hayatlarımızda fazlasıyla lüks sahibiyiz. Oysa onların ellerinden namusları alındı, hayatları alındı. Bütün sevdikleri-ailesi ya toplu tecavüze uğradı ya da bir kurşunla can verdi. Kurşun çok lüks bir ölüm aracıydı bu arada. Ölmenin en kolay yoluydu da denebilir. Ailenin yaşayacaklarını naklen izlemeye zorlanıp buna günlerce maruz kalarak açlıktan da ölme seçeneği var. Bu ve bunun gibi onlarca zorbalık yaşanırken Sözde BM'nin üç maymunu oynamasının tek nedeni kendilerinin Darwinizm yoluyla maymundan gelmiş
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
BU KİTABI OKUMAYAN KALMASIN!!!
9/10
·556 syf.··
2019 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2019 01:06
"Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" Franz Kafka'nın dediği gibi bu kitap beni sarstı, beni fazlasıyla rahatsız etti. Duyguların, kelimelerle damara enjekte edildiği kitaplardan bu. Beton yolun iki yanı, birbirine dolaşmış kuru otlardan bir şilteyle  kaplı gibiydi. Her birinin uçlarında ya köpeklere takılmayı bek­leyen yulaf kılçıkları, ya at toynaklarına sırnaşmaya heveslenen  yüksük otları, ya da koyun yünlerinin belası pisi otları hazırdı.  Uyuyan hayat, dağılmanın, yayılmanın fırsatını kolluyordu.  Her tohumda dağılma yetenekleri yaratılıştan vardı. Kıvrık ok­lar, rüzgar için minik paraşütler, ufak mızraklar, dikenler ...  hepsi de kendilerini taşıyacak bir hayvan, bir pantolon paçası,  bir kadın eteği bekliyordu. Hepsi pasifti ama harekete geçecek  donanımları da hazırdı. Hareketsizdiler ... ama birikmiş hareket  yüklüydüler.(s. 19) Kitabın başındaki yaşadığı yerin tasviri ve bu alıntıdaki gibi, geçişlerdeki dinlendirici küçük bölümler bana Yaşar Kemal'i hatırlattı. Aynı tarz, olayların yaşandığı dönem aynı ve çekilen zulümü de göz önüne alırsak iki eserin birbiriyle birçok bağlantısı var gibi. Aynı tarz ve yaşananların izlerini takip ederek ulaştığımız şey bize insanın ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. İnsanın insana yaptığını bu dünyada başka hiçbir canlı diğerine yapmaz. Tom Joad'ın adımlarıyla başlayan kitabımızda birçok etkileyici konudan bahsedilmiş ama asıl mesele bence aile olabilmenin zorluğu. Anne tabii ki bu zorluğun üzerinden gelebilecek en güçlü kişi. Zor zamanlarda aldığı doğru kararlar ailenin dağılmasını ve kötü duruma düşmesini engellerken, yaptığı fedakarlıklar sayesinde birbirine sımsıkı sarılan bir yumak insan görüyoruz. Dönemin şartlarının altında ezilen
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
9/10
·639 syf.··
2019 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2019 21:56
Biz çocukken kar yağdığında, dinsin de hemen dik aşağı bir yokuş bulalım, buz tutturalım diye beklerdik. Sonra herkes canla başla uğraşır, orda buzdan yol yapıp elimize ne geçirdiysek (demir tepsi, plastik leğen, kalın branda) o buzdan dikten kendimizi aşağı salardık ve bu heyecan bizim yüreğimizi ağzımıza getirirdi. O dikten kaymak bir şey değil, kaydıktan sonra çıkmak da sabırsız bir hal alırdı. Önünde bir sürü kişi, çıkman gereken sarp sayılabilecek bir dik ( çocuk olduğumuz için küçük ayaklarımız ve kocaman bir yol var önümüzde ) ama o heyecanı yaşamak için, tekrar tekrar o yola çıkardık. Hava güneş açınca da o buz tutmuş yolun eridiğini görmek yüreğimize tarifsiz bir acı bırakırdı. Bir daha kar yağsa da tekrar o heyecanı yaşasak diye, gözümüz yollarda beklerdik... İşte Yaşar Kemal'in İnce Memed eserini bitirince, benim de gözüm yollarda kaldı. Yüreğime bir burukluk geldi oturdu. Şimdi büyümüş olduğum için belki de. Tekrar o yoldan aşağı kayamayacağımı bildiğim için. Aynı acı, İnce Memed 5 gelmeyecek ve Şahinimin yeni maceralarını göremeyeceğim için de geçerli. İlk kitabını okuduğumda duyduğum heyecan, aynı; plastik leğenimle o dik yoldan ilk kayışımdaki heyecan gibi. Tadı damağıma tarifsiz bir şekilde yapıştı. 2. ve 3. kitabı okurken yaşadıklarımsa yokuş aşağı indiğim diki çıkmaya, dikin başından kendimi tekrar aşağı salmaya hazırlanırken ki hevesim ve duygularıma denkti. Son kitaba geldiğimde ise o dikten son kez kendimi bırakıyordum. Bunun bilmek, bilmemekten daha zor geliyor insana. O sayfaların devamının gelmeyeceği ve bir daha böyle bir heyecanla gözlerini kırpmayacağın, yüreğinin çarpmayacağını bilmek... Ben bu seriyi bitirerek, çocukluğumun en güzel anlarını da anımsadım ve o heyecana en yakın duyguların tadını tekrar damağımda, yüreğimde hissettim. Şöyle
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Reklam