Nurullah Genç’in Rüveyda adlı şiir kitabı, modern çağın gürültüsü içinde sessiz kalmayı başaran nadir eserlerden biridir. Bu kitapta şiir, bağırarak değil; fısıldayarak konuşur. Okurdan hız değil, sabır ister.
“Rüveyda” kelimesi zaten bunu söyler: yavaş yavaş, incitmeden, nazlıca. Kitaptaki şiirler de aynı çizgide ilerler. Aşk, burada bir tüketim nesnesi değil; beklenen, korunması gereken, edep ile taşınan bir değerdir. Beşerî aşk ile ilahî aşk arasındaki sınır bilinçli olarak belirsiz bırakılır. Bu belirsizlik, şiirlerin gücünü artırır.
Nurullah Genç’in dili süslü değildir ama derindir. Anlam, kelime kalabalığından değil, kelimeler arasındaki boşluklardan doğar. Tasavvufî bir arka plan hissedilir; fakat didaktik bir söylem yoktur. Şiirler öğüt vermez, hâl anlatır.
Rüveyda, hızlı tüketilen şiir kitaplarından değildir. Altı çizilecek dizelerden çok, insanın içine çöken bir ruh hâli bırakır. Okuyup bitirdiğinizde “Ne dedi?” değil, “Bende ne uyandırdı?” sorusu kalır geriye.
Sessizliği, sabrı ve inceliği seven okurlar için Rüveyda, dönüp dönüp açılacak bir kitap.