Yaşamımızı özgür irademizle, karar vererek yönlendiremiyoruz. Yaşam denilen şey kendisi sinirlerle, dokularla, hücrelerle ilgili bir şeydir; düşünceler bu hücrelere gizlenir, arzular buralarda konuşlanıp hayaller kurar. Sen kendini güvende hissedebilir­sin, gücünün kuvvetinin yerinde olduğunu zannedebilirsin. Fakat bir odada ya da gökyüzünde tamamen tesadüfen gö­züne çarpan bir renk tonu, ya da bir zamanlar sevdiğin bir parfümün kokusu derinlerde gizli saklı anıları getirip önüne koyar. Çoktan unutulmuş bir şiirin aniden karşına çıkan bir dizesi, epeydir çalmadığın bir müziğin ezgisi; yaşamımız bu tür şeylere bağlıdır Dorian. Browning bununla ilgili yazmış­tı; duyu organlarımız bizim yerimize hayal eder. An gelir be­yaz bir leylağın kokusu burnuma çarpar ve ben hayatımda geçirdiğim en tuhaf ayı yeniden yaşamak zorunda kalırım.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Alıntı
Geveze kadınlara at arabası derdi. Kötü ev kadınlarına ayı porsuğu. Hayırsız kadınlara duba...Genç kuşağa mal listesi... "
Sayfa 62 - Jaguar Kitap.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bir narsistle baş etmenin güç yanı, size sonsuza dek kükreyen bir boz ayı tehdidiyle karşılaşacağınızı ya da karanlık bir mağarada çorak bir yalnızlıkla cezalandırılacağınızı hissettirerek,muhakeme gücümüzü alıkoyabilecek olmasıdır."
Sayfa 155 - Hayy Kitap·Kitabı okudu
Osmanlı da gayrimüslimlerin askerliği
Görevinin ilk günlerindeki hamleleri Birinci Dünya Harbi çıkanaı kadar devam edecekti. Orduyu disiplin altına almak, gençleştirmek ve eşit yurttaşlık yaklaşımıyla herkesin askere gitmesini sağlamak cn büyük idealleriydi. Türk ordusunu hantal görünümünden kurrar- mak için 27 Haziran'da subayların emeklilik yaşları kanun ile be- lirlendi. En düşük rütbeli subay olan teğmen 41, en yüksek rütbeli müşir ise 68 yaşına kadar görev yapabilecekti. Bu uygulamalarla 1908'de 26.310 olan subay sayısı 16.121'e gerilemişti.221 Osmanhı İmparatorluğu'nun ıslahat yüzyılından kalma uygulamalardan ötü- rü Müslüman olmayanların askerlik mükellefiyetleri bulunmuyor- du. Bu durumun önüne 7 Ağustos 1909'da çıkarılan bir kanunlı geçilmişti. Kanunla, gayrimüslimlerin askerlik yükümlülüğünce dahil edilmesi sağlanmıştı. Osmanlı İmparatorluğu'nda uzun süre boyunca gayrimüslimler, askerlik hizmetinden muaf tutulmuş ve bunun yerine belirli vergiler (cizye gibi) ödemişlerdi. Ancak bu de- ğişiklikle birlikte, gayrimüslimlerin de Müslümanlarla eşit şekilde askerlik yapmaları zorunlu hale getirilmişti. Düzenlemeye rağmen Hristiyanlar çeşitli bahanelerle Müslümanlarla birlikte askerlik yapmak istemiyorlardı. Balkan Harbi'ne giden süreçte askere alma konusunda düzen bir türlü sağlanamadı. Enver Paşa tüm bu karma- şayı çözmek ve yalnızca 15 milyon Türk'ün omuzlarına yüklenmiş askerlik mükellefiyetini her Osmanlı için geçerli kılmak adına 12 Mayıs 1914 tarihli askerî yükümlülük kanununu yürürlüğe koydu. Osmanlı sülâlesi hariç olmak üzere her şahsın 18 yaşını tamamladığı yılı izleyen mart ayı başında askerliği başlayacaktı.
Sayfa 233 - Kronik
Tarih
Mutluluk, insanın her gününü dört gözle yarını, gelecek ayı, gelecek yılı beklemeden ve her gününü dün olmasına engel olmaya çalışarak durdurmaya çalışmadan geçirmesidir.
Sayfa 75 - Agnes
Kışın güneşlenir, yazın gölgede serinlenirdim, geceleri evimin damında sırt üstü yatar, ayı ve yıldızları seyre dalardım. İnsan aya ve yıldızlara bakar da, nasıl Tanrıyı düşünmez? Uyuyamaz olurdum. Kimin eseridir bütün bunlar, diye sorar dururdum kendi kendime. Yapan niye yapmış, niçin yapmış?
Alıntı