Ya Öyle Değilse?
Tüm icatlar, buluşlar, teknolojiler, yenilikler bir tek soru ile başlamıştır düşünülmeye: Ya öyle değilse?
Levent Ülgene selam olsun.
Ya sen öyle değilsen? Ya o öyle değilse? Ya durumlar ve olaylar öyle değilse?
. Merak et, ama bu merakını kendin araştır. Merak ettiklerin ile arana üçüncü birini sokma. Onun anlama ve anlatma kabiliyetine sığınma.
Seviyorsan git konuş derler ya.
Ya öyle değilse? Ya o kötü biri değilse?
Ya o seni kırmak istemediyse?
Ya baban aslında senden nefret etmiyorsa?
Ya aslında başarabileceksen?
Ya artık gözünle gördüğün, kalbinle inandığınla savaşmaktan yorulduysa?
Ya sen o değilsen, onun değilsen?
Ya umut ettiğin şey olmaz ise? Ya olur ise?
Senin için hedef olan şey başkaları için değerli değil ise?
Ya yalnızsan? Ya yalnız değilsen?
Ya hep ertelediğin o şeyden kaçtığını sanırken, artık o senden kaçıyorsa?
“Artık kalkmam, bıktım düşmekten” diyorsun ya... Ya bu son düşmen ise?
Sen kendine düşman iken, hem hayata hem kendine isyan ederken ya aslında hayat artık sana dost ise?
Ya dert ettiğin şeyler; ne bileyim notlar, okul, borçlar, aptal insanlar aslında arkanı dönüp gitsen hiç yoklarsa? Sen baktığın için varlar güzel kardeşim.
Ya inanmadıklarını ve bağımlılıklarını gözünde çok büyütüyorsan?
Ya çok küçümsüyorsan aslında yan yana yürüdüklerini?
Ya aptal olan sen isen? Yanlış olan, hatalı olan, kıran, küstüren... O kısırı beğenmedin diye üzdün ya, ya kısır değil, sen ekşiysen? Emek verilen şeyleri yok etmekte başarılısın ya hani, peki sen ne ürettin?
Ya sen yıkmak yerine yapmakta başarılı isen?
Ya konfor alanından çıktığında cennetine varacaksan? Daha azı ile yetinmek niye?
Ya risk dediğin şey aslında sadece mutlu olmanın bedeli ise?
Ya adım atmayı, zar atmak sanıyorsan? Şansa bağlıyorsan, bir adım ötedekine ulaşmayı... Bir adım