Ayşe Gül BARAN

Ayşe Gül BARAN
@aysegulbaran
Puan vermedi·160 syf.·
2022 14. kitabı
Gazeteci İbrahim çocukluk arkadaşı Hüseyin’in Amerika’da öldürüldüğünü duyması üzerine memleketi Mardine gider. İçine kapanık olan Hüseyin için bu ölüm çok gizemli ve merak uyandırıcı gelir İbrahim’e. Hüseyin’in ailesiyle konuşan İbrahim, Hüseyin’in yardımda bulunmak için gittiği göçmen kampında Meleknaz isimli Yezidi kıza aşık olduğunu ve nişanlısı Safiye’den ayrılarak Meleknaz’ı gelinleri olarak kabul etmelerini söylediğini öğrenir. Meleknaz’ın birde kör bebeği vardır. Hüseyin’in hayatına dair içinde daha fazla merak uyanan İbrahim Hüseyin’in uğruna herkesi karşısına aldığı Meleknaz’ı araştırmaya başlar. Göçmen kampını ziyaret eden İbrahim Zilan adlı genç kadından Meleknaz hakkındaki her şeyi öğrenir. Meleknaz kardeşi ve Zilan IŞİD’in zulmünden kaçarak Mardin’deki çadır kampına yerleşir. Kardeşi Nergiz’in yaşadıklarına dayanamayıp kendini dağın tepesinden uçuruma attığı bu yolculuktan kurtulmayı başarmışlardır Meleknaz ve Zilan. Hüseyin ise Meleknaz’ı rahat bırakması için tehdit edilmektedir. Hüseyin için endişelenen ailesi onu abilerinin yanına Amerika’ya gönderir. Ve iş yerinde çıkan bir kavga sonucu öldürülür. İbrahim yaşanılan bu hayatlardan çok etkinelir ve Meleknaz’ı bulur. Hüseyin’in üstlenip de tamamlayamadığı bu görevi yani Meleknaz’ı korumayı çok istediğini dile getirir. Hüseyin’in aşk sandığı bu duygu tıpkı İbrahim’in ki gibi merhametten başka...
İnsan
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·128 syf.·
2022 31. kitabı
Yaşlı Rind'in Ölümü'' adlı eser yazarın kendi kültüründen esinlenerek kaleme aldığı bir eserdir. Kürt tarihinde hep bir öncü olarak sayılan büyüklerin yaşam bilgileri hep örnek teşkil etmiştir. Bu tür insanların sıfat olarak taşıdıkları 'Rind' ise onların dünyaya bakış açılarının ne kadar dolu olduklarını göstermektedir. Yaşlı Rind, şehirde yaşamış fakat daha sonra bir köye yerleşmiş biridir. Yaşadığı dönemde, ülkenin içinde bulunduğu karışıklıklardan dolayı ülkeden kaçan Serdar Azad'ın köyde tanıştığı ve eserin konusunu anlatan Yaşlı Rind ile olan tarihsel düzlemi anlatmaktadır. Yaşlı Rind, üniversite mezunu, birkaç dil bilen, birçok ülke gezen ve sonunda hayatın zorluklarından kaçmış, kendi kültürünü yaşayabileceği hiç tanımadığı bir sınır köyüne yerleşmeye karar verir. Yaşlı Rind, usta bir kavalcıdır. Zamanla gözlerinin ferleri söner ve dünyayı kendi iç dünyasında görmeye başlar. Eserde Kürt tarihinde isimleri ön plana çıkmış dengbej ve yazarlardan olan Cegerxwin, Ahmed-i Xani gibi entelektüel şahısların göçmenlik, sürgünlük, kimlikler, aidiyetler ve ülke özlemi ile eski ve yeni kuşak arasında bilgiler verir. Yaşlı Rind'in, kavalı usta bir şekilde kullanmasıyla eserde hem müziğin hem de şiirin hiç eksik olmadığı eserin kahramanı olan Serdar, Rind'in ve öz kültürünü aradıkça kendi yaşamına da yeni bir yön vermeye çalışır.
Kurdî
Yaşlı Rind'in ÖlümüMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20174,941 okunma
İyilik yapmak görev midir?
Puan vermedi·64 syf.·
2022 17. kitabı
İyilik yapmanın görev olup olmadığı sorgulanır ve bu konu üzerinden insanın sorumluluklarına değinilir. Napoli Liman'ından Oceania’ya yolculuk eden bir gemide gerçekleşen olaylar gündeme ağır bir şekilde oturmuştur. Kitap bu olaydan önce gemide yolculuk yapan birinin yaşadıklarını anlatmasıyla aktarılır. Gemideki yolcu kabininde durmaktan sıkılıp geminin gizli ve insanların göz önünde bulunmayan bir kısmını keşfeder bu yolcu. Yıldızları izlemeye başlar ve tam gecenin büyüleyici güzelliğine kapıldığı esnada orada tek olmadığını fark eder. Başka bir adam daha önceden keşfetmiştir orayı. İkisinin arasında o gece koyu bir sohbet ve arkadaşlık başlar. Güvertedeki adam korkunç bir yüze sahiptir ve kekeleyerek konuşur. Buna rağmen bu adam yaşadıklarını ve içinde kalan sırları bu gemide tanıdığı yabancıya anlatmak ister. Bu korkunç yüzlü adam aslında doktordur. Avrupalılara insanlık ve uygarlık misyoneri olma hayali varken hayat onu bu fikirlerinden uzaklaştırır. Küçük bir kasabada doktorluk yaptığı esnada bir kadın onunla konuşmaya gelir. Zengin ve asil bir kadındır ve tüm çevre tarafından tanınır. Kadın doktora, kocasından olmayan bir bebeği karnında taşıdığını ve bu bebeği kimse duymadan almasını ister. Doktor yasal olmadığını söyleyerek kabul etmez. Kadın çok dil döker ama nafile. Bunun üzerine odadan çıkarak doktora sert bir şekilde bağırır ve ona ihtiyacı olmadığını gururlu ve kendinden emin bir biçimde söyler. Doktor onun bu tavrına çok kızsa da bir kadının boyun eğmeyişliğini görür ve içinde ilk defa bir kadına karşı böyle belirsiz duygular hisseder. O diğer kadınlardan gerçekten çok farklıdır. Kadın kapıyı çarpıp çıktıktan sonra peşinden koşup onu yakalamaya çalışır. Ancak onu elinden kaçırır. Ona yardım etmediği için kendini çok suçlu hisseder. Günlerce her yerde
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Puan vermedi·74 syf.·
2022 26. kitabı
Bu eserde toplumsal ilişkilerin değişmesinden kaynaklanan sorunları eleştirel biçimde işlemiştir. Eserde modern topluma ilişkin eleştirilerini en çok ekonomik etkenleri ön plana çıkartan yabancılaşma açısından ele aldığı tespit edilmiştir. Çünkü bu öyküde yabancılaşmanın kaynağında daha çok ekonomik nedenlerle bireyin kendi emeğine ve özüne yabancılaşması temalarına yer vermiştir. Hikâyelerdeki kahramanların her biri modern toplumun üyelerini temsil etmektedir. Başkahraman Samsa aynı zamanda sanayi toplumunun yalnız ve çaresiz bir üyesi olarak sunulmaktadır. Samsa kentin varoşunda zor şartlar altında yaşayan bir pazarlamacı olarak çalışmaktadır. Yaşamını o kadar mesleğine adamıştır kilisesindeki değişikliği de meslek hastalığı olan sert bir soğuk algınlığının belirtisi olduğundan en ufak bir kuşku bile duymamaktadır. Gregor böceğe dönüşmesini kendisi için önemli bir sorun olarak görmemekteydi. Böceğe dönüşmüş olmasına rağmen bilincinde hiçbir değişim olmamıştır. Ona göre en büyük sorun işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasıydı. Bu nedenle böceğe dönüşse de işe gitmek için elinden geleni yapmaya çalıştı. Önce ağzıyla odanın kilitli kapısını açtı, daha sonra kendisini bekleyen temsilcinin yanına gitmek için hareket etti. Gregor’un amacı firma temsilcisi ile birlikte büroya gitmekti. Ancak çok ağır ilerlediğinden geri dönmekten başka çaresi kalmadı. Firma temsilcisi için önemli olan Gregor’un vaktinde işe gitmesiydi. O Gregor’un değerini sadece yaptığı işle ölçüyordu. Bu nedenle Gregor ile birlikte büroya gidemeyeceğini anlayınca hemen evden uzaklaştı. Temsilcinin Gregor’a biçtiği değer, modern toplumlardaki bireyin toplum içindeki konumuna karşılık gelmektedir. Modern toplumlarda birey yerine getirdiği fonksiyonu ile özdeşleşmektedir. İnsanın değeri, yaptığı işe
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Puan vermedi·178 syf.·
2022 5. kitabı
Yeraltından Notlar, iki bölümden oluşur. İlk bölüm Yeraltı bölümüdür. Bu bölümde adı belirtilmeyen, kırk yaşındaki bir adamın yaşadığı dünyevi ve psikolojik buhranı anlatılır. Yazar, kahramana bir isim vermemiştir. Bu adama Yeraltı Adam diyebiliriz. Yeraltı Adam, yaptıklarından pişmanlık duyan, öfkelenmeyen birisidir. Şekerli çayı ve insanları da seviyordur. Onlara zarar vermek istemez.19. yüzyıl insanı karakterli olmayı kaldıramaz. Bilinçli olmak bu devirde hastalık sayılmaktadır. Bu kadar fazla bilinçli olmaktansa bir böcek olmayı yeğler. Ona göre karakter sahibi insanlar çok dışlanır bu çağda. Eserin ilk başında bu Yeraltı Adam hasta bir adam olduğunu söyleyerek anlatmaya başlar. Bu yüzyılın aydınları bu hastalığa yakalanmaktadır. Bu hastalıkla övünenler de vardır. Yeraltı Adam, doktor misali kendi teşhisini kendisi koymuştur. Kendisini tedavi etmeye çalışmaktadır. En çok yakındığı durum farkındalık duygusudur . Kırklı yaşlara gelmiş ama kırklara karışamamış, hep ötekileştirilmiş bir adamdır. Bu kadar öfke dolu olmasına insanlar arasında yer edilememesinin payı büyüktür. Acıda zevklerin büyüğünden bahseder. Bir acı ilerledikçe veya aralıklarla devam ettikçe insan alışır ve artık acı değil zevk duymaya başlar. Kitabın ikinci bölümünde Yeraltı Adam bu duruma niçin geldiğini anlatır. Yirmi dört yaşında memurdur. İnsanlar ile iletişimi kopuktur. Kendisinden tiksinerek yaşar. O zamanlar yine çalışan bir memurun iğrenç suratından bahseder. Onun yerinde olsa kendisinden nefret edeceğini ve onun nasıl böyle yaşayabildiğine şaşırır. Bu Yeraltı Adam bir gün bir bilardo masasının orda duruyordur. Geçmek isteyen subay ona hiç haber vermeksizin onu omuzlarından kavradığı gibi durduğu yerden beriye çeker. Yeraltı Adam bunu çok içerler. Aralarında edebi bir kavga olsaydı daha
Felsefe-Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Lilith Yayınevi · 2012159,7bin okunma