Meğer ki hayat, ‘ mavi gözlüdev’ işçi kocam, ben ve çocuklarım, bir de bütün dünyanın karabahtlı ezilmişleri için sırt sırta oynanan hayatta ve ayakta kalabilme oyunuymuş bir tür; bunu bilir bunu söylerdim bir işçinin karısı olsaydım eğer.
Yaşlı adam, müşterisini gözden kaybolana dek gülümseyerek izlerken, aklından Santayana’nın bir sözü geçiyordu: “ Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar.”
Hangi gerçeğin? Siz gerçeğin ve gerçek olmayanın nerede olduğunu görebiliyorsunuz, bense yitirdim görme yeteneğimi, hiçbir şey göremiyorum. Siz bütün önemli sorunları cesurca çözüyorsunuz, fakat söyleyin bana cancağızım, gençliğinizden ötürü değil mi bu; bu sorunların hiçbirinin size acı vermeyişinden ötürü değil mi? Cesaretle bakıyorsunuz ileriye doğru; fakat bunun nedeni orada korkunç bir şey görmeyişiniz, böyle bir şey beklemeyişiniz değil mi? Hayatın genç gözlerinize henüz kapalı oluşu değil mi?